ENGELLERİ AŞAN ZEYTİNBURNULU MURAT
KÜLTÜR
03.12.2010 - 13:24, Güncelleme:
03.12.2010 - 13:24
ENGELLERİ AŞAN ZEYTİNBURNULU MURAT
Engelliler Haftası yaklaşırken Zeytinburnu'nda Engelleri aşmış engelli arkadaşımız Murat Yıldız ile çok özel bir söyleşi yaptık.
Öncelikle tüm engelli arkadaşlarımın yaklaşan 3 Aralık Dünya Engelliler gününü en içten dileklerimle kutluyorum. Murat Bey Sizce engellilik nedir? Engel dediğimiz şey bizim algılarımız nedeniyle vardır. Biz onu engel olarak algılamaktan vazgeçersek artık engel olmaktan çıkar. Şimdi boyumuzun erişmediği için bir dolaba uzanamadığımızı düşünelim. Peki, bunu engel olarak görüyor muyuz? Hayır. Bir tabureye çıkıp istediğimiz nesneye kolayca ulaşıyoruz. İşte toplumumuzda engelli bireylerin yaşadığı aynen budur. Gereken şey sadece bir tabure olduğu halde biz, ayrımcı bakış açımızla, “engelli“ ismini verdiğimiz bir grup yaratıp, onları dışlamayı ve soyutlamayı seçiyoruz. Yaşam ve çalışma alanlarını engelleri ortadan kaldıracak şekilde tasarlamak ve inşa etmek mümkün değil mi? Elbette mümkün. Ülkemizde ne yazık ki farklı olan, farklı düşünen ya da farklı hareket edenler sık sık ayrımcılığa uğramaktadır. Peki neden? Nasıl bir zihniyet kendine benzemeyeni reddeder, yok sayar? Kaçımız bugüne kadar engellilerin haklarını ve bu hakların ne kadarının imkan sunulmaması nedeniyle gasp edildiğini düşündük? Peki soruyorum size bir ülkede tüm çocukların eğitim alma hakkı varken, tekerlekli sandalyede olduğu için, görme ya da işitme engelli olduğu için bir çocuğa “bu okulda okuyamazsın” demek o çocuğun eğitim hakkının gaspı değilmidir? Bir işe başvuran engelliye engelli olduğu için, önyargıyla “sen bu işi yapamazsın” demek, o kişinin çalışma hakkını gasp etmek değilmidir? Burada aslında engel olan bizleriz bizlerin düşünceleri, dar kalıplarda düşünüyor olmamamız. Toplumun azınlığının değil çoğunluğunun engelli olduğunu düşünelim bir an için. O zaman bambaşka bir toplumda yaşıyor olurduk. Tüm yaşam ve çalışma alanları engellilere uygun olarak düzenlenirdi. Bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemiş olan insanlığın haklar ve özgürlükler konusunda, barış içinde birlikte yaşama konusunda bu kadar geri olması beni şaşırtıyor. Şimdi birazda olaya şöyle bakalım. Bizler ve ailelerimiz kendimizi toplumdan soyutlamazsak kendimizi gizlemezsek toplum içeresinde daha çok olursak engellilik pisikolojisini üzerimizden daha rahat atmış oluruz. Bana sürekli soruyorlar,Engelli hakkı diye bir şey varmıdır? Belki çok keskin, ve çok radikal bir düşünce olucak , belkidebirçok engelli arkadaşımız banabu manada kızabilir ama bana göre hayır. Engelliliğimin yanı sıra öncesinde ben bir insanım. Herkesin olduğu gibi benimde insan olmamdan kaynaklanan insanlık haklarım var, bakın bastıra bastıra söylüyorum engellilik hakkı demiyorum insanlık hakkından bahsediyorum. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne şöyle bir göz attığımızda ise bildirgenin ilk maddesi şöyle diyor: Tüm insanlar özgürdür ve eşit değer ve haklara sahiptir. Bizler otobüslere,marketlere,eczanelere,fırınlara alışveriş merkezlerine,kamu binalarına herkesin girdiği gibi rahatça girebilseydik,kimseye ihtiyaç duymadan istediğimiz her şeyi özgürce yapabilseydik sizce de engelli hakkı diye bir şey olurmuydu? Düşünün bir oyun parkı engellisi ve engelsizi aynı parkta oyun oynuyor o zaman engelsiz çocuğumuz engelli çocuğumuzun sıkıntılarını daha iyi anlamazmı? Aynı şekilde aynı ortamı paylaşan çocuklarımızın okuduğu okulları düşünelim. Her iki guruptan çocuklarımız okudular büyüdüler, kimisi Avukat, kimisi bürokrat, kimisi Okul müdürü ve Öğretmen oldu. Şimdi soruyorum size bu çocuklarımız bu makamlara kavuştukları zaman geçmişte beraber oynadıkları aynı sınıfta beraber okudukları engelli arkadaşlarını hatırladıkları zaman kendi döneminde okuyan engelli bir çocuğa veya beraber çalıştığı bir engelli çalışma arkadaşına aynı sıkıntıları yaşatırlarmı? Hayır. Çünkü arkadaşının çektiği sıkıntıları çok iyi biliyor ve görüyorlardı. Dolayısıyla engelsiz bir bakış ve tüm engelleri ortadan kaldırma çabası içerisinde olurlar. Yine birbirini çok seven biri engelli diğeri engelsiz bir çifti düşünelim.Tek istedikleri iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla birbirlerine destek olup hayatlarını paylaşmak. Biraz öncede belirttiğim gibi biz kendimizi diğer kişilerden soyutlamazsak, ayırmazsak daha fazla beraber ve iç içe olursak “vah vah çocuğa bak birde kıza bak” düşüncelerinden ve bakışlarından da kurtulmuş olur ve toplumun bizi daha çok benimsemesini,önemsemesini sağlamış oluruz. Sizde Zeytinburnulu bir engellisiniz Zeytinburnu’nda engelliler açısından ne tür eksiklikler var? Hemen ilk aklıma gelen bilgi evleri ve Sağlık ocakları geliyor. Bilgi Evlerinden Engelliler de Yararlanabiliyor mu? Hayır, Aslında bu çok büyük bir sıkıntı buradaki mantaliteyi de işin açıkçası anlamış değilim. Çünkü iktidar partisine bağlı bir yerel yönetim var. İktidar partisinin çıkartmış olduğu engelliler ile ilgili yasalar ve kanunlarda var. Bunlardan biriside 2006 dan sora yapılacak tüm yeni yapıların engellilere göre yapılması ile ilgili. Ancak Zeytinburnu’ndaki bilgi evlerine baktığınız zaman yapılmadığını görüyorsunuz. Dolayısıyla bilgi evlerine engelli çocuklarında girebilmeleri sağlanmalı ve buradaki eğitim çalışmalarından kendileri de faydalandırılmalıdırlar. Bu çalışmalar ancak mevcut binanın fiziki şartlarının engellilere göre uyarlanmasıyla olabilmektedir. Eğer bunları yapmazsak engelli çocuklarımızı tecrit etmiş ve de ötekileştirmiş oluruz. Bu da ayrımcılığa sebebiyet verir. Aile Sağlık Merkezleri ( Sağlık ocakları ) ile ilgili sıkıntılar nelerdir? Bakın sağlık ocaklarının girişlerine engelliler için rampalar yapılmış. Ancak engelli kişi sağlık ocaklarına girdiği zaman zemin katta sadece muayene oluyor. Doktor tarafından bir tahlil yada ultrason istendiğinde bu işlemler için engellinin bir aşağıdaki kata inmesi gerekiyor. Mevcut binanın fiziki şartları buna uygun olmadığı için engelli kişinin tedavi sürecinde aksamalar oluyor. Akdem sizce yeteri kadar engellilere hizmet verebiliyormu? İşin açıkçası bununla da ilgili kafamda soru işaretleri yok değil. Çünkü bu tür yerlerde eğitimin yanı sıra engelli bireyi gerekli şekilde eğittikten sonra istihdamının sağlanması da çok önemli. Biliyorsunuz günümüz şartlarında engellilerin işbulması diğer fiziksel anlamda sağlam olan insanlara nazaran bir hayli daha zor. Akdem engellilere yeteri kadar hizmet verebiliyor mu demiştiniz. Eğer aşağıdaki tüm soruların cevabı evetse o zaman hakikaten gerekli hizmeti verebiliyor demektir. 1) Engelli istihdamı yaratılıyor mu? ( Akdem engellileri işe yerleştirmede ne kadar başarılı ) 2) Sosyal yardımlar Yapılıyor mu? 3) Medikal yardımlar yapılıyor mu? ( Akülü tekerlekli sandalye, Manuel tekerlekli sandalye, Koltuk değneği, Beyaz baston ve yürüme cihazları ) 4) Engelli ve Ailelerine yönelik Eğitim Seminerleri Yapılıyor mu? 5) Engelli Yasal Haklar Danışmanlığı Hizmeti veriliyor mu? 6) Engellilerin Spor yapabilecekleri ve bu faaliyetlerisürdürebilecekleri herhangibir çalışma var mı? ( Zeytinburnu Belediye bünyesinde bir engelliler spor kulübünün oluşturulması ) 7) Engelli ve ciddi sıkıntı çeken ailelerine yönelik motivasyonlarını ve morallerini arttıracak sosyal olarak herhangi çalışma söz konusu mudur. 8) Zeytinburnundaki oyun parklarında engellilere göre herhangi bir düzenleme var mı? ( Mevcut oyun parklarında engelli ve engelsiz çocukların aynı yerlerde oyun oynamasının sağlanması ) 9) Görme engellilerin Zeytinburnundaki yaşamlarını kolaylaştıracak yollarda,otobüs duraklarında ve kaldırımlarda herhangi bir çalışma varmı? (Cadde üzerinde bazı noktalara kurulacak kabartma haritalarla bir takım bilgiler görme engelli için erişilir hale getirilmeli. Bu haritalar normal puntolu yazılar ve uygun kontrastlı renklerle donatılıp az görenlerin ve görenlerin de erişimi sağlanmış olmalı v.b.) Murat bey yaptığımız bu sohbetten ötürü size çok teşekkür ederiz. Estağfirullah asıl bu güzel sohbet fırsatını bana sağladığınız için ben size ve Zeytinburnu habere çok teşekkür ederim. Tekrardan tüm engelli arkadaşlarımızın ve dostlarımızın engelliler gününü kutluyor ve engelsiz bir Türkiye de yaşama dileklerimle saygı ve sevgilerimi sunuyorum. ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL RÖPORTAJ
Engelliler Haftası yaklaşırken Zeytinburnu'nda Engelleri aşmış engelli arkadaşımız Murat Yıldız ile çok özel bir söyleşi yaptık.
Öncelikle tüm engelli arkadaşlarımın yaklaşan 3 Aralık Dünya Engelliler gününü en içten dileklerimle kutluyorum.
Murat Bey Sizce engellilik nedir?
Engel dediğimiz şey bizim algılarımız nedeniyle vardır. Biz onu engel olarak algılamaktan vazgeçersek artık engel olmaktan çıkar.
Şimdi boyumuzun erişmediği için bir dolaba uzanamadığımızı düşünelim.
Peki, bunu engel olarak görüyor muyuz?
Hayır.
Bir tabureye çıkıp istediğimiz nesneye kolayca ulaşıyoruz. İşte toplumumuzda engelli bireylerin yaşadığı aynen budur.
Gereken şey sadece bir tabure olduğu halde biz, ayrımcı bakış açımızla, “engelli“ ismini verdiğimiz bir grup yaratıp, onları dışlamayı ve soyutlamayı seçiyoruz.
Yaşam ve çalışma alanlarını engelleri ortadan kaldıracak şekilde tasarlamak ve inşa etmek mümkün değil mi?
Elbette mümkün.
Ülkemizde ne yazık ki farklı olan, farklı düşünen ya da farklı hareket edenler sık sık ayrımcılığa uğramaktadır.
Peki neden?
Nasıl bir zihniyet kendine benzemeyeni reddeder, yok sayar?
Kaçımız bugüne kadar engellilerin haklarını ve bu hakların ne kadarının imkan sunulmaması nedeniyle gasp edildiğini düşündük?
Peki soruyorum size bir ülkede tüm çocukların eğitim alma hakkı varken, tekerlekli sandalyede olduğu için, görme ya da işitme engelli olduğu için bir çocuğa “bu okulda okuyamazsın” demek o çocuğun eğitim hakkının gaspı değilmidir?
Bir işe başvuran engelliye engelli olduğu için, önyargıyla “sen bu işi yapamazsın” demek, o kişinin çalışma hakkını gasp etmek değilmidir?
Burada aslında engel olan bizleriz bizlerin düşünceleri, dar kalıplarda düşünüyor olmamamız.
Toplumun azınlığının değil çoğunluğunun engelli olduğunu düşünelim bir an için.
O zaman bambaşka bir toplumda yaşıyor olurduk. Tüm yaşam ve çalışma alanları engellilere uygun olarak düzenlenirdi.
Bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemiş olan insanlığın haklar ve özgürlükler konusunda, barış içinde birlikte yaşama konusunda bu kadar geri olması beni şaşırtıyor.
Şimdi birazda olaya şöyle bakalım.
Bizler ve ailelerimiz kendimizi toplumdan soyutlamazsak kendimizi gizlemezsek toplum içeresinde daha çok olursak engellilik pisikolojisini üzerimizden daha rahat atmış oluruz.
Bana sürekli soruyorlar,Engelli hakkı diye bir şey varmıdır?
Belki çok keskin, ve çok radikal bir düşünce olucak , belkidebirçok engelli arkadaşımız banabu manada kızabilir ama bana göre hayır.
Engelliliğimin yanı sıra öncesinde ben bir insanım. Herkesin olduğu gibi benimde insan olmamdan kaynaklanan insanlık haklarım var, bakın bastıra bastıra söylüyorum engellilik hakkı demiyorum insanlık hakkından bahsediyorum.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne şöyle bir göz attığımızda ise bildirgenin ilk maddesi şöyle diyor: Tüm insanlar özgürdür ve eşit değer ve haklara sahiptir.
Bizler otobüslere,marketlere,eczanelere,fırınlara alışveriş merkezlerine,kamu binalarına herkesin girdiği gibi rahatça girebilseydik,kimseye ihtiyaç duymadan istediğimiz her şeyi özgürce yapabilseydik sizce de engelli hakkı diye bir şey olurmuydu?
Düşünün bir oyun parkı engellisi ve engelsizi aynı parkta oyun oynuyor o zaman engelsiz çocuğumuz engelli çocuğumuzun sıkıntılarını daha iyi anlamazmı?
Aynı şekilde aynı ortamı paylaşan çocuklarımızın okuduğu okulları düşünelim.
Her iki guruptan çocuklarımız okudular büyüdüler, kimisi Avukat, kimisi bürokrat, kimisi Okul müdürü ve Öğretmen oldu.
Şimdi soruyorum size bu çocuklarımız bu makamlara kavuştukları zaman geçmişte beraber oynadıkları aynı sınıfta beraber okudukları engelli arkadaşlarını hatırladıkları zaman kendi döneminde okuyan engelli bir çocuğa veya beraber çalıştığı bir engelli çalışma arkadaşına aynı sıkıntıları yaşatırlarmı?
Hayır.
Çünkü arkadaşının çektiği sıkıntıları çok iyi biliyor ve görüyorlardı.
Dolayısıyla engelsiz bir bakış ve tüm engelleri ortadan kaldırma çabası içerisinde olurlar.
Yine birbirini çok seven biri engelli diğeri engelsiz bir çifti düşünelim.Tek istedikleri iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla birbirlerine destek olup hayatlarını paylaşmak.
Biraz öncede belirttiğim gibi biz kendimizi diğer kişilerden soyutlamazsak, ayırmazsak daha fazla beraber ve iç içe olursak “vah vah çocuğa bak birde kıza bak” düşüncelerinden ve bakışlarından da kurtulmuş olur ve toplumun bizi daha çok benimsemesini,önemsemesini sağlamış oluruz.
Sizde Zeytinburnulu bir engellisiniz Zeytinburnu’nda engelliler açısından ne tür eksiklikler var?
Hemen ilk aklıma gelen bilgi evleri ve Sağlık ocakları geliyor.
Bilgi Evlerinden Engelliler de Yararlanabiliyor mu?
Hayır,
Aslında bu çok büyük bir sıkıntı buradaki mantaliteyi de işin açıkçası anlamış değilim. Çünkü iktidar partisine bağlı bir yerel yönetim var. İktidar partisinin çıkartmış olduğu engelliler ile ilgili yasalar ve kanunlarda var. Bunlardan biriside 2006 dan sora yapılacak tüm yeni yapıların engellilere göre yapılması ile ilgili. Ancak Zeytinburnu’ndaki bilgi evlerine baktığınız zaman yapılmadığını görüyorsunuz.
Dolayısıyla bilgi evlerine engelli çocuklarında girebilmeleri sağlanmalı ve buradaki eğitim çalışmalarından kendileri de faydalandırılmalıdırlar. Bu çalışmalar ancak mevcut binanın fiziki şartlarının engellilere göre uyarlanmasıyla olabilmektedir. Eğer bunları yapmazsak engelli çocuklarımızı tecrit etmiş ve de ötekileştirmiş oluruz. Bu da ayrımcılığa sebebiyet verir.
Aile Sağlık Merkezleri ( Sağlık ocakları ) ile ilgili sıkıntılar nelerdir?
Bakın sağlık ocaklarının girişlerine engelliler için rampalar yapılmış. Ancak engelli kişi sağlık ocaklarına girdiği zaman zemin katta sadece muayene oluyor. Doktor tarafından bir tahlil yada ultrason istendiğinde bu işlemler için engellinin bir aşağıdaki kata inmesi gerekiyor. Mevcut binanın fiziki şartları buna uygun olmadığı için engelli kişinin tedavi sürecinde aksamalar oluyor.
Akdem sizce yeteri kadar engellilere hizmet verebiliyormu?
İşin açıkçası bununla da ilgili kafamda soru işaretleri yok değil. Çünkü bu tür yerlerde eğitimin yanı sıra engelli bireyi gerekli şekilde eğittikten sonra istihdamının sağlanması da çok önemli. Biliyorsunuz günümüz şartlarında engellilerin işbulması diğer fiziksel anlamda sağlam olan insanlara nazaran bir hayli daha zor. Akdem engellilere yeteri kadar hizmet verebiliyor mu demiştiniz.
Eğer aşağıdaki tüm soruların cevabı evetse o zaman hakikaten gerekli hizmeti verebiliyor demektir.
1) Engelli istihdamı yaratılıyor mu?
( Akdem engellileri işe yerleştirmede ne kadar başarılı )
2) Sosyal yardımlar Yapılıyor mu?
3) Medikal yardımlar yapılıyor mu?
( Akülü tekerlekli sandalye, Manuel tekerlekli sandalye, Koltuk değneği, Beyaz baston ve yürüme cihazları )
4) Engelli ve Ailelerine yönelik Eğitim Seminerleri Yapılıyor mu?
5) Engelli Yasal Haklar Danışmanlığı Hizmeti veriliyor mu?
6) Engellilerin Spor yapabilecekleri ve bu faaliyetlerisürdürebilecekleri herhangibir çalışma var mı?
( Zeytinburnu Belediye bünyesinde bir engelliler spor kulübünün oluşturulması )
7) Engelli ve ciddi sıkıntı çeken ailelerine yönelik motivasyonlarını ve morallerini arttıracak sosyal olarak herhangi çalışma söz konusu mudur.
8) Zeytinburnundaki oyun parklarında engellilere göre herhangi bir düzenleme var mı?
( Mevcut oyun parklarında engelli ve engelsiz çocukların aynı yerlerde oyun oynamasının sağlanması )
9) Görme engellilerin Zeytinburnundaki yaşamlarını kolaylaştıracak yollarda,otobüs duraklarında ve kaldırımlarda herhangi bir çalışma varmı?
(Cadde üzerinde bazı noktalara kurulacak kabartma haritalarla bir takım bilgiler görme engelli için erişilir hale getirilmeli. Bu haritalar normal puntolu yazılar ve uygun kontrastlı renklerle donatılıp az görenlerin ve görenlerin de erişimi sağlanmış olmalı v.b.)
Murat bey yaptığımız bu sohbetten ötürü size çok teşekkür ederiz.
Estağfirullah asıl bu güzel sohbet fırsatını bana sağladığınız için ben size ve Zeytinburnu habere çok teşekkür ederim.
Tekrardan tüm engelli arkadaşlarımızın ve dostlarımızın engelliler gününü kutluyor ve engelsiz bir Türkiye de yaşama dileklerimle saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL RÖPORTAJ
Murat Bey Sizce engellilik nedir?
Engel dediğimiz şey bizim algılarımız nedeniyle vardır. Biz onu engel olarak algılamaktan vazgeçersek artık engel olmaktan çıkar.
Şimdi boyumuzun erişmediği için bir dolaba uzanamadığımızı düşünelim.
Peki, bunu engel olarak görüyor muyuz?
Hayır.
Bir tabureye çıkıp istediğimiz nesneye kolayca ulaşıyoruz. İşte toplumumuzda engelli bireylerin yaşadığı aynen budur.
Gereken şey sadece bir tabure olduğu halde biz, ayrımcı bakış açımızla, “engelli“ ismini verdiğimiz bir grup yaratıp, onları dışlamayı ve soyutlamayı seçiyoruz.
Yaşam ve çalışma alanlarını engelleri ortadan kaldıracak şekilde tasarlamak ve inşa etmek mümkün değil mi?
Elbette mümkün.
Ülkemizde ne yazık ki farklı olan, farklı düşünen ya da farklı hareket edenler sık sık ayrımcılığa uğramaktadır.
Peki neden?
Nasıl bir zihniyet kendine benzemeyeni reddeder, yok sayar?
Kaçımız bugüne kadar engellilerin haklarını ve bu hakların ne kadarının imkan sunulmaması nedeniyle gasp edildiğini düşündük?
Peki soruyorum size bir ülkede tüm çocukların eğitim alma hakkı varken, tekerlekli sandalyede olduğu için, görme ya da işitme engelli olduğu için bir çocuğa “bu okulda okuyamazsın” demek o çocuğun eğitim hakkının gaspı değilmidir?
Bir işe başvuran engelliye engelli olduğu için, önyargıyla “sen bu işi yapamazsın” demek, o kişinin çalışma hakkını gasp etmek değilmidir?
Burada aslında engel olan bizleriz bizlerin düşünceleri, dar kalıplarda düşünüyor olmamamız.
Toplumun azınlığının değil çoğunluğunun engelli olduğunu düşünelim bir an için.
O zaman bambaşka bir toplumda yaşıyor olurduk. Tüm yaşam ve çalışma alanları engellilere uygun olarak düzenlenirdi.
Bilim ve teknolojide bu kadar ilerlemiş olan insanlığın haklar ve özgürlükler konusunda, barış içinde birlikte yaşama konusunda bu kadar geri olması beni şaşırtıyor.
Şimdi birazda olaya şöyle bakalım.
Bizler ve ailelerimiz kendimizi toplumdan soyutlamazsak kendimizi gizlemezsek toplum içeresinde daha çok olursak engellilik pisikolojisini üzerimizden daha rahat atmış oluruz.
Bana sürekli soruyorlar,Engelli hakkı diye bir şey varmıdır?
Belki çok keskin, ve çok radikal bir düşünce olucak , belkidebirçok engelli arkadaşımız banabu manada kızabilir ama bana göre hayır.
Engelliliğimin yanı sıra öncesinde ben bir insanım. Herkesin olduğu gibi benimde insan olmamdan kaynaklanan insanlık haklarım var, bakın bastıra bastıra söylüyorum engellilik hakkı demiyorum insanlık hakkından bahsediyorum.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne şöyle bir göz attığımızda ise bildirgenin ilk maddesi şöyle diyor: Tüm insanlar özgürdür ve eşit değer ve haklara sahiptir.
Bizler otobüslere,marketlere,eczanelere,fırınlara alışveriş merkezlerine,kamu binalarına herkesin girdiği gibi rahatça girebilseydik,kimseye ihtiyaç duymadan istediğimiz her şeyi özgürce yapabilseydik sizce de engelli hakkı diye bir şey olurmuydu?
Düşünün bir oyun parkı engellisi ve engelsizi aynı parkta oyun oynuyor o zaman engelsiz çocuğumuz engelli çocuğumuzun sıkıntılarını daha iyi anlamazmı?
Aynı şekilde aynı ortamı paylaşan çocuklarımızın okuduğu okulları düşünelim.
Her iki guruptan çocuklarımız okudular büyüdüler, kimisi Avukat, kimisi bürokrat, kimisi Okul müdürü ve Öğretmen oldu.
Şimdi soruyorum size bu çocuklarımız bu makamlara kavuştukları zaman geçmişte beraber oynadıkları aynı sınıfta beraber okudukları engelli arkadaşlarını hatırladıkları zaman kendi döneminde okuyan engelli bir çocuğa veya beraber çalıştığı bir engelli çalışma arkadaşına aynı sıkıntıları yaşatırlarmı?
Hayır.
Çünkü arkadaşının çektiği sıkıntıları çok iyi biliyor ve görüyorlardı.
Dolayısıyla engelsiz bir bakış ve tüm engelleri ortadan kaldırma çabası içerisinde olurlar.
Yine birbirini çok seven biri engelli diğeri engelsiz bir çifti düşünelim.Tek istedikleri iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla birbirlerine destek olup hayatlarını paylaşmak.
Biraz öncede belirttiğim gibi biz kendimizi diğer kişilerden soyutlamazsak, ayırmazsak daha fazla beraber ve iç içe olursak “vah vah çocuğa bak birde kıza bak” düşüncelerinden ve bakışlarından da kurtulmuş olur ve toplumun bizi daha çok benimsemesini,önemsemesini sağlamış oluruz.
Sizde Zeytinburnulu bir engellisiniz Zeytinburnu’nda engelliler açısından ne tür eksiklikler var?
Hemen ilk aklıma gelen bilgi evleri ve Sağlık ocakları geliyor.
Bilgi Evlerinden Engelliler de Yararlanabiliyor mu?
Hayır,
Aslında bu çok büyük bir sıkıntı buradaki mantaliteyi de işin açıkçası anlamış değilim. Çünkü iktidar partisine bağlı bir yerel yönetim var. İktidar partisinin çıkartmış olduğu engelliler ile ilgili yasalar ve kanunlarda var. Bunlardan biriside 2006 dan sora yapılacak tüm yeni yapıların engellilere göre yapılması ile ilgili. Ancak Zeytinburnu’ndaki bilgi evlerine baktığınız zaman yapılmadığını görüyorsunuz.
Dolayısıyla bilgi evlerine engelli çocuklarında girebilmeleri sağlanmalı ve buradaki eğitim çalışmalarından kendileri de faydalandırılmalıdırlar. Bu çalışmalar ancak mevcut binanın fiziki şartlarının engellilere göre uyarlanmasıyla olabilmektedir. Eğer bunları yapmazsak engelli çocuklarımızı tecrit etmiş ve de ötekileştirmiş oluruz. Bu da ayrımcılığa sebebiyet verir.
Aile Sağlık Merkezleri ( Sağlık ocakları ) ile ilgili sıkıntılar nelerdir?
Bakın sağlık ocaklarının girişlerine engelliler için rampalar yapılmış. Ancak engelli kişi sağlık ocaklarına girdiği zaman zemin katta sadece muayene oluyor. Doktor tarafından bir tahlil yada ultrason istendiğinde bu işlemler için engellinin bir aşağıdaki kata inmesi gerekiyor. Mevcut binanın fiziki şartları buna uygun olmadığı için engelli kişinin tedavi sürecinde aksamalar oluyor.
Akdem sizce yeteri kadar engellilere hizmet verebiliyormu?
İşin açıkçası bununla da ilgili kafamda soru işaretleri yok değil. Çünkü bu tür yerlerde eğitimin yanı sıra engelli bireyi gerekli şekilde eğittikten sonra istihdamının sağlanması da çok önemli. Biliyorsunuz günümüz şartlarında engellilerin işbulması diğer fiziksel anlamda sağlam olan insanlara nazaran bir hayli daha zor. Akdem engellilere yeteri kadar hizmet verebiliyor mu demiştiniz.
Eğer aşağıdaki tüm soruların cevabı evetse o zaman hakikaten gerekli hizmeti verebiliyor demektir.
1) Engelli istihdamı yaratılıyor mu?
( Akdem engellileri işe yerleştirmede ne kadar başarılı )
2) Sosyal yardımlar Yapılıyor mu?
3) Medikal yardımlar yapılıyor mu?
( Akülü tekerlekli sandalye, Manuel tekerlekli sandalye, Koltuk değneği, Beyaz baston ve yürüme cihazları )
4) Engelli ve Ailelerine yönelik Eğitim Seminerleri Yapılıyor mu?
5) Engelli Yasal Haklar Danışmanlığı Hizmeti veriliyor mu?
6) Engellilerin Spor yapabilecekleri ve bu faaliyetlerisürdürebilecekleri herhangibir çalışma var mı?
( Zeytinburnu Belediye bünyesinde bir engelliler spor kulübünün oluşturulması )
7) Engelli ve ciddi sıkıntı çeken ailelerine yönelik motivasyonlarını ve morallerini arttıracak sosyal olarak herhangi çalışma söz konusu mudur.
8) Zeytinburnundaki oyun parklarında engellilere göre herhangi bir düzenleme var mı?
( Mevcut oyun parklarında engelli ve engelsiz çocukların aynı yerlerde oyun oynamasının sağlanması )
9) Görme engellilerin Zeytinburnundaki yaşamlarını kolaylaştıracak yollarda,otobüs duraklarında ve kaldırımlarda herhangi bir çalışma varmı?
(Cadde üzerinde bazı noktalara kurulacak kabartma haritalarla bir takım bilgiler görme engelli için erişilir hale getirilmeli. Bu haritalar normal puntolu yazılar ve uygun kontrastlı renklerle donatılıp az görenlerin ve görenlerin de erişimi sağlanmış olmalı v.b.)
Murat bey yaptığımız bu sohbetten ötürü size çok teşekkür ederiz.
Estağfirullah asıl bu güzel sohbet fırsatını bana sağladığınız için ben size ve Zeytinburnu habere çok teşekkür ederim.
Tekrardan tüm engelli arkadaşlarımızın ve dostlarımızın engelliler gününü kutluyor ve engelsiz bir Türkiye de yaşama dileklerimle saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL RÖPORTAJ
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

