SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

Meclis Üyesi Yunus Küçük’ten Zeytinburnu’nun Dericilik Mirasına Sahip Çıkma Çağrısı

SAĞLIK 04.11.2026 - 22:44, Güncelleme: 04.11.2026 - 23:38
 

Meclis Üyesi Yunus Küçük’ten Zeytinburnu’nun Dericilik Mirasına Sahip Çıkma Çağrısı

Zeytinburnu Belediye Meclisi AK Parti Üyesi ve Türkiye Organik İyi Sanayicileri Derneği Başkanı Yunus Küçük, ilçenin yaklaşık 600 yıllık dericilik ve kürkçülük geçmişini anlattı.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Kazlıçeşme’de başlayan deri üretiminin bugün de yaklaşık bin atölyeyle sürdüğünü belirten Küçük, sektörde 15-20 bin kişinin geçimini sağladığını söyledi. Küçük, “Dünyanın neresine giderseniz gidin Zeytinburnu deyince akla dericilik geliyor. Mesleğimize sahip çıkacağız” dedi. İstanbul’un sanayi, ticaret ve üretim tarihinde önemli bir yere sahip olan Zeytinburnu, yüzyıllardır devam eden dericilik geleneğiyle ilçenin ekonomik ve kültürel kimliğini oluşturan merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Zeytinburnu Belediye Meclisi Kasım ayı ikinci birleşiminde söz alan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Yunus Küçük, ilçenin tarihî dericilik geçmişini, Kazlıçeşme’nin sektördeki yerini ve günümüzdeki ekonomik büyüklüğünü anlattı. Aynı zamanda Türkiye Organik İyi Sanayicileri Derneği Başkanı olduğunu belirten Küçük, dericiliğin yalnızca bir ticaret alanı olmadığını, Zeytinburnu’nun tarihini, üretim kültürünü ve istihdam gücünü temsil ettiğini vurguladı. FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDE KAZLIÇEŞME’DE BAŞLAYAN ÜRETİM Yunus Küçük’ün aktardığı tarihî bilgilere göre Zeytinburnu’ndaki dericilik faaliyetlerinin geçmişi İstanbul’un fethinin ardından 1453 yılına kadar uzanıyor. Fatih Sultan Mehmet döneminde bölgenin deniz kıyısında bulunması, surların dışında kalması ve su kaynaklarının bolluğu nedeniyle Kazlıçeşme sahilindeki alanların tabaklara ve dericilere tahsis edildiğini belirten Küçük, bu alanların vakıf sistemi üzerinden kiraya verildiğini ifade etti. Bu gelişmeyle birlikte Kazlıçeşme, deri işleme ve tabaklama faaliyetlerinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Yüzyıllar boyunca devam eden üretim geleneği, Zeytinburnu’nun ekonomik kimliğinin de temel unsurlarından birini oluşturdu. EVLİYA ÇELEBİ’NİN SEYAHATNAMESİ’NDE KAZLIÇEŞME DERİCİLİĞİ Zeytinburnu’nun dericilik geçmişinin tarihî kaynaklarda da yer aldığını belirten Küçük, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Kazlıçeşme ve çevresindeki deri üretimine geniş yer ayrıldığını söyledi. Küçük’ün aktardığı bilgilere göre 1600’lü yıllarda bölgede yaklaşık 350 tabakhane ve deri işleme atölyesi ile 70 civarında kirişçi atölyesi bulunuyordu. Bu üretim faaliyetlerinde yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığı ifade ediliyor. Kazlıçeşme’de üretilen deriler yalnızca günlük ihtiyaçlar için değil, Osmanlı ordusunun askerî ihtiyaçları için de kullanılıyordu. Süvari koşum takımları, askerî teçhizat, silah kınları ve askerî botların önemli bir bölümü Zeytinburnu’ndaki dericilerin üretiminden karşılanıyordu. Bu yönüyle Kazlıçeşme, Osmanlı döneminde yalnızca bir üretim bölgesi değil, aynı zamanda askerî ihtiyaçların karşılandığı önemli bir sanayi merkezi olarak öne çıkıyordu. 1990’LI YILLARDA FABRİKALAR TAŞINDI, SEKTÖR İLÇEYİ TERK ETMEDİ Yüzyıllar boyunca Zeytinburnu’nun ekonomik hayatında önemli rol oynayan deri fabrikaları, 1990’lı yılların başında çevre kirliliği ve insan sağlığına yönelik riskler nedeniyle Tuzla ve Çorlu gibi bölgelere taşındı. Ancak fabrikaların taşınması, Zeytinburnu’nun dericilikle olan bağını koparmadı. Küçük, fabrikaların bölgeden ayrılmasının ardından ilçede üretim, atölye, ticaret ve showroom faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti. Böylece Zeytinburnu, deri sektörünün üretim ve ticaret merkezlerinden biri olma özelliğini korudu. 1990’LI YILLARDA TÜRKİYE İHRACATINDA ZEYTİNBURNU İMZASI Dericilik sektörünün 1990’lı yıllarda Türkiye ekonomisinde önemli bir ağırlığa sahip olduğunu belirten Küçük, o dönemde deri ve kürk ürünlerinin ihracatında Zeytinburnu’nun büyük payı bulunduğunu söyledi. Küçük’ün verdiği bilgilere göre deri sektörünün Türkiye ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 6,5 seviyesindeydi. Bavul ticareti de hesaba katıldığında bu oranın yüzde 10’a kadar ulaştığını ifade etti. Bu ihracatın önemli bölümünün Zeytinburnu merkezli firmalar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Küçük, sektörün o dönem ilçeye ciddi bir ekonomik hareketlilik kazandırdığını vurguladı. Dericiliğin geliştiği yıllarda Zeytinburnu’nda ticari hayatın canlandığını, ilçede iş yerlerinin değer kazandığını, çalışanlardan esnafa, mülk sahiplerinden kamuya kadar geniş bir kesimin bu ekonomik hareketlilikten yararlandığını söyledi. ZEYTİNBURNU’NDA BUGÜN YAKLAŞIK BİN DERİ ATÖLYESİ BULUNUYOR Yunus Küçük’ün konuşmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de sektörün günümüzde sağladığı istihdam oldu. Küçük, Zeytinburnu’nda bugün yaklaşık bin civarında deri atölyesi bulunduğunu belirterek, atölye başına en az 15 çalışan üzerinden yapılan hesaplamayla doğrudan istihdamın 15 bin kişiye ulaştığını, toplam çalışan sayısının ise 15-20 bin kişi arasında olduğunu ifade etti. Bu rakamlar, dericiliğin Zeytinburnu için yalnızca geçmişten gelen bir meslek olmadığını, bugün de binlerce ailenin geçim kaynağı olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Küçük ayrıca ilçede üretilen deri ürünlerinin büyük bölümünün yurt dışına gönderildiğini ve sektörün Türkiye’nin ihracat gelirlerine doğrudan katkı sağladığını belirtti. “DÜNYANIN VE TÜRKİYE’NİN DERİ MERKEZİ ZEYTİNBURNU’NA HOŞ GELDİNİZ” Zeytinburnu’nun dericilik kimliğinin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Küçük, bu konuda Belediye Başkanı ile de görüşmeler yaptıklarını açıkladı. İlçenin giriş noktalarına ve çeşitli alanlarına Zeytinburnu’nun deri merkezi olduğunu anlatan tanıtım tabelaları ve görseller yerleştirilmesini önerdiklerini belirten Küçük, özellikle ilçeye dışarıdan gelen ziyaretçilerin bu tarihî ve ekonomik kimliği tanımasını istediklerini söyledi. Hazırlanmasını önerdikleri tanıtım mesajının ise şu şekilde olduğunu ifade etti: “Dünyanın ve Türkiye’nin deri merkezi Zeytinburnu’na hoş geldiniz.” “ZEYTİNBURNU DENİNCE AKLA DERİCİLİK GELİYOR” Konuşmasının sonunda dericilik mesleğinin ilçenin marka değerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Yunus Küçük, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi. Küçük, “Dünyanın neresine giderseniz gidin Zeytinburnu deyince derler ki derici misin? Dericiyim deyince Zeytinburnu’nda oturuyorsun. Mesleğimize sahip çıkacağız. Zeytinburnu adı dericilikle anılıyor” ifadelerini kullandı. Zeytinburnu’nun yaklaşık altı asırlık dericilik geçmişi, bugün de üretim yapan atölyeleri, ihracat bağlantıları ve binlerce kişiye sağladığı istihdamla ilçenin ekonomik hafızasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.
Zeytinburnu Belediye Meclisi AK Parti Üyesi ve Türkiye Organik İyi Sanayicileri Derneği Başkanı Yunus Küçük, ilçenin yaklaşık 600 yıllık dericilik ve kürkçülük geçmişini anlattı.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Kazlıçeşme’de başlayan deri üretiminin bugün de yaklaşık bin atölyeyle sürdüğünü belirten Küçük, sektörde 15-20 bin kişinin geçimini sağladığını söyledi. Küçük, “Dünyanın neresine giderseniz gidin Zeytinburnu deyince akla dericilik geliyor. Mesleğimize sahip çıkacağız” dedi. İstanbul’un sanayi, ticaret ve üretim tarihinde önemli bir yere sahip olan Zeytinburnu, yüzyıllardır devam eden dericilik geleneğiyle ilçenin ekonomik ve kültürel kimliğini oluşturan merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Zeytinburnu Belediye Meclisi Kasım ayı ikinci birleşiminde söz alan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Yunus Küçük, ilçenin tarihî dericilik geçmişini, Kazlıçeşme’nin sektördeki yerini ve günümüzdeki ekonomik büyüklüğünü anlattı. Aynı zamanda Türkiye Organik İyi Sanayicileri Derneği Başkanı olduğunu belirten Küçük, dericiliğin yalnızca bir ticaret alanı olmadığını, Zeytinburnu’nun tarihini, üretim kültürünü ve istihdam gücünü temsil ettiğini vurguladı.

FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDE KAZLIÇEŞME’DE BAŞLAYAN ÜRETİM

Yunus Küçük’ün aktardığı tarihî bilgilere göre Zeytinburnu’ndaki dericilik faaliyetlerinin geçmişi İstanbul’un fethinin ardından 1453 yılına kadar uzanıyor. Fatih Sultan Mehmet döneminde bölgenin deniz kıyısında bulunması, surların dışında kalması ve su kaynaklarının bolluğu nedeniyle Kazlıçeşme sahilindeki alanların tabaklara ve dericilere tahsis edildiğini belirten Küçük, bu alanların vakıf sistemi üzerinden kiraya verildiğini ifade etti. Bu gelişmeyle birlikte Kazlıçeşme, deri işleme ve tabaklama faaliyetlerinin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Yüzyıllar boyunca devam eden üretim geleneği, Zeytinburnu’nun ekonomik kimliğinin de temel unsurlarından birini oluşturdu.

EVLİYA ÇELEBİ’NİN SEYAHATNAMESİ’NDE KAZLIÇEŞME DERİCİLİĞİ

Zeytinburnu’nun dericilik geçmişinin tarihî kaynaklarda da yer aldığını belirten Küçük, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde Kazlıçeşme ve çevresindeki deri üretimine geniş yer ayrıldığını söyledi. Küçük’ün aktardığı bilgilere göre 1600’lü yıllarda bölgede yaklaşık 350 tabakhane ve deri işleme atölyesi ile 70 civarında kirişçi atölyesi bulunuyordu. Bu üretim faaliyetlerinde yaklaşık 5 bin kişinin çalıştığı ifade ediliyor. Kazlıçeşme’de üretilen deriler yalnızca günlük ihtiyaçlar için değil, Osmanlı ordusunun askerî ihtiyaçları için de kullanılıyordu. Süvari koşum takımları, askerî teçhizat, silah kınları ve askerî botların önemli bir bölümü Zeytinburnu’ndaki dericilerin üretiminden karşılanıyordu. Bu yönüyle Kazlıçeşme, Osmanlı döneminde yalnızca bir üretim bölgesi değil, aynı zamanda askerî ihtiyaçların karşılandığı önemli bir sanayi merkezi olarak öne çıkıyordu.

1990’LI YILLARDA FABRİKALAR TAŞINDI, SEKTÖR İLÇEYİ TERK ETMEDİ

Yüzyıllar boyunca Zeytinburnu’nun ekonomik hayatında önemli rol oynayan deri fabrikaları, 1990’lı yılların başında çevre kirliliği ve insan sağlığına yönelik riskler nedeniyle Tuzla ve Çorlu gibi bölgelere taşındı. Ancak fabrikaların taşınması, Zeytinburnu’nun dericilikle olan bağını koparmadı. Küçük, fabrikaların bölgeden ayrılmasının ardından ilçede üretim, atölye, ticaret ve showroom faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti. Böylece Zeytinburnu, deri sektörünün üretim ve ticaret merkezlerinden biri olma özelliğini korudu.

1990’LI YILLARDA TÜRKİYE İHRACATINDA ZEYTİNBURNU İMZASI

Dericilik sektörünün 1990’lı yıllarda Türkiye ekonomisinde önemli bir ağırlığa sahip olduğunu belirten Küçük, o dönemde deri ve kürk ürünlerinin ihracatında Zeytinburnu’nun büyük payı bulunduğunu söyledi. Küçük’ün verdiği bilgilere göre deri sektörünün Türkiye ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 6,5 seviyesindeydi. Bavul ticareti de hesaba katıldığında bu oranın yüzde 10’a kadar ulaştığını ifade etti. Bu ihracatın önemli bölümünün Zeytinburnu merkezli firmalar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Küçük, sektörün o dönem ilçeye ciddi bir ekonomik hareketlilik kazandırdığını vurguladı. Dericiliğin geliştiği yıllarda Zeytinburnu’nda ticari hayatın canlandığını, ilçede iş yerlerinin değer kazandığını, çalışanlardan esnafa, mülk sahiplerinden kamuya kadar geniş bir kesimin bu ekonomik hareketlilikten yararlandığını söyledi.

ZEYTİNBURNU’NDA BUGÜN YAKLAŞIK BİN DERİ ATÖLYESİ BULUNUYOR

Yunus Küçük’ün konuşmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de sektörün günümüzde sağladığı istihdam oldu. Küçük, Zeytinburnu’nda bugün yaklaşık bin civarında deri atölyesi bulunduğunu belirterek, atölye başına en az 15 çalışan üzerinden yapılan hesaplamayla doğrudan istihdamın 15 bin kişiye ulaştığını, toplam çalışan sayısının ise 15-20 bin kişi arasında olduğunu ifade etti. Bu rakamlar, dericiliğin Zeytinburnu için yalnızca geçmişten gelen bir meslek olmadığını, bugün de binlerce ailenin geçim kaynağı olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Küçük ayrıca ilçede üretilen deri ürünlerinin büyük bölümünün yurt dışına gönderildiğini ve sektörün Türkiye’nin ihracat gelirlerine doğrudan katkı sağladığını belirtti.

“DÜNYANIN VE TÜRKİYE’NİN DERİ MERKEZİ ZEYTİNBURNU’NA HOŞ GELDİNİZ”

Zeytinburnu’nun dericilik kimliğinin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Küçük, bu konuda Belediye Başkanı ile de görüşmeler yaptıklarını açıkladı. İlçenin giriş noktalarına ve çeşitli alanlarına Zeytinburnu’nun deri merkezi olduğunu anlatan tanıtım tabelaları ve görseller yerleştirilmesini önerdiklerini belirten Küçük, özellikle ilçeye dışarıdan gelen ziyaretçilerin bu tarihî ve ekonomik kimliği tanımasını istediklerini söyledi. Hazırlanmasını önerdikleri tanıtım mesajının ise şu şekilde olduğunu ifade etti: “Dünyanın ve Türkiye’nin deri merkezi Zeytinburnu’na hoş geldiniz.”

“ZEYTİNBURNU DENİNCE AKLA DERİCİLİK GELİYOR”

Konuşmasının sonunda dericilik mesleğinin ilçenin marka değerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Yunus Küçük, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi. Küçük, “Dünyanın neresine giderseniz gidin Zeytinburnu deyince derler ki derici misin? Dericiyim deyince Zeytinburnu’nda oturuyorsun. Mesleğimize sahip çıkacağız. Zeytinburnu adı dericilikle anılıyor” ifadelerini kullandı. Zeytinburnu’nun yaklaşık altı asırlık dericilik geçmişi, bugün de üretim yapan atölyeleri, ihracat bağlantıları ve binlerce kişiye sağladığı istihdamla ilçenin ekonomik hafızasında önemli bir yer tutmaya devam ediyor.

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri