SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

MHP Zeytinburnu İlçe Başkanlığından Sert Açıklama

GÜNDEM 27.10.2014 - 22:59, Güncelleme: 27.10.2014 - 22:59
 

MHP Zeytinburnu İlçe Başkanlığından Sert Açıklama

MHP Zeytinburnu İlçe Başkanı Reşat Ok son yaşanan olaylar üzerine bir açıklama yaptı. İşte O Basın Açıklaması

YÜCE TÜRK MİLLETİNE AÇIK ÇAĞRI Hakkâri – Yüksekova’da sokak ortasında yapılan bölücü terör saldırısında üç askerimizin şehit edilmesi aziz milletimizi derinden yaralamış ve öfkelendirmiştir. Bu saldırıyı nefretle lanetliyoruz. Kirli Barış Sürecini AKP’nin Müzakere Ortağı PKK Bitirmiştir Kışlaya çekilmeye mecbur edilen ve terör saldırıları karşısında hareket kabiliyeti elinden alınan Türk Ordusu, terör örgütünün açık hedef haline getirilmiştir. Açıkça görülmektedir ki; AKP iktidarının PKK terör örgütüyle giriştiği pazarlık PKK tarafından yeni bir siyasal kazanç alanına dönüşmüştür. Hükümet yetkililerinin her seferinde “yol kazası”, “provokasyon”, “dış mihrakların oyunu” olarak geçiştirdiği PKK şımarıklığı, Türk Devletinin Güneydoğu Anadolu’daki siyasal egemenliğini ve kamu güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Habur rezaletini, askeri garnizonların basılarak Türk bayrağının indirilmesinden, köy korucularının hedef haline getirilmesini, “Kobane” olaylarını bahane ederek isyan provası yapılmasını, vergi adı altında bölge halkının haraca bağlanmasını, İslam inancına göre cenaze namazı bile kılınmayacak olan teröristlere “şehitlik” açılmasını görmezden gelen siyasal iktidar “artık analar ağlamıyor”, “artık şehit haberleri gelmiyor” söylemleriyle PKK ile pazarlık sürecini her şeye rağmen devam ettirme yolunu seçmiştir. Ancak PKK ile müzakerelerin başlamasından bu yana AKP hükümetinin sürekli vurguladığı “Güneydoğu’dan artık şehit gelmiyor” argümanını AKP’nin elinden yine müzakere ortağı olan PKK almıştır. PKK ile Müzakere PKK’ya Teslim Olmaktır AKP hükümetinin her şeye rağmen kirli barış sürecinin tarafı olmak ve müzakere sürecini devam ettirmek konusundaki ısrarı bir tecavüz mağdurunun tecavüzcüsüne âşık olması gibi sapkın bir ruh halinin tezahürüdür. Terör örgütü PKK’nın siyasal hedefi hala Anadolu topraklarında bir Kürdistan kurmaktır ve örgüt bu hedefine ulaşmak için Türk askerine yönelik kahpece saldırılarına devam etmektedir. Açıkça ifade edilmelidir ki: AKP iktidarının gerek kirli barış sürecinde gerekse Suriye iç savaşında izlediği siyasal tutum PKK’yı Türkiye’ye komşu devlet statüsüne çıkarmıştır. Suriye iç savaşında Esad rejimini devirmek için PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile Ankara’da geliştirilen organik ilişkiler PKK’nın Türkiye’ye karşı askeri ve siyasal anlamda bir manevra alanı elde etmesini sağlamıştır. Üstelik AKP iktidarı, peşmergelerin Türk toprakları üzerinden Aynel Arap’a (Kobane) geçmesine izin vererek PKK’ya Suriye’deki siyasal varlığını devam ettirebilmesi için can suyu vermiştir. Diğer yandan kirli barış sürecinde izlenen yanlış siyasi politikalar PKK terör örgütüne militan sağlama meşruiyeti sağlamış; PKK’nın açılım sürecinde silah bırakacağı iddia edilirken dağa çıkışlarda artış görülmüş, hükümet bu durumu defalarca itiraf etmek zorunda kalmıştır. PKK Sorunu Bir Demokrasi ve İnsan Hakları Sorunu Değildir AKP hükümetinin PKK sorununu ısrarla bir demokrasi ve insan hakları sorunuymuş gibi dayatmasına rağmen çekinmeden ifade etmeliyiz ki: PKK terörü, topraklarımızın bir bölümü üzerinde İslam ve millet düşmanı bir terör örgütünün hâkimiyet kurma sorunudur. AKP iktidarı görmek istemese de PKK, Türkiye’yi ve Türk Milletini bölmek, Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan adlı bir ülke kurmak isteyen, İslam dini ile kavgalı Marksist Leninist bir terör örgütüdür. Bu bakımdan terör örgütü PKK ile pazarlık masasına oturmak PKK’ya teslim olmaktır. Bu noktada siyasal iktidar şimdiye kadar PKK ile mücadelede izlenen güvenlikçi yaklaşımların sorunu ortadan kaldırmadığını ve bu sorunun bir insan hakları sorunu olduğu düşüncesinden hareketle; 1- Partilere etnik dillerde propaganda faaliyeti yürütme imtiyazını tanıyarak 2- Etnik örgütlenmelerin bölücü propaganda yapmalarına izin vererek 3- Üniter devlet yapısını zayıflatacak Büyük Şehir Belediyeleri yasasını çıkartarak 4- PKK/KCK üyelerini tahliye ederek 5- PKK ile mücadelede etkin roller üstlenen güvenlik bürokrasisinin elini kolunu bağlayacak yasal düzenlemeler yaparak 6- Merkezden bağımsız Bölgesel Kalkınma Ajansları yasasını çıkartarak 7- PKK’yı meşru muhatap; Bebek katili Öcalan’ı kanaat önderi haline getirerek 8- Bebek katili Öcalan’a İmralı adasında sekretarya kurulmasına önayak olarak 9- TSK’yı uydurma siyasi planlarla yıpratarak Büyük Türk Milleti’nin Anadolu toprakları üzerindeki bin yıllık siyasal egemenlik haklarını ipotek altına almıştır. Üstelik PKK, örgüt liderlerinin yakalandığı, örgütün herhangi bir şart ortaya koyamadan Türk topraklarından çekilmek zorunda kaldığı süreçten devletin resmi muhatabı haline getirilen; pazarlık masasına oturtulan devletin tavizler verdiği bir siyasal güç statüsüne yükselmiştir. Şimdi soruyoruz: Terör örgütü PKK, AKP’nin sonuç vermediğini iddia ettiği terörle mücadeleci politikaların uygulandığı dönemde mi güçlüydü? Yoksa PKK’ya katılımların arttığı, PKK’nın asayiş güçleri kurduğu, vergi aldığı, askeri garnizonları basarak Türk bayrağını indirdiği, Türkiye’yi ateşe vererek isyan provası yaptığı müzakere sürecinde mi daha güçlüdür? Düşünebilen, muhakeme edebilen ve vicdan sahibi olan herkes için sorunun cevabı oldukça basittir: PKK, yürütülen kirli müzakere sürecinde Türkiye’yi neredeyse esir almıştır. MHP Bu Süreçte Ne Yapacaktır? MHP, siyasal bir harekettir. Ülkemizde yaşanan toplumsal olaylar ve terör saldırıları karşısında asla çatışmanın tarafı olmayacaktır. Zira geçmişte yaşanan tecrübeler, toplumsal olaylarda çatışmanın tarafı olan arkadaşlarımızın ve camiamızın büyük zarar görmesine neden olmuş; üstelik Milliyetçi Hareket bu tür bir hareket tarzı ile herhangi bir siyasal kazanım elde edilmediğini yaşayarak tecrübe etmiştir. Unutulmamalıdır ki; asayişi sağlamak hükümetin görevidir. Ülkücüler ülkenin karanlık sokaklarında değil; Türkiye’nin aydınlık geleceği imar edecek kadrolar içinde yer alacaktır. Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğünü sağlamak konusunda siyasal mücadeleyi önceleyen tavrımız kendinden ve gücünden emin bir Anadolu delikanlısının vakur duruşu gibidir. Bu yağız Anadolu delikanlısı; ülkemizin birlik ve bütünlüğü konusunda her türlü meşru müdafaa yollarını kullanmaktan da asla geri durmayacaktır. Yüce Türk Milletine Başsağlığı ve Çağrı Bayrağa sarılı yatan, sırtından kahpece vurulan senin değilse de komşunun veya bir garibanın evladı! Yerde yatan TÜRKİYE, Yerde yatan Türk-İslam dünyasının umut bağladığı senin övünerek bahsettiğin ülken! Kendi kapın çalınmadıkça uyanmayacaksın ve unutma uyandığında her şey için çok geç kalmış olacaksın! Bu vesile ile yaşanan elim hadiseyi nefretle karşılıyor, devletimizin bağımsızlığı, milletimizin birliği uğruna şehit olan askerlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailelerine, aziz milletimize ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz. MHP ZEYTİNBURNU İLÇE BAŞKANLIĞI/ İLÇE BAŞKANI REŞAT OK
MHP Zeytinburnu İlçe Başkanı Reşat Ok son yaşanan olaylar üzerine bir açıklama yaptı. İşte O Basın Açıklaması

YÜCE TÜRK MİLLETİNE AÇIK ÇAĞRI

Hakkâri – Yüksekova’da sokak ortasında yapılan bölücü terör saldırısında üç askerimizin şehit edilmesi aziz milletimizi derinden yaralamış ve öfkelendirmiştir. Bu saldırıyı nefretle lanetliyoruz.

Kirli Barış Sürecini AKP’nin Müzakere Ortağı PKK Bitirmiştir

Kışlaya çekilmeye mecbur edilen ve terör saldırıları karşısında hareket kabiliyeti elinden alınan Türk Ordusu, terör örgütünün açık hedef haline getirilmiştir. Açıkça görülmektedir ki; AKP iktidarının PKK terör örgütüyle giriştiği pazarlık PKK tarafından yeni bir siyasal kazanç alanına dönüşmüştür. Hükümet yetkililerinin her seferinde “yol kazası”, “provokasyon”, “dış mihrakların oyunu” olarak geçiştirdiği PKK şımarıklığı, Türk Devletinin Güneydoğu Anadolu’daki siyasal egemenliğini ve kamu güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Habur rezaletini, askeri garnizonların basılarak Türk bayrağının indirilmesinden, köy korucularının hedef haline getirilmesini, “Kobane” olaylarını bahane ederek isyan provası yapılmasını, vergi adı altında bölge halkının haraca bağlanmasını, İslam inancına göre cenaze namazı bile kılınmayacak olan teröristlere “şehitlik” açılmasını görmezden gelen siyasal iktidar “artık analar ağlamıyor”, “artık şehit haberleri gelmiyor” söylemleriyle PKK ile pazarlık sürecini her şeye rağmen devam ettirme yolunu seçmiştir. Ancak PKK ile müzakerelerin başlamasından bu yana AKP hükümetinin sürekli vurguladığı “Güneydoğu’dan artık şehit gelmiyor” argümanını AKP’nin elinden yine müzakere ortağı olan PKK almıştır.

PKK ile Müzakere PKK’ya Teslim Olmaktır

AKP hükümetinin her şeye rağmen kirli barış sürecinin tarafı olmak ve müzakere sürecini devam ettirmek konusundaki ısrarı bir tecavüz mağdurunun tecavüzcüsüne âşık olması gibi sapkın bir ruh halinin tezahürüdür. Terör örgütü PKK’nın siyasal hedefi hala Anadolu topraklarında bir Kürdistan kurmaktır ve örgüt bu hedefine ulaşmak için Türk askerine yönelik kahpece saldırılarına devam etmektedir. Açıkça ifade edilmelidir ki: AKP iktidarının gerek kirli barış sürecinde gerekse Suriye iç savaşında izlediği siyasal tutum PKK’yı Türkiye’ye komşu devlet statüsüne çıkarmıştır. Suriye iç savaşında Esad rejimini devirmek için PKK’nın Suriye kolu olan PYD ile Ankara’da geliştirilen organik ilişkiler PKK’nın Türkiye’ye karşı askeri ve siyasal anlamda bir manevra alanı elde etmesini sağlamıştır. Üstelik AKP iktidarı, peşmergelerin Türk toprakları üzerinden Aynel Arap’a (Kobane) geçmesine izin vererek PKK’ya Suriye’deki siyasal varlığını devam ettirebilmesi için can suyu vermiştir. Diğer yandan kirli barış sürecinde izlenen yanlış siyasi politikalar PKK terör örgütüne militan sağlama meşruiyeti sağlamış; PKK’nın açılım sürecinde silah bırakacağı iddia edilirken dağa çıkışlarda artış görülmüş, hükümet bu durumu defalarca itiraf etmek zorunda kalmıştır.

PKK Sorunu Bir Demokrasi ve İnsan Hakları Sorunu Değildir

AKP hükümetinin PKK sorununu ısrarla bir demokrasi ve insan hakları sorunuymuş gibi dayatmasına rağmen çekinmeden ifade etmeliyiz ki: PKK terörü, topraklarımızın bir bölümü üzerinde İslam ve millet düşmanı bir terör örgütünün hâkimiyet kurma sorunudur. AKP iktidarı görmek istemese de PKK, Türkiye’yi ve Türk Milletini bölmek, Türkiye’nin bir bölümü üzerinde Kürdistan adlı bir ülke kurmak isteyen, İslam dini ile kavgalı Marksist Leninist bir terör örgütüdür. Bu bakımdan terör örgütü PKK ile pazarlık masasına oturmak PKK’ya teslim olmaktır. Bu noktada siyasal iktidar şimdiye kadar PKK ile mücadelede izlenen güvenlikçi yaklaşımların sorunu ortadan kaldırmadığını ve bu sorunun bir insan hakları sorunu olduğu düşüncesinden hareketle;

1- Partilere etnik dillerde propaganda faaliyeti yürütme imtiyazını tanıyarak
2- Etnik örgütlenmelerin bölücü propaganda yapmalarına izin vererek
3- Üniter devlet yapısını zayıflatacak Büyük Şehir Belediyeleri yasasını çıkartarak
4- PKK/KCK üyelerini tahliye ederek
5- PKK ile mücadelede etkin roller üstlenen güvenlik bürokrasisinin elini kolunu bağlayacak yasal düzenlemeler yaparak
6- Merkezden bağımsız Bölgesel Kalkınma Ajansları yasasını çıkartarak
7- PKK’yı meşru muhatap; Bebek katili Öcalan’ı kanaat önderi haline getirerek
8- Bebek katili Öcalan’a İmralı adasında sekretarya kurulmasına önayak olarak
9- TSK’yı uydurma siyasi planlarla yıpratarak

Büyük Türk Milleti’nin Anadolu toprakları üzerindeki bin yıllık siyasal egemenlik haklarını ipotek altına almıştır. Üstelik PKK, örgüt liderlerinin yakalandığı, örgütün herhangi bir şart ortaya koyamadan Türk topraklarından çekilmek zorunda kaldığı süreçten devletin resmi muhatabı haline getirilen; pazarlık masasına oturtulan devletin tavizler verdiği bir siyasal güç statüsüne yükselmiştir. Şimdi soruyoruz: Terör örgütü PKK, AKP’nin sonuç vermediğini iddia ettiği terörle mücadeleci politikaların uygulandığı dönemde mi güçlüydü? Yoksa PKK’ya katılımların arttığı, PKK’nın asayiş güçleri kurduğu, vergi aldığı, askeri garnizonları basarak Türk bayrağını indirdiği, Türkiye’yi ateşe vererek isyan provası yaptığı müzakere sürecinde mi daha güçlüdür? Düşünebilen, muhakeme edebilen ve vicdan sahibi olan herkes için sorunun cevabı oldukça basittir: PKK, yürütülen kirli müzakere sürecinde Türkiye’yi neredeyse esir almıştır.

MHP Bu Süreçte Ne Yapacaktır?

MHP, siyasal bir harekettir. Ülkemizde yaşanan toplumsal olaylar ve terör saldırıları karşısında asla çatışmanın tarafı olmayacaktır. Zira geçmişte yaşanan tecrübeler, toplumsal olaylarda çatışmanın tarafı olan arkadaşlarımızın ve camiamızın büyük zarar görmesine neden olmuş; üstelik Milliyetçi Hareket bu tür bir hareket tarzı ile herhangi bir siyasal kazanım elde edilmediğini yaşayarak tecrübe etmiştir. Unutulmamalıdır ki; asayişi sağlamak hükümetin görevidir. Ülkücüler ülkenin karanlık sokaklarında değil; Türkiye’nin aydınlık geleceği imar edecek kadrolar içinde yer alacaktır. Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğünü sağlamak konusunda siyasal mücadeleyi önceleyen tavrımız kendinden ve gücünden emin bir Anadolu delikanlısının vakur duruşu gibidir. Bu yağız Anadolu delikanlısı; ülkemizin birlik ve bütünlüğü konusunda her türlü meşru müdafaa yollarını kullanmaktan da asla geri durmayacaktır.

Yüce Türk Milletine Başsağlığı ve Çağrı

Bayrağa sarılı yatan, sırtından kahpece vurulan senin değilse de komşunun veya bir garibanın evladı! Yerde yatan TÜRKİYE, Yerde yatan Türk-İslam dünyasının umut bağladığı senin övünerek bahsettiğin ülken! Kendi kapın çalınmadıkça uyanmayacaksın ve unutma uyandığında her şey için çok geç kalmış olacaksın! Bu vesile ile yaşanan elim hadiseyi nefretle karşılıyor, devletimizin bağımsızlığı, milletimizin birliği uğruna şehit olan askerlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, ailelerine, aziz milletimize ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.

MHP ZEYTİNBURNU İLÇE BAŞKANLIĞI/ İLÇE BAŞKANI REŞAT OK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri