Umuda yolculuk barınma evinde bitiyor
GÜNDEM
08.11.2008 - 10:36, Güncelleme:
08.11.2008 - 10:36
Umuda yolculuk barınma evinde bitiyor
Ülkelerinde yaşanan savaş ya da ekonomik sıkıntılar nedeniyle ölümü göze alarak uzun yolculuklarına çıkan binlerce kaçağın macerası, çoğu kez hüsranla sonuçlanıyor.
Ülkelerinde yaşanan savaş ya da ekonomik sıkıntıların yanı sıra daha iyi bir yaşama kavuşma hayaliyle doğdukları toprakları terk edip yollara düşen binlerce kaçağın bu zorlu macerası, çoğu kez hüsranla sonuçlanıyor. Afganistan, Pakistan, Somali, İran, Irak, Moritanya ve Burma gibi ülkelerdeki ailelerinden koparak, yasa dışı yollardan Türkiye`ye giriş yapıp özellikle Çanakkale üzerinden Yunanistan`ın Midilli Adası`na, oradan da diğer Avrupa ülkelerine gitmek isteyen kaçaklar arasında, sadece ekonomik anlamda refaha kavuşmak isteyenler bulunmuyor.
Ülkelerinde doktorluk, hemşirelik ve mühendislik yapan kişiler de Avrupa ülkelerine gidebilme hayaliyle yollara düşüyor. Başta İspanya, Fransa, İngiltere, İtalya ile ABD gibi ülkelere yasa dışı yollardan gitmeyi hedefleyen binlerce kaçak, Suriye, İran, Irak ve Ermenistan sınırlarından Türkiye`ye giriş yapıyor.
Girişlerinden sonra umut tacirleri tarafından Van ve Hakkari gibi illerden kamyon, kamyonet ya da tırlarla İstanbul`a getirilip, başta Zeytinburnu olmak üzere birçok noktada toplandıkları ifade edilen kaçakların bazıları ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gündelik yevmiyelerle inşaatlarda ve fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Organizatörlere genellikle kişi başı 3-5 bin dolar arasında ödeme yaptıkları öğrenilen kaçaklar, yarı aç yarı tok, kucaklarındaki bebekleriyle son derece kötü şartlarda günlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılıyor. Sınırlardan geçiş yaptıktan sonra 2-3 ay içinde Çanakkale`ye ulaşan kaçaklar, uygun kaçış zamanını beklemek için kırsal kesimlerdeki mağaralar, ağaç kovukları, ormanlık alan veya tarlalarda yaşam mücadelesi veriyor. Kaçış yolunda çoğu zaman giyecek ayakkabı, yiyecek yemek, içecek su bulmakta güçlük çeken kaçaklar, insan kaçakçıları tarafından temin edilen güvenli olmayan bot ya da teknelere adeta üst üste bindirildikten sonra Türk karasularından Yunanistan`a geçmeye çalışıyor. Bu uzun ve zor yolculukta, daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk eden binlerce kaçaktan bazıları, denizde ya da kara yollarında yaşanan kazalar nedeniyle yaşamlarını yitiriyor.
Çanakkale Valisi Kırlı
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan kaçakçılığı olaylarının sayısının her geçen gün artığını söyledi. Kaçakların, çocuklarıyla, Irak, İran ve Suriye sınırlarını dağlardan aşarak ülkeye giriş yaptıklarını belirten Kırlı, ``Bu kişilere insanca muamele etmek durumundayız, çünkü durumlarına çok üzülüyoruz. Barınma yerlerimiz kapasitesini aşar hale geldi`` dedi. Vali Kırlı, kaçakların yakalandıktan sonra ülkelerine geri gönderilmelerinde sorunlar yaşadıklarını, bu kişilerin çoğunun, kendilerini, elçiliği veya konsolosluğu bulunmayan devletlerin vatandaşı olarak tanıttıklarını vurguladı. İnsan kaçakçılığı olayının uluslararası işbirliğini ve vatandaşlık hukukunu ilgilendiren bir hal aldığına işaret eden Kırlı, şöyle konuştu: ``Çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu kişilerin kaçış nedenleri tamamen ekonomik ve Avrupa iç piyasasının talebidir. Mutlaka bir cazibe ve çekicilik var ki bu kişiler yollara düşüyor. Sorunun çözümü uluslararası işbirliğine ve teşkilatlanmaya bağlıdır. İnsan kaçakçılığı tamamen bir drama dönüşmektedir. Sınırlarımızın çok iyi korunması gerekiyor.``
Emniyet Müdürü Ünal
Çanakkale Emniyet Müdürü İhsan Ünal ise kaçakçılık olaylarının dünya ülkelerinin sorunu haline geldiğini bildirdi. Çanakkale`nin, Türkiye`de insan kaçakçılığı olaylarının yoğun olarak yaşandığı illerden biri olduğuna değinen Ünal, binlerce kişinin üçüncü bir ülkede iş ve aş bulmak için Türkiye`ye yasal ya da yasa dışı yollardan geldiğini vurguladı. Ünal, kaçakların yasal olarak Türkiye`ye giriş yaptıktan sonra üzerlerindeki kimlik ya da pasaportları sakladığını, yırttığını, kaçak durumuna düştükten sonra ise bir başka ülkeye insan simsarlarının aracılığıyla gitmek istediğini kaydetti. Türklere yakışır şekilde, yakalanan ve aralarında çocuklar ile hamile kadınların da bulunduğu kaçaklara insanca muamele yapıldığını, bunun için Kepez beldesindeki kaçak barınma merkezinde, tüm ihtiyaçlarının karşılandığını anlatan Ünal, şunları söyledi: ``Devletimiz bu kişiler için günlük 5 YTL yiyecek bedeli vermektedir. Daha önce bu olay yoktu. O zaman benim görevli memurum kendi arasında para toplayıp, kaçakların ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ama bunların hiçbiri yetmiyor. Bu insanlar, ülkesindeki atını ve ineğini dahi satıp, insan tacirlerine büyük paralar verip yollara düşüyor.`` İhsan Ünal, Çanakkale`de, kaçaklar için Ayvacık ilçesi ile kent merkezinde 300 kişilik bir barınma merkezi oluşturulması yönünde projelerinin bulunduğunu, söz konusu projelerin genel müdürlüğe sunulup, valiliğin destekleriyle en kısa sürede hayata geçirileceğini anlattı. Yakalanan kaçaklardan bazılarının, ifadelerinde, Yunanistan`a ait sahil güvenlik ekiplerinin botlarını deldiklerini ve silah kullandıklarını iddia ettiğine dikkati çeken Ünal, ``Bu kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için maddi ve manevi katkıda bulunuyoruz. Diğer ülkelerin de bu konuda bizlere yardımcı olmasını istiyoruz. Bu tip olaylar kanayan bir yara. Bu yaranın insanlık adına mutlak surette durdurulması lazım``dedi.
Kaçakçılık olayları
Çanakkale`de, 2004 yılında 50, 2005 yılında 100, 2006 yılında 120, 2007 yılında 100 ve 2008 yılının 6 aylık süresinde 80 olmak üzere toplam 470 insan kaçakçılığı olayı meydana geldi. Bu olaylarda 2004 yılında 600, 2005 yılında 850, 2006 yılında bin 41, 2007 yılında 906 ve 2008 yılının 6 aylık döneminde ise bin 121 kaçak yakalandı. Kaçakların büyük bir çoğunluğunu Afganistan, Moritanya, Somali, Pakistan, Filistin ve Irak uyruklular oluşturdu. Bot, can yeleği, tekne, kamyon, kamyonet ve otomobillerin de ele geçirildiği kaçakçılık olaylarını ise genelde Ukrayna, Türkiye, Arnavutluk ve Afganistan uyruklu kişilerin organize ettiği belirlendi.
Ülkelerine gönderilecekleri günü bekliyorlar
Çanakkale`nin Kepez beldesinde bulunan barınma merkezinde, önemli bölümünü Afganistan uyrukluların oluşturduğu 150 kaçak ülkelerine gönderileceği günü bekliyor. AA muhabirinin görüştüğü kaçaklardan Afganistan vatandaşı Ali Abbasi, eşi Kerime ile coçukları Meryem(8), Murtaza(6) ve Mustafa(11) Avrupa`ya gitmek istedikleri sırada yakalandıklarını söyledi. Ülkelerinden, siyasi karışıklık ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıklarını öne süren Ali Abbasi, çocuklarına daha iyi bir yaşam verebilmek için çaba harcadığını anlattı. Afganistan`daki savaşta anne ve babasını kaybeden 9 yaşındaki İmran Rahmani ise tek başına çıktığı yolculuğunda İngiltere`de bulunan amcasının yanına gittiği sırada yakalandığını belirtti.Milli Gazete
Ülkelerinde yaşanan savaş ya da ekonomik sıkıntılar nedeniyle ölümü göze alarak uzun yolculuklarına çıkan binlerce kaçağın macerası, çoğu kez hüsranla sonuçlanıyor.
Ülkelerinde yaşanan savaş ya da ekonomik sıkıntıların yanı sıra daha iyi bir yaşama kavuşma hayaliyle doğdukları toprakları terk edip yollara düşen binlerce kaçağın bu zorlu macerası, çoğu kez hüsranla sonuçlanıyor. Afganistan, Pakistan, Somali, İran, Irak, Moritanya ve Burma gibi ülkelerdeki ailelerinden koparak, yasa dışı yollardan Türkiye`ye giriş yapıp özellikle Çanakkale üzerinden Yunanistan`ın Midilli Adası`na, oradan da diğer Avrupa ülkelerine gitmek isteyen kaçaklar arasında, sadece ekonomik anlamda refaha kavuşmak isteyenler bulunmuyor.
Ülkelerinde doktorluk, hemşirelik ve mühendislik yapan kişiler de Avrupa ülkelerine gidebilme hayaliyle yollara düşüyor. Başta İspanya, Fransa, İngiltere, İtalya ile ABD gibi ülkelere yasa dışı yollardan gitmeyi hedefleyen binlerce kaçak, Suriye, İran, Irak ve Ermenistan sınırlarından Türkiye`ye giriş yapıyor.
Girişlerinden sonra umut tacirleri tarafından Van ve Hakkari gibi illerden kamyon, kamyonet ya da tırlarla İstanbul`a getirilip, başta Zeytinburnu olmak üzere birçok noktada toplandıkları ifade edilen kaçakların bazıları ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gündelik yevmiyelerle inşaatlarda ve fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Organizatörlere genellikle kişi başı 3-5 bin dolar arasında ödeme yaptıkları öğrenilen kaçaklar, yarı aç yarı tok, kucaklarındaki bebekleriyle son derece kötü şartlarda günlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılıyor. Sınırlardan geçiş yaptıktan sonra 2-3 ay içinde Çanakkale`ye ulaşan kaçaklar, uygun kaçış zamanını beklemek için kırsal kesimlerdeki mağaralar, ağaç kovukları, ormanlık alan veya tarlalarda yaşam mücadelesi veriyor. Kaçış yolunda çoğu zaman giyecek ayakkabı, yiyecek yemek, içecek su bulmakta güçlük çeken kaçaklar, insan kaçakçıları tarafından temin edilen güvenli olmayan bot ya da teknelere adeta üst üste bindirildikten sonra Türk karasularından Yunanistan`a geçmeye çalışıyor. Bu uzun ve zor yolculukta, daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk eden binlerce kaçaktan bazıları, denizde ya da kara yollarında yaşanan kazalar nedeniyle yaşamlarını yitiriyor.
Çanakkale Valisi Kırlı
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan kaçakçılığı olaylarının sayısının her geçen gün artığını söyledi. Kaçakların, çocuklarıyla, Irak, İran ve Suriye sınırlarını dağlardan aşarak ülkeye giriş yaptıklarını belirten Kırlı, ``Bu kişilere insanca muamele etmek durumundayız, çünkü durumlarına çok üzülüyoruz. Barınma yerlerimiz kapasitesini aşar hale geldi`` dedi. Vali Kırlı, kaçakların yakalandıktan sonra ülkelerine geri gönderilmelerinde sorunlar yaşadıklarını, bu kişilerin çoğunun, kendilerini, elçiliği veya konsolosluğu bulunmayan devletlerin vatandaşı olarak tanıttıklarını vurguladı. İnsan kaçakçılığı olayının uluslararası işbirliğini ve vatandaşlık hukukunu ilgilendiren bir hal aldığına işaret eden Kırlı, şöyle konuştu: ``Çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu kişilerin kaçış nedenleri tamamen ekonomik ve Avrupa iç piyasasının talebidir. Mutlaka bir cazibe ve çekicilik var ki bu kişiler yollara düşüyor. Sorunun çözümü uluslararası işbirliğine ve teşkilatlanmaya bağlıdır. İnsan kaçakçılığı tamamen bir drama dönüşmektedir. Sınırlarımızın çok iyi korunması gerekiyor.``
Emniyet Müdürü Ünal
Çanakkale Emniyet Müdürü İhsan Ünal ise kaçakçılık olaylarının dünya ülkelerinin sorunu haline geldiğini bildirdi. Çanakkale`nin, Türkiye`de insan kaçakçılığı olaylarının yoğun olarak yaşandığı illerden biri olduğuna değinen Ünal, binlerce kişinin üçüncü bir ülkede iş ve aş bulmak için Türkiye`ye yasal ya da yasa dışı yollardan geldiğini vurguladı. Ünal, kaçakların yasal olarak Türkiye`ye giriş yaptıktan sonra üzerlerindeki kimlik ya da pasaportları sakladığını, yırttığını, kaçak durumuna düştükten sonra ise bir başka ülkeye insan simsarlarının aracılığıyla gitmek istediğini kaydetti. Türklere yakışır şekilde, yakalanan ve aralarında çocuklar ile hamile kadınların da bulunduğu kaçaklara insanca muamele yapıldığını, bunun için Kepez beldesindeki kaçak barınma merkezinde, tüm ihtiyaçlarının karşılandığını anlatan Ünal, şunları söyledi: ``Devletimiz bu kişiler için günlük 5 YTL yiyecek bedeli vermektedir. Daha önce bu olay yoktu. O zaman benim görevli memurum kendi arasında para toplayıp, kaçakların ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ama bunların hiçbiri yetmiyor. Bu insanlar, ülkesindeki atını ve ineğini dahi satıp, insan tacirlerine büyük paralar verip yollara düşüyor.`` İhsan Ünal, Çanakkale`de, kaçaklar için Ayvacık ilçesi ile kent merkezinde 300 kişilik bir barınma merkezi oluşturulması yönünde projelerinin bulunduğunu, söz konusu projelerin genel müdürlüğe sunulup, valiliğin destekleriyle en kısa sürede hayata geçirileceğini anlattı. Yakalanan kaçaklardan bazılarının, ifadelerinde, Yunanistan`a ait sahil güvenlik ekiplerinin botlarını deldiklerini ve silah kullandıklarını iddia ettiğine dikkati çeken Ünal, ``Bu kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için maddi ve manevi katkıda bulunuyoruz. Diğer ülkelerin de bu konuda bizlere yardımcı olmasını istiyoruz. Bu tip olaylar kanayan bir yara. Bu yaranın insanlık adına mutlak surette durdurulması lazım``dedi.
Kaçakçılık olayları
Çanakkale`de, 2004 yılında 50, 2005 yılında 100, 2006 yılında 120, 2007 yılında 100 ve 2008 yılının 6 aylık süresinde 80 olmak üzere toplam 470 insan kaçakçılığı olayı meydana geldi. Bu olaylarda 2004 yılında 600, 2005 yılında 850, 2006 yılında bin 41, 2007 yılında 906 ve 2008 yılının 6 aylık döneminde ise bin 121 kaçak yakalandı. Kaçakların büyük bir çoğunluğunu Afganistan, Moritanya, Somali, Pakistan, Filistin ve Irak uyruklular oluşturdu. Bot, can yeleği, tekne, kamyon, kamyonet ve otomobillerin de ele geçirildiği kaçakçılık olaylarını ise genelde Ukrayna, Türkiye, Arnavutluk ve Afganistan uyruklu kişilerin organize ettiği belirlendi.
Ülkelerine gönderilecekleri günü bekliyorlar
Çanakkale`nin Kepez beldesinde bulunan barınma merkezinde, önemli bölümünü Afganistan uyrukluların oluşturduğu 150 kaçak ülkelerine gönderileceği günü bekliyor. AA muhabirinin görüştüğü kaçaklardan Afganistan vatandaşı Ali Abbasi, eşi Kerime ile coçukları Meryem(8), Murtaza(6) ve Mustafa(11) Avrupa`ya gitmek istedikleri sırada yakalandıklarını söyledi. Ülkelerinden, siyasi karışıklık ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıklarını öne süren Ali Abbasi, çocuklarına daha iyi bir yaşam verebilmek için çaba harcadığını anlattı. Afganistan`daki savaşta anne ve babasını kaybeden 9 yaşındaki İmran Rahmani ise tek başına çıktığı yolculuğunda İngiltere`de bulunan amcasının yanına gittiği sırada yakalandığını belirtti.Milli Gazete
Ülkelerinde doktorluk, hemşirelik ve mühendislik yapan kişiler de Avrupa ülkelerine gidebilme hayaliyle yollara düşüyor. Başta İspanya, Fransa, İngiltere, İtalya ile ABD gibi ülkelere yasa dışı yollardan gitmeyi hedefleyen binlerce kaçak, Suriye, İran, Irak ve Ermenistan sınırlarından Türkiye`ye giriş yapıyor.
Girişlerinden sonra umut tacirleri tarafından Van ve Hakkari gibi illerden kamyon, kamyonet ya da tırlarla İstanbul`a getirilip, başta Zeytinburnu olmak üzere birçok noktada toplandıkları ifade edilen kaçakların bazıları ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gündelik yevmiyelerle inşaatlarda ve fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Organizatörlere genellikle kişi başı 3-5 bin dolar arasında ödeme yaptıkları öğrenilen kaçaklar, yarı aç yarı tok, kucaklarındaki bebekleriyle son derece kötü şartlarda günlerce yolculuk yapmak zorunda bırakılıyor. Sınırlardan geçiş yaptıktan sonra 2-3 ay içinde Çanakkale`ye ulaşan kaçaklar, uygun kaçış zamanını beklemek için kırsal kesimlerdeki mağaralar, ağaç kovukları, ormanlık alan veya tarlalarda yaşam mücadelesi veriyor. Kaçış yolunda çoğu zaman giyecek ayakkabı, yiyecek yemek, içecek su bulmakta güçlük çeken kaçaklar, insan kaçakçıları tarafından temin edilen güvenli olmayan bot ya da teknelere adeta üst üste bindirildikten sonra Türk karasularından Yunanistan`a geçmeye çalışıyor. Bu uzun ve zor yolculukta, daha iyi bir yaşam için ülkelerini terk eden binlerce kaçaktan bazıları, denizde ya da kara yollarında yaşanan kazalar nedeniyle yaşamlarını yitiriyor.
Çanakkale Valisi Kırlı
Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insan kaçakçılığı olaylarının sayısının her geçen gün artığını söyledi. Kaçakların, çocuklarıyla, Irak, İran ve Suriye sınırlarını dağlardan aşarak ülkeye giriş yaptıklarını belirten Kırlı, ``Bu kişilere insanca muamele etmek durumundayız, çünkü durumlarına çok üzülüyoruz. Barınma yerlerimiz kapasitesini aşar hale geldi`` dedi. Vali Kırlı, kaçakların yakalandıktan sonra ülkelerine geri gönderilmelerinde sorunlar yaşadıklarını, bu kişilerin çoğunun, kendilerini, elçiliği veya konsolosluğu bulunmayan devletlerin vatandaşı olarak tanıttıklarını vurguladı. İnsan kaçakçılığı olayının uluslararası işbirliğini ve vatandaşlık hukukunu ilgilendiren bir hal aldığına işaret eden Kırlı, şöyle konuştu: ``Çok ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu kişilerin kaçış nedenleri tamamen ekonomik ve Avrupa iç piyasasının talebidir. Mutlaka bir cazibe ve çekicilik var ki bu kişiler yollara düşüyor. Sorunun çözümü uluslararası işbirliğine ve teşkilatlanmaya bağlıdır. İnsan kaçakçılığı tamamen bir drama dönüşmektedir. Sınırlarımızın çok iyi korunması gerekiyor.``
Emniyet Müdürü Ünal
Çanakkale Emniyet Müdürü İhsan Ünal ise kaçakçılık olaylarının dünya ülkelerinin sorunu haline geldiğini bildirdi. Çanakkale`nin, Türkiye`de insan kaçakçılığı olaylarının yoğun olarak yaşandığı illerden biri olduğuna değinen Ünal, binlerce kişinin üçüncü bir ülkede iş ve aş bulmak için Türkiye`ye yasal ya da yasa dışı yollardan geldiğini vurguladı. Ünal, kaçakların yasal olarak Türkiye`ye giriş yaptıktan sonra üzerlerindeki kimlik ya da pasaportları sakladığını, yırttığını, kaçak durumuna düştükten sonra ise bir başka ülkeye insan simsarlarının aracılığıyla gitmek istediğini kaydetti. Türklere yakışır şekilde, yakalanan ve aralarında çocuklar ile hamile kadınların da bulunduğu kaçaklara insanca muamele yapıldığını, bunun için Kepez beldesindeki kaçak barınma merkezinde, tüm ihtiyaçlarının karşılandığını anlatan Ünal, şunları söyledi: ``Devletimiz bu kişiler için günlük 5 YTL yiyecek bedeli vermektedir. Daha önce bu olay yoktu. O zaman benim görevli memurum kendi arasında para toplayıp, kaçakların ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ama bunların hiçbiri yetmiyor. Bu insanlar, ülkesindeki atını ve ineğini dahi satıp, insan tacirlerine büyük paralar verip yollara düşüyor.`` İhsan Ünal, Çanakkale`de, kaçaklar için Ayvacık ilçesi ile kent merkezinde 300 kişilik bir barınma merkezi oluşturulması yönünde projelerinin bulunduğunu, söz konusu projelerin genel müdürlüğe sunulup, valiliğin destekleriyle en kısa sürede hayata geçirileceğini anlattı. Yakalanan kaçaklardan bazılarının, ifadelerinde, Yunanistan`a ait sahil güvenlik ekiplerinin botlarını deldiklerini ve silah kullandıklarını iddia ettiğine dikkati çeken Ünal, ``Bu kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için maddi ve manevi katkıda bulunuyoruz. Diğer ülkelerin de bu konuda bizlere yardımcı olmasını istiyoruz. Bu tip olaylar kanayan bir yara. Bu yaranın insanlık adına mutlak surette durdurulması lazım``dedi.
Kaçakçılık olayları
Çanakkale`de, 2004 yılında 50, 2005 yılında 100, 2006 yılında 120, 2007 yılında 100 ve 2008 yılının 6 aylık süresinde 80 olmak üzere toplam 470 insan kaçakçılığı olayı meydana geldi. Bu olaylarda 2004 yılında 600, 2005 yılında 850, 2006 yılında bin 41, 2007 yılında 906 ve 2008 yılının 6 aylık döneminde ise bin 121 kaçak yakalandı. Kaçakların büyük bir çoğunluğunu Afganistan, Moritanya, Somali, Pakistan, Filistin ve Irak uyruklular oluşturdu. Bot, can yeleği, tekne, kamyon, kamyonet ve otomobillerin de ele geçirildiği kaçakçılık olaylarını ise genelde Ukrayna, Türkiye, Arnavutluk ve Afganistan uyruklu kişilerin organize ettiği belirlendi.
Ülkelerine gönderilecekleri günü bekliyorlar
Çanakkale`nin Kepez beldesinde bulunan barınma merkezinde, önemli bölümünü Afganistan uyrukluların oluşturduğu 150 kaçak ülkelerine gönderileceği günü bekliyor. AA muhabirinin görüştüğü kaçaklardan Afganistan vatandaşı Ali Abbasi, eşi Kerime ile coçukları Meryem(8), Murtaza(6) ve Mustafa(11) Avrupa`ya gitmek istedikleri sırada yakalandıklarını söyledi. Ülkelerinden, siyasi karışıklık ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıklarını öne süren Ali Abbasi, çocuklarına daha iyi bir yaşam verebilmek için çaba harcadığını anlattı. Afganistan`daki savaşta anne ve babasını kaybeden 9 yaşındaki İmran Rahmani ise tek başına çıktığı yolculuğunda İngiltere`de bulunan amcasının yanına gittiği sırada yakalandığını belirtti.Milli Gazete
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

