SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

Zeytinburnu galibiyeti Sariyeri karıştırdı

SPOR 29.02.2008 - 15:04, Güncelleme: 29.02.2008 - 15:04
 

Zeytinburnu galibiyeti Sariyeri karıştırdı

Zeytinburnuspor sariyeri evinde yenerek galibiyet serisini devam ettirmeyi başardı.Zeytinburnun'a kendi evinde yenilen sariyerspor ise iyice karıştı..

Her zaman Sarıyer Spor Kulübüne verdiği destekle bilinen Sarıyer Haber Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ümit Sanlav, teknik ekip ve futbolcuları eleştirirken yönetimi yumruğunu masaya vurmaya davet etti.  Sarıyer, tüm rakiplerinin puan kaybetmeye devam ettiği 3.haftada da, bu avantajı değerlendiremedi. İşte Ümit Sanlav’ın kaleminden maçın dikkat çeken bazı noktaları: Yeşil bayrak Maçtan önce stadın bitişiğinde bulunan bir binada yer alan ve stada en hakim noktada yer alan yeşil bir bayrak dikkat çekmekteydi. Sarıyer Haber Yayın Kurulundan İrfan Terzi’nin bayrak kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle gerçekleştirmiş olduğu girişimler sonucu, bu bayrak çıkartılarak sadece yanındaki Türk Bayrağı dalgalanmaya devam etti. Ara transferden verim alınamadı Sarıyer’de, kart cezası bulunan Hicabi ve sakatlığı süren Kaptan Birant, takımlarındaki yerini alamazken, transfer edilen oyuncuların hiçbirinden randıman alınmaması şaşırttı. Hicabi’nin alternatifi olabilecek Muzaffer’in hazır olmaması, Ferdi ve kaleci Erol’un hiç oynamadan sakatlığının çıkması, Çağdaş’ın oynadığı her iki maçı da tamamlayamayarak oyundan alınması, ara transfer döneminde olması gereken “direk oynayacak oyuncu almak” prensibine aykırı bulundu. Ayrıca Hicabi’nin alternatifi olabilecek Muzaffer madem henüz oynamaya hazır değildi, neden Alper gönderildi sorusu da akıllara geldi. Ah Niyazi vah Yüce Ara transfer döneminde gelen oyunculardan verim alınamazken, “elimizdeki cevherin şimdi farkına vardık” mantığıyla bel bağlanan Zeki ve Niyazi, her 3 maçta da sınıfta kaldı. Güngören maçında Sarıyer ceza sahasına gelen hiçbir organize atakta yerini alamayan Niyazi, hem o maçta hem de dünkü Zeytinburnu maçında yenen golün baş kahramanıydı. Maça konsantrasyonu çok iyi, arkadaşlarını oyuna motive etmesi çok iyi, adam adama markajı kusursuz olan tecrübeli oyuncunun, her iki maçta da yaptığı kademe hataları, Sarıyer’i yaktı. Özellikle Zeytinburnuspor maçında, Zeytinburnu forveti hızlı bir şekilde Sarıyer ceza sahsına doğru giderken, Niyazi çizgide Gökhan’ın mücadele ettiği topa doğru giderek ceza sahasındaki yerini kaybetmesi ve gelen ortayı Zeytinburnu kaptanı Abdullah’ın bomboş durumda kafayla golle neticelendirmesi, o mevkide oynayan bir oyuncunun affedilmez bir pozisyon hatası olarak yorumlandı. Peki bu Niyazi’nin hatası da, Niyazi’nin bu performansını görmeyerek, Hayrullah gibi forma hasreti çeken, genç, istikbal vadeden ve yırtıcı oyunuyla dikkat çeken, üstelik de Kasımpaşa gibi süper lig takımıyla oynanan maçın kazılmasında en önemli faktör olan, pırıl pırıl bir gencin oynamaması kimin hatası? Oynadığı her maçta ikinci yarının 10. dakikasından sonra adeta toptan kaçan bir Zeki ile bir Niyazi, en fazla kaç sene daha forma giyer ve Sarıyer’e ileriye yönelik ne faydası olabilir? Ya 1987 doğumlu, hızlı, futbol zekası zamanla gelişmeye müsait ve Sarıyer’in geleceği olabilecek genç bir oyuncuya şans tanımanın ne zararı olabilir? Üstelik Hayrullah’a daha önceleri bu şans tanınmış ve o da bu şansı son derece iyi değerlendirmesine rağmen, Mustafa’nın kendinden daha iyi olduğu gerçeğini kabullenerek, sabırla sıranın kendisine geleceği günü beklemekteydi. İşte Birant’ın sakatlığı onun fırsatıydı ama olmadı. Uyan artık Gökhan Gökhan Ünver, geçen sezon Sarıyer takımlarının en önemli kazanımları arsındaydı. Ne var ki bu sene adeta başka bir kimlikle dolaşıyor sahada. Sarıyerliler ona güveniyor, onu seviyor, eski formuna kavuşup, Sarıyer’e faydalı olacağı günler geleceğine inanıyor. Sen de biraz gayret et Gökhan.  Cesur ol Emrah Haftalardır yedek bırakılması  nedeniyle Sarıyer teknik ekibinin eleştiri almasına neden olan Emrah Şahinçiftçi, oynadığı 18 maçta olduğu şekilde yine performansıyla göz doldurmaya devam etti. ne var ki Emrah’ın kaleyi karşıdan gören ve çok net pozisyonlarda kaleye vurmayarak daha zor durumlarda olan arkadaşlarına pas vermesi, kolektif oyun anlayışının gereksiz bir uzantısı mı yoksa cesaretsizlik mi? Yüreğinle oynadığın oyununu, kaleye vuruşlardaki cesaretinle süsle Emrah. Kaleye şutumuz yok Burada söz yine Orhan Yüce’ye geliyor tabii. Son iki maç olması hasebiyle sık sık örnekler verdiğimiz Güngören ve Zeytinburnu maçlarında görülen iki ortak özellik vardı. Her iki takımın kalecileri de henüz maçın başında, takımları adına tehlike sinyalleri vermişlerdi. Nitekim Salim’in Güngören’e attığı gol ortada. Aynı şekilde Zeytinburnuspor kalecisi de 25. dakikada çok rahat pozisyonda yüksekten gelen topa inanılmaz zamanlama hatası yaparak yerde sektirmesi, sonra da üzerinden aşan topla Ertan’a gol pozisyonu vermesi teknik kadroya bir şeyler anlatmalı. Uzaktan şutlarla sık sık kale yoklanmalı, hele Ertan gibi fırsatçı bir forvetin varsa her top kaleyi tutmalı. Ama Güngören maçında vasatın altında futboluna rağmen tecrübesini konuşturan Zeki’nin direkten dönen topu ve Zeytinburnu maçında Ertan’ın kalenin az farkla üstünden auta çıkan topu dışında, kaleye net bir şutumuz yok. Daima gol yolları Ertan Sarıyer’in süratli ve gol yollarında becerikli ümit vadeden oyuncusu Ertan, kaliteli oyununun yanı sıra çalışkanlığıyla da beğeni topluyor. Ne var ki daha akıllı oynamalı, enerjisini daha etkin yollarda kullanmalı. Sağa, sola, hatta orta sahaya atılan her topa koşuyor. Tamam yırtıcı ve caydırıcı presiyle topu kazandığı zamanlar da var, ama sen orada top kazanıp, içeri yollarsan golü kim atacak? Yada takım arkadaşların içeri yaptığı uzun paslarda sen gol yollarında olmazsan kim gol yapacak. Yüce, Ertan’ı çok gerekli olduğu zamanlar dışında kanatlara gelmemesi konusunda uyarmalı diye düşünüyorum. Ayrıca gençler liginin halen gol kralı, istikbal vadeden Emre Kart, artık son dakikalarda oyuna alınarak A takıma ısındırılmalı. Ve Özgür    Sende taktın bu adama diyenler var. Ama oyunun 80. dakikasında kaleciyle karşı karşıya kalıp da top önünde duran (top hareket halinde bile değil), karşısındaki kaleci daha topa vurmadan yere yatmış bir oyuncunun, bu golü atamaması nasıl izah edilir. Şimdi konuştuğuma bakmayın ben olsam ben de bu golü atamam. Ama ben o yüzden Sarıyer forması giymek şerefine nail olamam, ancak pazartesi akşamları halı sahada oynarım. (Halı saha deyip de geçmeyin, Kaptan Cem’den tutun da Mahmut Kocabal’a kadar Sarıyer’in bir çok futbol adamı burada ter dökmekte). Artık masaya vurmak zamanı Sözümüz Sarıyer yönetimine. Şimdi bir karar vermek zamanı. Bu sene de bekar gezelim deyip gelecek sezona bakmak ise kararımız onu söyleyelim, geçmiş olsun diyelim, gençlere ağırlık verip seneye yatırım yapalım ki; bu da gayet doğal bir karar olup, Sarıyer camiasının anlayışla karşılayacağı taktiksel bir düşüncedir. Yada tüm takımlar puan kaybediyor hala şansımız var diyorsanız; hesap sorarak yumruğunuzu masaya vurma zamanıdır.     Sarıyer sizi seviyor ve destekliyor Yönetimle ilgili bir takım sorunları olduğunu bildiğim Kulüp Başkanı Tahir Sarıoğlu’nu benimseyerek samimiyetine inanan Sarıyerliler, kendisine iyi ve kötü günde destek oluyor ve samimiyetine inandıkları sürece de olacaklardır. Sorunların en kısa zamanda çözülmesini ve bugün değilse de yarına olan inancını yitirmemesini diliyorum. ZEYTİNBURNUHABER.ORG
Zeytinburnuspor sariyeri evinde yenerek galibiyet serisini devam ettirmeyi başardı.Zeytinburnun'a kendi evinde yenilen sariyerspor ise iyice karıştı..

Her zaman Sarıyer Spor Kulübüne verdiği destekle bilinen Sarıyer Haber Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ümit Sanlav, teknik ekip ve futbolcuları eleştirirken yönetimi yumruğunu masaya vurmaya davet etti. 

Sarıyer, tüm rakiplerinin puan kaybetmeye devam ettiği 3.haftada da, bu avantajı değerlendiremedi. İşte Ümit Sanlav’ın kaleminden maçın dikkat çeken bazı noktaları:

Yeşil bayrak

Maçtan önce stadın bitişiğinde bulunan bir binada yer alan ve stada en hakim noktada yer alan yeşil bir bayrak dikkat çekmekteydi. Sarıyer Haber Yayın Kurulundan İrfan Terzi’nin bayrak kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle gerçekleştirmiş olduğu girişimler sonucu, bu bayrak çıkartılarak sadece yanındaki Türk Bayrağı dalgalanmaya devam etti.

Ara transferden verim alınamadı

Sarıyer’de, kart cezası bulunan Hicabi ve sakatlığı süren Kaptan Birant, takımlarındaki yerini alamazken, transfer edilen oyuncuların hiçbirinden randıman alınmaması şaşırttı. Hicabi’nin alternatifi olabilecek Muzaffer’in hazır olmaması, Ferdi ve kaleci Erol’un hiç oynamadan sakatlığının çıkması, Çağdaş’ın oynadığı her iki maçı da tamamlayamayarak oyundan alınması, ara transfer döneminde olması gereken “direk oynayacak oyuncu almak” prensibine aykırı bulundu. Ayrıca Hicabi’nin alternatifi olabilecek Muzaffer madem henüz oynamaya hazır değildi, neden Alper gönderildi sorusu da akıllara geldi.

Ah Niyazi vah Yüce

Ara transfer döneminde gelen oyunculardan verim alınamazken, “elimizdeki cevherin şimdi farkına vardık” mantığıyla bel bağlanan Zeki ve Niyazi, her 3 maçta da sınıfta kaldı. Güngören maçında Sarıyer ceza sahasına gelen hiçbir organize atakta yerini alamayan Niyazi, hem o maçta hem de dünkü Zeytinburnu maçında yenen golün baş kahramanıydı. Maça konsantrasyonu çok iyi, arkadaşlarını oyuna motive etmesi çok iyi, adam adama markajı kusursuz olan tecrübeli oyuncunun, her iki maçta da yaptığı kademe hataları, Sarıyer’i yaktı. Özellikle Zeytinburnuspor maçında, Zeytinburnu forveti hızlı bir şekilde Sarıyer ceza sahsına doğru giderken, Niyazi çizgide Gökhan’ın mücadele ettiği topa doğru giderek ceza sahasındaki yerini kaybetmesi ve gelen ortayı Zeytinburnu kaptanı Abdullah’ın bomboş durumda kafayla golle neticelendirmesi, o mevkide oynayan bir oyuncunun affedilmez bir pozisyon hatası olarak yorumlandı.

Peki bu Niyazi’nin hatası da, Niyazi’nin bu performansını görmeyerek, Hayrullah gibi forma hasreti çeken, genç, istikbal vadeden ve yırtıcı oyunuyla dikkat çeken, üstelik de Kasımpaşa gibi süper lig takımıyla oynanan maçın kazılmasında en önemli faktör olan, pırıl pırıl bir gencin oynamaması kimin hatası? Oynadığı her maçta ikinci yarının 10. dakikasından sonra adeta toptan kaçan bir Zeki ile bir Niyazi, en fazla kaç sene daha forma giyer ve Sarıyer’e ileriye yönelik ne faydası olabilir? Ya 1987 doğumlu, hızlı, futbol zekası zamanla gelişmeye müsait ve Sarıyer’in geleceği olabilecek genç bir oyuncuya şans tanımanın ne zararı olabilir? Üstelik Hayrullah’a daha önceleri bu şans tanınmış ve o da bu şansı son derece iyi değerlendirmesine rağmen, Mustafa’nın kendinden daha iyi olduğu gerçeğini kabullenerek, sabırla sıranın kendisine geleceği günü beklemekteydi. İşte Birant’ın sakatlığı onun fırsatıydı ama olmadı.

Uyan artık Gökhan

Gökhan Ünver, geçen sezon Sarıyer takımlarının en önemli kazanımları arsındaydı. Ne var ki bu sene adeta başka bir kimlikle dolaşıyor sahada. Sarıyerliler ona güveniyor, onu seviyor, eski formuna kavuşup, Sarıyer’e faydalı olacağı günler geleceğine inanıyor. Sen de biraz gayret et Gökhan. 

Cesur ol Emrah

Haftalardır yedek bırakılması  nedeniyle Sarıyer teknik ekibinin eleştiri almasına neden olan Emrah Şahinçiftçi, oynadığı 18 maçta olduğu şekilde yine performansıyla göz doldurmaya devam etti. ne var ki Emrah’ın kaleyi karşıdan gören ve çok net pozisyonlarda kaleye vurmayarak daha zor durumlarda olan arkadaşlarına pas vermesi, kolektif oyun anlayışının gereksiz bir uzantısı mı yoksa cesaretsizlik mi? Yüreğinle oynadığın oyununu, kaleye vuruşlardaki cesaretinle süsle Emrah.

Kaleye şutumuz yok

Burada söz yine Orhan Yüce’ye geliyor tabii. Son iki maç olması hasebiyle sık sık örnekler verdiğimiz Güngören ve Zeytinburnu maçlarında görülen iki ortak özellik vardı. Her iki takımın kalecileri de henüz maçın başında, takımları adına tehlike sinyalleri vermişlerdi. Nitekim Salim’in Güngören’e attığı gol ortada. Aynı şekilde Zeytinburnuspor kalecisi de 25. dakikada çok rahat pozisyonda yüksekten gelen topa inanılmaz zamanlama hatası yaparak yerde sektirmesi, sonra da üzerinden aşan topla Ertan’a gol pozisyonu vermesi teknik kadroya bir şeyler anlatmalı. Uzaktan şutlarla sık sık kale yoklanmalı, hele Ertan gibi fırsatçı bir forvetin varsa her top kaleyi tutmalı. Ama Güngören maçında vasatın altında futboluna rağmen tecrübesini konuşturan Zeki’nin direkten dönen topu ve Zeytinburnu maçında Ertan’ın kalenin az farkla üstünden auta çıkan topu dışında, kaleye net bir şutumuz yok.

Daima gol yolları Ertan

Sarıyer’in süratli ve gol yollarında becerikli ümit vadeden oyuncusu Ertan, kaliteli oyununun yanı sıra çalışkanlığıyla da beğeni topluyor. Ne var ki daha akıllı oynamalı, enerjisini daha etkin yollarda kullanmalı. Sağa, sola, hatta orta sahaya atılan her topa koşuyor. Tamam yırtıcı ve caydırıcı presiyle topu kazandığı zamanlar da var, ama sen orada top kazanıp, içeri yollarsan golü kim atacak? Yada takım arkadaşların içeri yaptığı uzun paslarda sen gol yollarında olmazsan kim gol yapacak. Yüce, Ertan’ı çok gerekli olduğu zamanlar dışında kanatlara gelmemesi konusunda uyarmalı diye düşünüyorum. Ayrıca gençler liginin halen gol kralı, istikbal vadeden Emre Kart, artık son dakikalarda oyuna alınarak A takıma ısındırılmalı.

Ve Özgür   

Sende taktın bu adama diyenler var. Ama oyunun 80. dakikasında kaleciyle karşı karşıya kalıp da top önünde duran (top hareket halinde bile değil), karşısındaki kaleci daha topa vurmadan yere yatmış bir oyuncunun, bu golü atamaması nasıl izah edilir. Şimdi konuştuğuma bakmayın ben olsam ben de bu golü atamam. Ama ben o yüzden Sarıyer forması giymek şerefine nail olamam, ancak pazartesi akşamları halı sahada oynarım. (Halı saha deyip de geçmeyin, Kaptan Cem’den tutun da Mahmut Kocabal’a kadar Sarıyer’in bir çok futbol adamı burada ter dökmekte).

Artık masaya vurmak zamanı

Sözümüz Sarıyer yönetimine. Şimdi bir karar vermek zamanı. Bu sene de bekar gezelim deyip gelecek sezona bakmak ise kararımız onu söyleyelim, geçmiş olsun diyelim, gençlere ağırlık verip seneye yatırım yapalım ki; bu da gayet doğal bir karar olup, Sarıyer camiasının anlayışla karşılayacağı taktiksel bir düşüncedir. Yada tüm takımlar puan kaybediyor hala şansımız var diyorsanız; hesap sorarak yumruğunuzu masaya vurma zamanıdır.    

Sarıyer sizi seviyor ve destekliyor

Yönetimle ilgili bir takım sorunları olduğunu bildiğim Kulüp Başkanı Tahir Sarıoğlu’nu benimseyerek samimiyetine inanan Sarıyerliler, kendisine iyi ve kötü günde destek oluyor ve samimiyetine inandıkları sürece de olacaklardır. Sorunların en kısa zamanda çözülmesini ve bugün değilse de yarına olan inancını yitirmemesini diliyorum.

ZEYTİNBURNUHABER.ORG

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri