Kentsel Dönüşümde halk ne diyor?
15.11.2011 - 10:29, Güncelleme:
15.11.2011 - 10:29
Kentsel Dönüşümde halk ne diyor?
Sümer Sakinleri bir an önce Kentsel Dönüşüm gerçekleşsin. Artık her gece Mezara girmek piskolojimizi bozdu diyorlar.
Acele edilsin Belediyeler değil merkezi otorite uygulasın. Ev değerinde haksızlık yapılmasın. Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına `arsa satışı`, `takas karşılığı`, `kat karşılığı` gibi alternatifler konulduğu bugünlerde İstanbullu`nun iki talebi var: Bedel adil tespit edilsin ve çabuk olunsun. Van depremi, İstanbul depremiyle ilgili korkuları da, tedbirleri de yeniden gündeme getirdi. Hükümet çürük yapı stokunu yenilemek için bir projeyle ortaya çıktı. Biz de kentin deprem açısından en riskli semtlerinin sakinlerine bu projeye nasıl baktıklarını sorduk. Felaket Van`da yaşandı ama son günlerde İstanbul ile deprem sözcükleri neredeyse eşanlamlı kullanılıyor. Televizyonda biri İstanbul deyiverecek olsa biliyoruz ki konu büyük olasılıkla deprem ve kentsel dönüşüme gelecek. EVİNİ GÜÇLENDİREN YOK Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına `arsa satışı`, `takas karşılığı`, `kat karşılığı` gibi alternatifler konulduğu bu günlerde Zeytinburnu`nun, `çürük ev`mahkûmlarına bu proje hakkında ne düşündüklerini sorduk. Sadece düşüncelerini değil, depremle bu kadar `iç içe` yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, Van`la birlikte korkularının depreşip depreşmediğini de. Konuştuğumuz semt sakinleri arasında, 1999`dan bu yana evini güçlendiren hemen hemen hiç olmamış. Ama hükümetin açıkladığı yeni projeyle ilgili haberleri hepsi merakla izliyor. BEDEL TESPİTİ ADİL OLACAK MI? 7 yıldır Balat`ta tatlıcılık yapan Ramazan Görür 2 kat sahibi. İmalathanesinde 30 kişi çalışıyor. Binanın çürük olduğunu biliyor. `Deprem olacaksa gece olsun, diye dua ediyorum. 30 insanın vebaline girmemek için` diyor çaresizlik içinde. `20 sene vadeli, düşük faizli krediyle sağlam bir bina sahibi olmaya aklı olanın itiraz etmemesi gerekir` diyor. Kendisi bu çözüme dünden razı. `Yeter ki, devlet makul fiyatlarla önümüze gelsin, 3 liralık binayı bana 5 liraya satmaya kalkmasın, parayı kendine rant olarak döndürmesin` diyor ve sözünü şöyle bağlıyor: `Biraz çabuk ve cesur olsunlar. Bir an önce. Geç kalırlarsa vebali onların üstüne olur.` KIRMIZI ÇARPILI BİNALARDA HAYAT Zeytinburnu`nda mağaza sahibi olan Sadık Bey, 99 depremini de bu semtte yaşamış. O depremden sonra semtin çok hasarlı binalarına kırmızı işaret vurulmuş. Ama bu işaretlerin üstü daha sonra sahipleri tarafından kapatılmış. `Kendi sokağımızda da var, biliyoruz, bildikleri halde insanlar oturuyorlar` diyor. Doğrusu, insan kendini onların yerine koyunca hak veriyor. Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar`ın açıkladığı 14 bin `mezar ev`den birinde oturmaya devam etmek zorundaysanız, her akşam evinize döndüğünüzde o kırmızı çarpıyı görüp ürpermeyi mi tercih ederdiniz, yoksa üstünü boyayıp unutmaya çalışmayı mı? Göz göre göre canlarını tehlikeye atanlara neden evlerinin hasarlı olduklarını bildikleri halde başka bir yere taşınmadıklarını sorduğumuzda aldığımız yanıt hem basit hem acı: `Elimizdeki parayla nereye gidebiliriz ki?` Bu küskün cevap dışında, ya ihmalden ya vurdumduymazlıktan işi tevekküle vurmak veya `kazık yeme psikolojisi` ile eyleme geçmeye karşı durmak gibi yaklaşımlarla da karşılaşmak mümkün ne yazık ki. BİNALARI YIKIP YAPSINLAR Görüldüğü kadarıyla hükümetin sunduğu üç seçenekten en fazla tercih edileni oturmakta oldukları binaların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması. Ancak birinci tercih bu olsa da, birçoğu farklı seçeneklere de hayır demiyor. Örneğin Şehremini`de oturan, Zeytinburnu`nda İstanbul Halk Ekmek bayisi işleten İdris Bey her formüle açık: `Bizim semtte 13 tane hasarlı bina var, bizim oradaki binaların çoğu çürük, ben de evime güvenmiyorum. Başbakan bana dese ki ben TOKİ`de bir yer yapıyorum gel kardeşim otur buraya. Senin dairenin değeri bu kadar, 10 bin, 20 bin fazla vereceksin, ben vermeye hazırım! Canımızı sokakta bulmadık, çoluğumuz çocuğumuz var` diyor açık yüreklilikle. DEPREM ODAKLI DÖNÜŞÜM PROJELERİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB), kentsel dönüşüm projelerini deprem, stratejik, tarihi mirasın korunmasına yönelik ve diğer olmak üzere 4 başlık altında topluyor. Deprem odaklı kentsel dönüşüm projesi Zeytinburnu Sümer Mahallesindeyapılıyor. Dönüşüm sürecinde kişiler inşaat firmalarıyla ya da müteahhitlerle, İBB`nin belirlediği imar hakkı çerçevesinde anlaşıyorlar. Ancak kentsel dönüşüm projeleri, halkta aynı `duyguları` uyandırıyor olmalı ki, bu projeler bir türlü hızlanamıyor. İBB`ye göre bu çalışmalarda, `rant beklentisi`, `insanların yaşam alanı çevresinden ayrılmama kararlığı`, `deprem bilincinin yetersizliği` gibi vatandaşlardan kaynaklanan sorunlarla karşılaşılıyor. Tamamlanan riskli bina taramaları: Zeytinburnu'nda taranan bina sayısı 16 bin 30 kesin hasarlı bi ise 2 bin 300 olarak belirlenmiştir.. ZEYTİNBURNUHABER.ORG
Sümer Sakinleri bir an önce Kentsel Dönüşüm gerçekleşsin. Artık her gece Mezara girmek piskolojimizi bozdu diyorlar.
Acele edilsin Belediyeler değil merkezi otorite uygulasın. Ev değerinde haksızlık yapılmasın. Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına `arsa satışı`, `takas karşılığı`, `kat karşılığı` gibi alternatifler konulduğu bugünlerde İstanbullu`nun iki talebi var: Bedel adil tespit edilsin ve çabuk olunsun.
Van depremi, İstanbul depremiyle ilgili korkuları da, tedbirleri de yeniden gündeme getirdi. Hükümet çürük yapı stokunu yenilemek için bir projeyle ortaya çıktı. Biz de kentin deprem açısından en riskli semtlerinin sakinlerine bu projeye nasıl baktıklarını sorduk. Felaket Van`da yaşandı ama son günlerde İstanbul ile deprem sözcükleri neredeyse eşanlamlı kullanılıyor. Televizyonda biri İstanbul deyiverecek olsa biliyoruz ki konu büyük olasılıkla deprem ve kentsel dönüşüme gelecek.
EVİNİ GÜÇLENDİREN YOK
Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına `arsa satışı`, `takas karşılığı`, `kat karşılığı` gibi alternatifler konulduğu bu günlerde Zeytinburnu`nun, `çürük ev`mahkûmlarına bu proje hakkında ne düşündüklerini sorduk. Sadece düşüncelerini değil, depremle bu kadar `iç içe` yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, Van`la birlikte korkularının depreşip depreşmediğini de. Konuştuğumuz semt sakinleri arasında, 1999`dan bu yana evini güçlendiren hemen hemen hiç olmamış. Ama hükümetin açıkladığı yeni projeyle ilgili haberleri hepsi merakla izliyor.
BEDEL TESPİTİ ADİL OLACAK MI?
7 yıldır Balat`ta tatlıcılık yapan Ramazan Görür 2 kat sahibi. İmalathanesinde 30 kişi çalışıyor. Binanın çürük olduğunu biliyor. `Deprem olacaksa gece olsun, diye dua ediyorum. 30 insanın vebaline girmemek için` diyor çaresizlik içinde. `20 sene vadeli, düşük faizli krediyle sağlam bir bina sahibi olmaya aklı olanın itiraz etmemesi gerekir` diyor. Kendisi bu çözüme dünden razı. `Yeter ki, devlet makul fiyatlarla önümüze gelsin, 3 liralık binayı bana 5 liraya satmaya kalkmasın, parayı kendine rant olarak döndürmesin` diyor ve sözünü şöyle bağlıyor: `Biraz çabuk ve cesur olsunlar. Bir an önce. Geç kalırlarsa vebali onların üstüne olur.`
KIRMIZI ÇARPILI BİNALARDA HAYAT
Zeytinburnu`nda mağaza sahibi olan Sadık Bey, 99 depremini de bu semtte yaşamış. O depremden sonra semtin çok hasarlı binalarına kırmızı işaret vurulmuş. Ama bu işaretlerin üstü daha sonra sahipleri tarafından kapatılmış. `Kendi sokağımızda da var, biliyoruz, bildikleri halde insanlar oturuyorlar` diyor. Doğrusu, insan kendini onların yerine koyunca hak veriyor. Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar`ın açıkladığı 14 bin `mezar ev`den birinde oturmaya devam etmek zorundaysanız, her akşam evinize döndüğünüzde o kırmızı çarpıyı görüp ürpermeyi mi tercih ederdiniz, yoksa üstünü boyayıp unutmaya çalışmayı mı? Göz göre göre canlarını tehlikeye atanlara neden evlerinin hasarlı olduklarını bildikleri halde başka bir yere taşınmadıklarını sorduğumuzda aldığımız yanıt hem basit hem acı: `Elimizdeki parayla nereye gidebiliriz ki?` Bu küskün cevap dışında, ya ihmalden ya vurdumduymazlıktan işi tevekküle vurmak veya `kazık yeme psikolojisi` ile eyleme geçmeye karşı durmak gibi yaklaşımlarla da karşılaşmak mümkün ne yazık ki.
BİNALARI YIKIP YAPSINLAR
Görüldüğü kadarıyla hükümetin sunduğu üç seçenekten en fazla tercih edileni oturmakta oldukları binaların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması. Ancak birinci tercih bu olsa da, birçoğu farklı seçeneklere de hayır demiyor. Örneğin Şehremini`de oturan, Zeytinburnu`nda İstanbul Halk Ekmek bayisi işleten İdris Bey her formüle açık: `Bizim semtte 13 tane hasarlı bina var, bizim oradaki binaların çoğu çürük, ben de evime güvenmiyorum. Başbakan bana dese ki ben TOKİ`de bir yer yapıyorum gel kardeşim otur buraya. Senin dairenin değeri bu kadar, 10 bin, 20 bin fazla vereceksin, ben vermeye hazırım! Canımızı sokakta bulmadık, çoluğumuz çocuğumuz var` diyor açık yüreklilikle.
DEPREM ODAKLI DÖNÜŞÜM PROJELERİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB), kentsel dönüşüm projelerini deprem, stratejik, tarihi mirasın korunmasına yönelik ve diğer olmak üzere 4 başlık altında topluyor. Deprem odaklı kentsel dönüşüm projesi Zeytinburnu Sümer Mahallesindeyapılıyor. Dönüşüm sürecinde kişiler inşaat firmalarıyla ya da müteahhitlerle, İBB`nin belirlediği imar hakkı çerçevesinde anlaşıyorlar. Ancak kentsel dönüşüm projeleri, halkta aynı `duyguları` uyandırıyor olmalı ki, bu projeler bir türlü hızlanamıyor. İBB`ye göre bu çalışmalarda, `rant beklentisi`, `insanların yaşam alanı çevresinden ayrılmama kararlığı`, `deprem bilincinin yetersizliği` gibi vatandaşlardan kaynaklanan sorunlarla karşılaşılıyor.
Tamamlanan riskli bina taramaları: Zeytinburnu'nda taranan bina sayısı 16 bin 30 kesin hasarlı bi ise 2 bin 300 olarak belirlenmiştir..
ZEYTİNBURNUHABER.ORG
Van depremi, İstanbul depremiyle ilgili korkuları da, tedbirleri de yeniden gündeme getirdi. Hükümet çürük yapı stokunu yenilemek için bir projeyle ortaya çıktı. Biz de kentin deprem açısından en riskli semtlerinin sakinlerine bu projeye nasıl baktıklarını sorduk. Felaket Van`da yaşandı ama son günlerde İstanbul ile deprem sözcükleri neredeyse eşanlamlı kullanılıyor. Televizyonda biri İstanbul deyiverecek olsa biliyoruz ki konu büyük olasılıkla deprem ve kentsel dönüşüme gelecek.
EVİNİ GÜÇLENDİREN YOK
Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına `arsa satışı`, `takas karşılığı`, `kat karşılığı` gibi alternatifler konulduğu bu günlerde Zeytinburnu`nun, `çürük ev`mahkûmlarına bu proje hakkında ne düşündüklerini sorduk. Sadece düşüncelerini değil, depremle bu kadar `iç içe` yaşamanın nasıl bir şey olduğunu, Van`la birlikte korkularının depreşip depreşmediğini de. Konuştuğumuz semt sakinleri arasında, 1999`dan bu yana evini güçlendiren hemen hemen hiç olmamış. Ama hükümetin açıkladığı yeni projeyle ilgili haberleri hepsi merakla izliyor.
BEDEL TESPİTİ ADİL OLACAK MI?
7 yıldır Balat`ta tatlıcılık yapan Ramazan Görür 2 kat sahibi. İmalathanesinde 30 kişi çalışıyor. Binanın çürük olduğunu biliyor. `Deprem olacaksa gece olsun, diye dua ediyorum. 30 insanın vebaline girmemek için` diyor çaresizlik içinde. `20 sene vadeli, düşük faizli krediyle sağlam bir bina sahibi olmaya aklı olanın itiraz etmemesi gerekir` diyor. Kendisi bu çözüme dünden razı. `Yeter ki, devlet makul fiyatlarla önümüze gelsin, 3 liralık binayı bana 5 liraya satmaya kalkmasın, parayı kendine rant olarak döndürmesin` diyor ve sözünü şöyle bağlıyor: `Biraz çabuk ve cesur olsunlar. Bir an önce. Geç kalırlarsa vebali onların üstüne olur.`
KIRMIZI ÇARPILI BİNALARDA HAYAT
Zeytinburnu`nda mağaza sahibi olan Sadık Bey, 99 depremini de bu semtte yaşamış. O depremden sonra semtin çok hasarlı binalarına kırmızı işaret vurulmuş. Ama bu işaretlerin üstü daha sonra sahipleri tarafından kapatılmış. `Kendi sokağımızda da var, biliyoruz, bildikleri halde insanlar oturuyorlar` diyor. Doğrusu, insan kendini onların yerine koyunca hak veriyor. Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar`ın açıkladığı 14 bin `mezar ev`den birinde oturmaya devam etmek zorundaysanız, her akşam evinize döndüğünüzde o kırmızı çarpıyı görüp ürpermeyi mi tercih ederdiniz, yoksa üstünü boyayıp unutmaya çalışmayı mı? Göz göre göre canlarını tehlikeye atanlara neden evlerinin hasarlı olduklarını bildikleri halde başka bir yere taşınmadıklarını sorduğumuzda aldığımız yanıt hem basit hem acı: `Elimizdeki parayla nereye gidebiliriz ki?` Bu küskün cevap dışında, ya ihmalden ya vurdumduymazlıktan işi tevekküle vurmak veya `kazık yeme psikolojisi` ile eyleme geçmeye karşı durmak gibi yaklaşımlarla da karşılaşmak mümkün ne yazık ki.
BİNALARI YIKIP YAPSINLAR
Görüldüğü kadarıyla hükümetin sunduğu üç seçenekten en fazla tercih edileni oturmakta oldukları binaların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması. Ancak birinci tercih bu olsa da, birçoğu farklı seçeneklere de hayır demiyor. Örneğin Şehremini`de oturan, Zeytinburnu`nda İstanbul Halk Ekmek bayisi işleten İdris Bey her formüle açık: `Bizim semtte 13 tane hasarlı bina var, bizim oradaki binaların çoğu çürük, ben de evime güvenmiyorum. Başbakan bana dese ki ben TOKİ`de bir yer yapıyorum gel kardeşim otur buraya. Senin dairenin değeri bu kadar, 10 bin, 20 bin fazla vereceksin, ben vermeye hazırım! Canımızı sokakta bulmadık, çoluğumuz çocuğumuz var` diyor açık yüreklilikle.
DEPREM ODAKLI DÖNÜŞÜM PROJELERİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi(İBB), kentsel dönüşüm projelerini deprem, stratejik, tarihi mirasın korunmasına yönelik ve diğer olmak üzere 4 başlık altında topluyor. Deprem odaklı kentsel dönüşüm projesi Zeytinburnu Sümer Mahallesindeyapılıyor. Dönüşüm sürecinde kişiler inşaat firmalarıyla ya da müteahhitlerle, İBB`nin belirlediği imar hakkı çerçevesinde anlaşıyorlar. Ancak kentsel dönüşüm projeleri, halkta aynı `duyguları` uyandırıyor olmalı ki, bu projeler bir türlü hızlanamıyor. İBB`ye göre bu çalışmalarda, `rant beklentisi`, `insanların yaşam alanı çevresinden ayrılmama kararlığı`, `deprem bilincinin yetersizliği` gibi vatandaşlardan kaynaklanan sorunlarla karşılaşılıyor.
Tamamlanan riskli bina taramaları: Zeytinburnu'nda taranan bina sayısı 16 bin 30 kesin hasarlı bi ise 2 bin 300 olarak belirlenmiştir..
ZEYTİNBURNUHABER.ORG
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

