'Başkan Murat Aydın Niçin Başarısız Görülüyor?'
GÜNDEM
14.11.2011 - 17:14, Güncelleme:
14.11.2011 - 17:14
'Başkan Murat Aydın Niçin Başarısız Görülüyor?'
Zeytinburnu Haber Gazetesi'nin çiçeği burnunda yazarı Mehmet Bayram Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ile ilgili çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.İşte O YAZI..
Zeytinburnu Haber anketini takip edenler bilir, Murat Aydın başarısız bulunuyor. Başarısız bulanların yanında çekimser olanlar da var. Yani tereddüt içerisinde olan bir kesim de bulunuyor. Başarısız bulanlara “neden ?” diye sorsak, çok da somut şeyler söyleyemeyeceklerdir. Anketi geçelim, kimle konuşsak Başkan bir daha aday olsa, seçilemez veya Merkez Aday göstermez türü laflar ediyorlar. Konuştuğumuz kişiler ölçü değil ve geneli bağlamaz ama neden böyle konuşuyorlar. Mantık silsilesi içeresinde irdelemek istiyorum. BAŞKAN AYDIN’IN YOLSUZLUĞU MU VAR? Sayın Başkanın yolsuzluğu var mıdır? Olsa idi CHP bunu mutlaka bayraklaştırır ve cümle âleme duyururdu. Olmadığının diğer bir delili CHP son seçimlerde “kentsel dönüşüm” üzerinden vurmaya çalıştı. Yolsuzluğu olsa idi o kanalı daha çok kullanırdı. Diğer bir delil üçüncü kez başkan olmasına rağmen basında bu konu ile alakalı bir haberin çıkmaması. Bir haber çıktı, doğru değildi ki o haberin üzerine çok da gitmediler. Demek ki yolsuzluğu yok. Hatta şu an sağda solda yükselen gökdelenlerle alakalı en ufak bir ima bile bulunmamakta. Olsa idi şu an yapardı diye düşünüyorum. Milyon dolarlık işler, öyle bir niyeti olsa neden kendini müstağni tutsun ki? Hatta mevcut ekibi için bile çok somut bir şekilde konuşulamamaktadır. ALT YAPI BİTİRİLDİ AMA YA ÜST YAPI? Başkan çalışmadı mı? Maltepe’yi saymazsak ki zaten çoğunluğu işyeri, Zeytinburnu çok büyük bir yer değil. Tercüman evleri, Erikli Baba Türbesi, TEDAŞ ve Real İstanbul arasında kalan kare şeklinde küçük bir yer. Burada ne yapılabilirdi ki. Tüm yollar yapıldı, çıkmaz sokaklar araba geçecek hale getirilip ana yollarla bağlantılı hale getirildi. Burada Emniyet Müdürümüze bir şey söylemek istiyorum. Başkanın açtığı bazı ara yollar, oradaki kişiler tarafından her iki başına araba park edilerek kullanılmaz hale getirilmiştir. Bunu lütfen çözsün ve yolları kapatanları cezalandırsın. En ücra yerler ışıklandırıldı. Herkesin evinin önünden yol geçiyor ki bu çok önemlidir. Zaten öyle olmalıydı diye bir söylem yanlış olacaktı ki öyle değildi, bunu Başkan yaptı. Nerde ise çıkmaz sokak yok artık ilçemizde. Park yapılacak ne kadar yer varsa park haline getirilip, halkın kullanımına açıldı. Kültür merkezleri, bilgi evleri v.b birçok yer açıldı. Alt yapı bitirildi, tüm iletişim ve elektrik kabloları yerin altına alındı. Yapılamayan varsa teklif getirseler Başkan onu da yapacaktır. Yani icraatları olan bir başkan, çalışmış, oturmamış. Aslında çok da objektif olmayan subjektif bir mevzu gibi görünse de Başkan’ın bu konuda başarılı veya başarısız olduğunu diğer belediye başkanları kendi ilçelerinde neler yapmışlar kıyaslayarak da bir sonuca varılabilir. BAŞKAN AYDIN ÇOK MU GURURLU? Gurulu, kibirli bir başkan mıdır? Firavun gibi mi gezmektedir. Zannediyorum, Başkan’a muhalif olanlar bile bunu söyleyemez. Etrafındakilerin engellemesi dışında herkes Başkan ile rahatlıkla görüşebilmektedir. Hele başkanın nerde ise Zeytinburnu’nda yapılan her programa katılması ile kendisine en kolay ulaşılan Başkan unvanını bile alabilir. Kendisi ile konuşmak isteyenler ile konuşması, derdi olanı dinlemesi, kılık, kıyafet ve yaşam tarzı ile kendisini halktan soyutlamaması da bunun en güzel delillerinden biridir. Halkın arasında, halktan biri olarak durmaktadır. Toplantılara geldiğimizde mütevaziliğinden bazen Başkanın orada olduğunu bile anlayamıyoruz. Kabuğuna çekilen, içine kapanık, tembel biri midir? Bunu da söyleyemeyiz. Cenaze törenleri dâhil her yere giden bir başkanımız var. Geleneksel Merkez Efendi günleri, Cumhuriyet koşuları, evlere fesleğen dağıtmalar, Yöresel günler düzenlemeleri, milli ve dini bayramlarda yapılan aktiviteler, daha da sayabiliriz. Aktif ve hayatın içinde bir Başkanımız var.Daha da sıralayabiliriz. Hepsinin sonu aynı şekilde bitecek. Uzatmak da istemiyorum. Yolsuzluğu yok, gururlu, kibirli değil, ilçeye bir sürü eser kazandırmış, çalışkan bir Başkan olmasına rağmen neden başarısız bulunuyor? Zannediyorum Başkan da bu soruyu kendine sorarak, “anlayamıyorum, daha ne yapayım. Diyordur. BİZİM BAŞKAN GALİBA YÜZME BİLMİYOR! Başkanın durumu, o meşhur fıkrada ki gibi, hepsini anlatmayacağım, sonunu anlatayım, hani ertesi gün tüm gazeteler, denizde yürüyen başkanı görüp yazmış ya, ”Başkan yüzme bilmiyor.” diye. Aynen o durum gibi. BAŞKAN MURAT AYDIN NEDEN Mİ BAŞARISIZ? Ben burada “NEDEN ?” sorusunun cevabını arayacağım. Neden Başkan başarısız bulunuyor? Birincisi Başkan kendini anlatamadığı gibi reklamını da yapamıyor. En kötüsü böyle bir ekipten de mahrum bulunmaktadır. Başkan, Hak dostu olsa, yaptığı işler de temel prensip Allah Rızası olacağından kimsenin bilmemesi makbul bir davranıştır. Fakat bulunduğu yere seçimle gelen biri için, yaptıklarının halk tarafından bilinmesi ve bunun profesyonel bir ekip tarafından pazarlanması gerekmektedir. Başkan ne kendini anlatabilmekte, ne yaptıklarını pazarlayabilmekte ne de bu işi yapacak bir ekibi bulunmaktadır. Varsa bile hemen değiştirmesi gerekmektedir ki, Başkanı başarısız ve seçime girse seçilemeyecek şekilde göstertmiştir. Başkan bir nevi yaptıklarını toprak altına gömmekte ve mevcut ekibi de buna müsaade etmektedir. Öncelikle yapması gereken çok iyi bir “reklam, basın ve halkla ilişkiler uzmanı ve bu kişi altında bir ekip oluşturması” gerekmektedir. Bu ekip, başlarındaki uzman kişi ile beraber tek yapmaları gereken şey, yapılan tüm işlerden basını ve halkı haberdar edecek ve herkesin haberdar olmasını sağlayacaktır. Yerel ve genel basın mensupları aranacak ve Zeytinburnu’nda çakılan her çivinin müspet manada haber olması sağlanacaktır. İsmini vermeyeyim, meşhur bir belediye başkanı vardı, bir ağaç dikse tüm basını çağırır ve yeterli katılım olmaz ise o açılışı iptal ederdi. Başkan öyle veya böyle, bir şekilde yerel basında her gün, genel basında da haftada bir mutlaka müspet manada haber olmalıdır. Bunu da O yoğunlukta Başkan sağlayamayacağından, ancak profesyonel bir ekip sağlayacaktır. Bugün başarının en önemli faktörlerinden biri reklamdır ve seçmene de ancak bu şekilde ulaşıp kamuoyu oluşturulabilir. Ekip de Başkana her hafta rapor verecek ve hedeflerini açıklayacaktır. SARIGÜL MODELİ BENCE DİKKATE ALINMALIDIR Ayrıca bu ekip, Başkana yol gösterecektir. ABD’de ki profesyonel ekipler gibi. Şunu yaparsanız iyi olur, şunu yaparsanız gündeme geliriz, şunu sakın yapmayın gibi. Bu ekip Televizyon ve Radyo programlarını organize edecek, yerel basın ile ayda bir röportaj yaptıracak, Başkanlı veya Başkansız, sürekli Başkanın haber olmasını sağlayacaktır. Bugün bunu en iyi yapan Mustafa Sarıgül’dür ve arkasına parti desteği almadan başkan olabilen tek kişidir. Hatta son seçimde karşısına CHP aynı adı taşıyan birini aday yapmıştır ki, Mustafa Sarıgül ezerek başkan olmuştur. Kısaca ilk yapması gereken, Başkanı anlatacak ve Çok iyi bir şekilde reklamını yapacak bir ekip oluşturması gerekmektedir. Şu andaki başarısız görünmesinin altında böyle bir ekibin olmaması veya varsa da etkin çalışmayan bir ekibe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Yapması gereken böyle bir ekip kurmak, olanı da lağvetmektir. Bu bir lüks değil, mevcut demokratik sistemlerde olmazsa olmazlardandır. BAŞKAN AYDIN SON FIRÇAYI BİR TÜRLÜ VURMUYOR! Başkanın diğer bir eksikliği, eserlerini yapıyor fakat sanki eksik bırakıyor gibi. Sanki son fırçayı vurmuyor. Bir belediye, sağladığı imkanlar ile Halkını İlçesinde tutabiliyor ve eğlendirebiliyor ise, Bu belediye bence en başarılı belediyedir. Mesela ilçemizin alışveriş merkezi bunu sağlamaktadır. Halkımız başka AVM’lere gitme lüzumu hissetmiyor. Marmara Forum bana daha yakın olmasına rağmen ben sadece meraktan bir kez gittim. Her zaman Olivium’u tercih ettim ki, bu da Olivium’un başarılı olduğu anlamına gelir. Başkan Merkez Efendi parkı, botanik bahçesi, Stadın oradaki parklar, Merkez Efendi Külliyesi düzenlemeleri, TEDAŞ’ın oradaki park gibi çok güzel eserler yaptı. Fakat ben ailem ile bu parklara gidemiyorum. Florya’ya gidiyorum, Avcılar ve Cankurtaran belediye tesislerine gidiyorum, ama bu parklara ailem veya dostlarım ile gidemiyorum. Çünkü aradığım her şeyi bulamıyorum. Hal böyle olunca bu yapılan parklar benim için bir şey ifade etmiyor. Sayın Başkan, bu yapılan yerlere en azından Cankurtaran’da ki parkta yapıldığı gibi küçük bir yer yapsa ve burada uygun fiyata çay, kahve, simit, poğaça, döner ekmek türü şeyler satsa idi, ben hiçbir zaman diğer yerlere gitmeyecek, aklıma bile getirmeyecektim. Sahile böyle bir yer yapılabilirdi, belediyenin bahçesine yapılabilirdi. Diyorum ya Başkan son fırçayı vurmayınca eksik kalıyor. Merkez Efendi külliyesinin yanına ailelerin rahatlıkla çay içip, simit poğaça satın alacağı yerler yaptırabilirdi. Ben Fatih Belediyesinin, Topkapı surlarının yanında açtığı sosyal tesise bile gittim, fakat ailem ile yukarıda saydığım yerlere gitmedim. Çünkü o surun dibindeki yerde bile rahatlıkla çayımı içip, yemeğimi yiyebiliyorum. O yüzden bu yapılan yerlere bir türlü benim de diyemedim. Ne olurdu Sayın Başkan, tüm yukarıda saydığım yerlere insanların çay içip, simit ve poğaçasını alabileceği, yazın soğuk sıcak içeceklerini alıp, dondurmasını yiyeceği yerler yaptırsa idiniz. O zaman Zeytinburnu halkı yapılan eserlerin farkına varacaktı. Çok güzel parklar yaptırdınız fakat benim ailem veya dostlarım ile oraya gidebilmem için en azından Cankurtaranda ki parkta yapılan küçük büfe gibi bir şey yapmanız ve halka uygun fiyat ile vermeniz lazım. Sur kafe’de ki gibi değil. Sur kafe, halka değil belli bir gelir grubuna hitap eden ve müşterileri belli olan bir yer. O yüzden bana Florya ve Cankurtaran uzak olmasına rağmen daha sıcak geliyor ve oralara benim diyebiliyorum ama Zeytinburnu’n da yapılan yerlere benim diyemiyorum. Mesela İstanbul da çok nadir bulunan Botanik Bahçesi bir kere gezdim. İkincisi olmadı. Oturulacak bir yer yok. Belki de olmamalı ama karşısında ki Merkez Efendi parkına geçip gezdikten sonra orada hem çayımı içip, hem de tatlı veya unlu mamuller alacağım bir yer mutlaka olmalıydı. Ben ilçemdeki parkları olivium gibi görürsem o zaman Sayın başkan da başarılı olacaktır. Başkan bazen haksız ithamlara maruz kalmakta ve haklılığını anlatamamaktadır. Anlatamayınca ve kendini savunmadığı için anlatılanlar Halk tarafından doğru kabul edilmektedir. Mesela tazeliğini halen devam ettiren yıkılan amatör kulüp binaları mevzusu vardır. Haksız yere suçlanmış ve hatta bir kulüp başkanı bununla alakalı fikriyatına tamamen zıt kişiler ile yürüyüş yapıp sonrasında akıl almayacak bir şekilde, tüm geçmişini sıfırlayarak onların tarafında yer alarak siyasi hayatına devam etmiştir. Bu olumsuz durumda kulüp başkanlarının Asgari Müşterekler de buluşma yerine “uzlaşmaz ve illa benim istediğim olacak.” tarzında ki anlamsız üsluplarının da çok büyük etkisi olmuştur. BELEDİYE BAŞKANI AYDIN KULÜPLERİ MAĞDUR ETMİŞTİR Görünen ve bilinen, Sayın Başkanın kulüp binalarını yıkarak, birçok gencimizi mağdur ettiğidir ve bu durum her mahfilde mevcut kulüpler tarafından yüzüne vurulmaktadır. Aslında gerçekte olan nedir? Başkan Arsa vermek ile kalmamış bir de hemen yanlarına saha yaparak onlara çok güzel bir imkân sağlamıştır. Mevcut yıkılan kulüpler arsayı almaya kalksalar hiçbiri alamazdı. Kulüplerin görünen tek zararı kulüp yaparken harcadıkları masraftır. Aslında o da zarar mı anlatınca olmadığı görülecektir. Kulüpler yıkılmadan önce elektrik parası vermiyorlardı ki bu bir kardır. İkicisi mevcut yerlerinde kira vermiyorlardı bu da kardır. Orada oldukları müddetçe başka yerde olsalardı kira vereceklerdi. Başkan her sene tüm kulüplere belli bir para karşılığı malzeme yardımında bulunmaktadır. Gidilen maçlara servis ayarlamaktadır. Tüm bu yapılan yardımları yıllık bazda nakde çevirseler ve şu ana kadar aldıkları yılla çarpsalar, zannediyorum iki kere kulüp kurarlardı. Yani yıkılan kulüplerin bir zararı olmadığı gibi halen de Başkan tarafından kendilerine yardım da edilmektedir. Bir de kulüplerin yıkılacağı çok önceden haber verilmesine rağmen kulüplerin buna karşı kendilerini hazırlamamaları da var. Buda kulüp yöneticilerinin sorumsuzluğudur. Sonuçta daha güzel bir sahaya ve sahanın yanlarında malzemelerini koyabilecekleri küçük bir odaya da sahip oldular. Haksızlık verilmeyen bir haktan dolayı olur. Mevcut kulüpler arsayı kendileri mi aldılar? Hayır. Yaptıkları masrafın daha fazlasını Sayın Başkan kendilerine vermiş midir? Evet. Halen de almaya devam ediyorlar mı? Evet. Bilemiyorum diğer İlçe Belediye Başkanları her yıl kendi ilçelerinde bulunan amatör kulüplere malzeme yardımında bulunup, saha yapıp her maçlarına servis veriyor mudur? Veya İstanbul da böyle kaç tane Belediye Başkanı vardır ki, kendi bulunduğu beldedeki amatör kulüplere yardım ediyordur. Bu bir hak değil, Sayın Başkan tarafından kulüplere sunulan bir “lütufdur.” Şimdi böyle bir durumda Sayın Başkan’ın kendilerine lütfen verdiği yardımları “Hak” olarak görüp, bunun üzerinden Başkan’ı suçlamak ne kadar doğrudur. Burada Başkan’ı suçlamak ne kadar yanlış ise, Sayın Başkan’ın bu doğruları anlatmaması da ayrı bir yanlıştır. Kaale almamak ayrı bir şeydir, asil bir duruş sergileyip cevap vermemek ayrıdır, yapılması gerekeni yapmayıp beklemek ayrıdır. Bence yapılması gereken, bu konuların konuşulması gerektiği yerlerde sayın Başkan’ın bu mevzuyu ariz amik olarak açıklaması, kamuoyu ile paylaşmasıydı. Bu da yetmez, mahalli Basın ile bu konuyu röportaj şeklinde konuşması idi. Mimar Sinan’ın, ”Minare Yamuk” diyen çocuğu nasıl ikna ettiğini ve bunu niçin yaptığını çok iyi biliyoruz. ZEYTİNBURNUSPOR’U SAHİPSİZ BIRAKMAK BÜYÜK BİR HATAYDI Bir de bana göre Sayın Başkan’ın İradi olarak yaptığı en büyük yanlışlık, kendisine ne kadar çirkin davranılsa da “Zeytinburnu Spor’a” desteğini kesmeyecekti. Kendisine küfredenler, hakaret edenler ve buna sebep olanlar kendilerinin ne kadar da terbiyesiz ve seviyesiz bir karakterde olduğunu gösterseler de Sayın başkan, tüm bu kişilere “Mevlana Anlayışı” ile cevap vermeliydi. Mevlana yolda yürürken, bazı kişiler “Gel, ne olursan ol, gel” sözünden dolayı ağza alınmayacak hakaretler de bulununca, tebessüm ederek onlara dönüyor ve o kişilere “Sen de gel, benim gönlüm sana da açık, senide kucaklar.” diyor. Bence Başkan, bu şekilde davranmalı ve Kulübe sahip çıkmakla kalmayıp, sahip çıkacak kişileri de ayarlamalıydı. Fakat tam tersini yapıp kulübe sırtını döndü. Bu yakışmadı. Burada da Sayın Başkan’a yol gösterecek dirayetli bir ekip eksikliği hissedilmekte. Yaptığınız yanlış deyip, dirayetle Başkan’ı hatadan döndürmeliydi. Sayın başkan’ın bu tavrı onun en büyük handikabı durumunda. Sayın Başkan, küstüğü bir mevzuya bir daha dönmediği gibi küstüğü bir kişi ile de araya mesafe koyuyor ve o kişiyi kendisinden uzaklaştırıyor. Sayın başkan, ”Rabbinin sana olan mumalesini ölçü kabul ederek, insanlara öyle yanaş.” düsturunu benimseyerek hareket etmeli. Rabbimiz biz ne kadar hata da etsek, dualarımıza cevap vermekte ve tövbe edin kabul edeyim demektedir. Bizim de kendimize örnek almamız gereken davranış biçimi budur. Peygamber efendimiz (a.s) Amcasını öldüren Vahşi’yi (r.a) affetmiş ve kucaklamıştır. Sayın başkan kimseye küsmemeli, araya mesafe koymamalı. İnsanlar kendi karakterlerini gösterir. Size âlicenaplık, hayırhahlık ve müsamaha yakışır. BANA KALSA 4.DÖNEM DE YİNE MURAT AYDIN DERİM… Konu uzun, yer dar. Bu konuya ileride tekrar değinmek istiyorum. Ben Sayın Başkanımızı seviyorum ve tekrar Başkanımız olarak görmek isterim. Yerine ismi düşünülen ve telaffuz edilen kişilerden ziyade Sayın Başkan’ın olmasını daha çok arzu ederim. Çok geç değil. Bu olumsuz imajı yıkmak sizin elinizde, başkasının değil. İsterseniz rahatlıkla herkese kendinizi sevdirebilirsiniz. Yanlış kanaatleri ve yapılan yanlışlıkları rahatlıkla düzeltebilirsiniz. Ben âcizane kendi görüşlerimi yazdım. Bazen de basiret bağlanır, kader hükmünü icra eder. Bu durumda da bize teslimiyet düşer. ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL-MEHMET BAYRAM
Zeytinburnu Haber Gazetesi'nin çiçeği burnunda yazarı Mehmet Bayram Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ile ilgili çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.İşte O YAZI..
Zeytinburnu Haber anketini takip edenler bilir, Murat Aydın başarısız bulunuyor. Başarısız bulanların yanında çekimser olanlar da var. Yani tereddüt içerisinde olan bir kesim de bulunuyor. Başarısız bulanlara “neden ?” diye sorsak, çok da somut şeyler söyleyemeyeceklerdir. Anketi geçelim, kimle konuşsak Başkan bir daha aday olsa, seçilemez veya Merkez Aday göstermez türü laflar ediyorlar. Konuştuğumuz kişiler ölçü değil ve geneli bağlamaz ama neden böyle konuşuyorlar. Mantık silsilesi içeresinde irdelemek istiyorum.
BAŞKAN AYDIN’IN YOLSUZLUĞU MU VAR?
Sayın Başkanın yolsuzluğu var mıdır? Olsa idi CHP bunu mutlaka bayraklaştırır ve cümle âleme duyururdu. Olmadığının diğer bir delili CHP son seçimlerde “kentsel dönüşüm” üzerinden vurmaya çalıştı. Yolsuzluğu olsa idi o kanalı daha çok kullanırdı. Diğer bir delil üçüncü kez başkan olmasına rağmen basında bu konu ile alakalı bir haberin çıkmaması. Bir haber çıktı, doğru değildi ki o haberin üzerine çok da gitmediler. Demek ki yolsuzluğu yok. Hatta şu an sağda solda yükselen gökdelenlerle alakalı en ufak bir ima bile bulunmamakta. Olsa idi şu an yapardı diye düşünüyorum. Milyon dolarlık işler, öyle bir niyeti olsa neden kendini müstağni tutsun ki? Hatta mevcut ekibi için bile çok somut bir şekilde konuşulamamaktadır.
ALT YAPI BİTİRİLDİ AMA YA ÜST YAPI?
Başkan çalışmadı mı? Maltepe’yi saymazsak ki zaten çoğunluğu işyeri, Zeytinburnu çok büyük bir yer değil. Tercüman evleri, Erikli Baba Türbesi, TEDAŞ ve Real İstanbul arasında kalan kare şeklinde küçük bir yer. Burada ne yapılabilirdi ki. Tüm yollar yapıldı, çıkmaz sokaklar araba geçecek hale getirilip ana yollarla bağlantılı hale getirildi. Burada Emniyet Müdürümüze bir şey söylemek istiyorum. Başkanın açtığı bazı ara yollar, oradaki kişiler tarafından her iki başına araba park edilerek kullanılmaz hale getirilmiştir. Bunu lütfen çözsün ve yolları kapatanları cezalandırsın. En ücra yerler ışıklandırıldı. Herkesin evinin önünden yol geçiyor ki bu çok önemlidir. Zaten öyle olmalıydı diye bir söylem yanlış olacaktı ki öyle değildi, bunu Başkan yaptı. Nerde ise çıkmaz sokak yok artık ilçemizde. Park yapılacak ne kadar yer varsa park haline getirilip, halkın kullanımına açıldı. Kültür merkezleri, bilgi evleri v.b birçok yer açıldı. Alt yapı bitirildi, tüm iletişim ve elektrik kabloları yerin altına alındı. Yapılamayan varsa teklif getirseler Başkan onu da yapacaktır. Yani icraatları olan bir başkan, çalışmış, oturmamış. Aslında çok da objektif olmayan subjektif bir mevzu gibi görünse de Başkan’ın bu konuda başarılı veya başarısız olduğunu diğer belediye başkanları kendi ilçelerinde neler yapmışlar kıyaslayarak da bir sonuca varılabilir.
BAŞKAN AYDIN ÇOK MU GURURLU?
Gurulu, kibirli bir başkan mıdır? Firavun gibi mi gezmektedir. Zannediyorum, Başkan’a muhalif olanlar bile bunu söyleyemez. Etrafındakilerin engellemesi dışında herkes Başkan ile rahatlıkla görüşebilmektedir. Hele başkanın nerde ise Zeytinburnu’nda yapılan her programa katılması ile kendisine en kolay ulaşılan Başkan unvanını bile alabilir. Kendisi ile konuşmak isteyenler ile konuşması, derdi olanı dinlemesi, kılık, kıyafet ve yaşam tarzı ile kendisini halktan soyutlamaması da bunun en güzel delillerinden biridir. Halkın arasında, halktan biri olarak durmaktadır. Toplantılara geldiğimizde mütevaziliğinden bazen Başkanın orada olduğunu bile anlayamıyoruz.
Kabuğuna çekilen, içine kapanık, tembel biri midir? Bunu da söyleyemeyiz. Cenaze törenleri dâhil her yere giden bir başkanımız var. Geleneksel Merkez Efendi günleri, Cumhuriyet koşuları, evlere fesleğen dağıtmalar, Yöresel günler düzenlemeleri, milli ve dini bayramlarda yapılan aktiviteler, daha da sayabiliriz. Aktif ve hayatın içinde bir Başkanımız var.Daha da sıralayabiliriz. Hepsinin sonu aynı şekilde bitecek. Uzatmak da istemiyorum. Yolsuzluğu yok, gururlu, kibirli değil, ilçeye bir sürü eser kazandırmış, çalışkan bir Başkan olmasına rağmen neden başarısız bulunuyor? Zannediyorum Başkan da bu soruyu kendine sorarak, “anlayamıyorum, daha ne yapayım. Diyordur.
BİZİM BAŞKAN GALİBA YÜZME BİLMİYOR!
Başkanın durumu, o meşhur fıkrada ki gibi, hepsini anlatmayacağım, sonunu anlatayım, hani ertesi gün tüm gazeteler, denizde yürüyen başkanı görüp yazmış ya, ”Başkan yüzme bilmiyor.” diye. Aynen o durum gibi.
BAŞKAN MURAT AYDIN NEDEN Mİ BAŞARISIZ?
Ben burada “NEDEN ?” sorusunun cevabını arayacağım. Neden Başkan başarısız bulunuyor?
Birincisi Başkan kendini anlatamadığı gibi reklamını da yapamıyor. En kötüsü böyle bir ekipten de mahrum bulunmaktadır. Başkan, Hak dostu olsa, yaptığı işler de temel prensip Allah Rızası olacağından kimsenin bilmemesi makbul bir davranıştır. Fakat bulunduğu yere seçimle gelen biri için, yaptıklarının halk tarafından bilinmesi ve bunun profesyonel bir ekip tarafından pazarlanması gerekmektedir. Başkan ne kendini anlatabilmekte, ne yaptıklarını pazarlayabilmekte ne de bu işi yapacak bir ekibi bulunmaktadır. Varsa bile hemen değiştirmesi gerekmektedir ki, Başkanı başarısız ve seçime girse seçilemeyecek şekilde göstertmiştir. Başkan bir nevi yaptıklarını toprak altına gömmekte ve mevcut ekibi de buna müsaade etmektedir.
Öncelikle yapması gereken çok iyi bir “reklam, basın ve halkla ilişkiler uzmanı ve bu kişi altında bir ekip oluşturması” gerekmektedir. Bu ekip, başlarındaki uzman kişi ile beraber tek yapmaları gereken şey, yapılan tüm işlerden basını ve halkı haberdar edecek ve herkesin haberdar olmasını sağlayacaktır. Yerel ve genel basın mensupları aranacak ve Zeytinburnu’nda çakılan her çivinin müspet manada haber olması sağlanacaktır. İsmini vermeyeyim, meşhur bir belediye başkanı vardı, bir ağaç dikse tüm basını çağırır ve yeterli katılım olmaz ise o açılışı iptal ederdi. Başkan öyle veya böyle, bir şekilde yerel basında her gün, genel basında da haftada bir mutlaka müspet manada haber olmalıdır. Bunu da O yoğunlukta Başkan sağlayamayacağından, ancak profesyonel bir ekip sağlayacaktır. Bugün başarının en önemli faktörlerinden biri reklamdır ve seçmene de ancak bu şekilde ulaşıp kamuoyu oluşturulabilir. Ekip de Başkana her hafta rapor verecek ve hedeflerini açıklayacaktır.
SARIGÜL MODELİ BENCE DİKKATE ALINMALIDIR
Ayrıca bu ekip, Başkana yol gösterecektir. ABD’de ki profesyonel ekipler gibi. Şunu yaparsanız iyi olur, şunu yaparsanız gündeme geliriz, şunu sakın yapmayın gibi. Bu ekip Televizyon ve Radyo programlarını organize edecek, yerel basın ile ayda bir röportaj yaptıracak, Başkanlı veya Başkansız, sürekli Başkanın haber olmasını sağlayacaktır. Bugün bunu en iyi yapan Mustafa Sarıgül’dür ve arkasına parti desteği almadan başkan olabilen tek kişidir. Hatta son seçimde karşısına CHP aynı adı taşıyan birini aday yapmıştır ki, Mustafa Sarıgül ezerek başkan olmuştur. Kısaca ilk yapması gereken, Başkanı anlatacak ve Çok iyi bir şekilde reklamını yapacak bir ekip oluşturması gerekmektedir. Şu andaki başarısız görünmesinin altında böyle bir ekibin olmaması veya varsa da etkin çalışmayan bir ekibe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Yapması gereken böyle bir ekip kurmak, olanı da lağvetmektir. Bu bir lüks değil, mevcut demokratik sistemlerde olmazsa olmazlardandır.
BAŞKAN AYDIN SON FIRÇAYI BİR TÜRLÜ VURMUYOR!
Başkanın diğer bir eksikliği, eserlerini yapıyor fakat sanki eksik bırakıyor gibi. Sanki son fırçayı vurmuyor. Bir belediye, sağladığı imkanlar ile Halkını İlçesinde tutabiliyor ve eğlendirebiliyor ise, Bu belediye bence en başarılı belediyedir. Mesela ilçemizin alışveriş merkezi bunu sağlamaktadır. Halkımız başka AVM’lere gitme lüzumu hissetmiyor. Marmara Forum bana daha yakın olmasına rağmen ben sadece meraktan bir kez gittim. Her zaman Olivium’u tercih ettim ki, bu da Olivium’un başarılı olduğu anlamına gelir. Başkan Merkez Efendi parkı, botanik bahçesi, Stadın oradaki parklar, Merkez Efendi Külliyesi düzenlemeleri, TEDAŞ’ın oradaki park gibi çok güzel eserler yaptı. Fakat ben ailem ile bu parklara gidemiyorum. Florya’ya gidiyorum, Avcılar ve Cankurtaran belediye tesislerine gidiyorum, ama bu parklara ailem veya dostlarım ile gidemiyorum. Çünkü aradığım her şeyi bulamıyorum. Hal böyle olunca bu yapılan parklar benim için bir şey ifade etmiyor. Sayın Başkan, bu yapılan yerlere en azından Cankurtaran’da ki parkta yapıldığı gibi küçük bir yer yapsa ve burada uygun fiyata çay, kahve, simit, poğaça, döner ekmek türü şeyler satsa idi, ben hiçbir zaman diğer yerlere gitmeyecek, aklıma bile getirmeyecektim. Sahile böyle bir yer yapılabilirdi, belediyenin bahçesine yapılabilirdi. Diyorum ya Başkan son fırçayı vurmayınca eksik kalıyor. Merkez Efendi külliyesinin yanına ailelerin rahatlıkla çay içip, simit poğaça satın alacağı yerler yaptırabilirdi. Ben Fatih Belediyesinin, Topkapı surlarının yanında açtığı sosyal tesise bile gittim, fakat ailem ile yukarıda saydığım yerlere gitmedim. Çünkü o surun dibindeki yerde bile rahatlıkla çayımı içip, yemeğimi yiyebiliyorum. O yüzden bu yapılan yerlere bir türlü benim de diyemedim. Ne olurdu Sayın Başkan, tüm yukarıda saydığım yerlere insanların çay içip, simit ve poğaçasını alabileceği, yazın soğuk sıcak içeceklerini alıp, dondurmasını yiyeceği yerler yaptırsa idiniz. O zaman Zeytinburnu halkı yapılan eserlerin farkına varacaktı. Çok güzel parklar yaptırdınız fakat benim ailem veya dostlarım ile oraya gidebilmem için en azından Cankurtaranda ki parkta yapılan küçük büfe gibi bir şey yapmanız ve halka uygun fiyat ile vermeniz lazım. Sur kafe’de ki gibi değil. Sur kafe, halka değil belli bir gelir grubuna hitap eden ve müşterileri belli olan bir yer. O yüzden bana Florya ve Cankurtaran uzak olmasına rağmen daha sıcak geliyor ve oralara benim diyebiliyorum ama Zeytinburnu’n da yapılan yerlere benim diyemiyorum. Mesela İstanbul da çok nadir bulunan Botanik Bahçesi bir kere gezdim. İkincisi olmadı. Oturulacak bir yer yok. Belki de olmamalı ama karşısında ki Merkez Efendi parkına geçip gezdikten sonra orada hem çayımı içip, hem de tatlı veya unlu mamuller alacağım bir yer mutlaka olmalıydı. Ben ilçemdeki parkları olivium gibi görürsem o zaman Sayın başkan da başarılı olacaktır.
Başkan bazen haksız ithamlara maruz kalmakta ve haklılığını anlatamamaktadır. Anlatamayınca ve kendini savunmadığı için anlatılanlar Halk tarafından doğru kabul edilmektedir. Mesela tazeliğini halen devam ettiren yıkılan amatör kulüp binaları mevzusu vardır. Haksız yere suçlanmış ve hatta bir kulüp başkanı bununla alakalı fikriyatına tamamen zıt kişiler ile yürüyüş yapıp sonrasında akıl almayacak bir şekilde, tüm geçmişini sıfırlayarak onların tarafında yer alarak siyasi hayatına devam etmiştir. Bu olumsuz durumda kulüp başkanlarının Asgari Müşterekler de buluşma yerine “uzlaşmaz ve illa benim istediğim olacak.” tarzında ki anlamsız üsluplarının da çok büyük etkisi olmuştur.
BELEDİYE BAŞKANI AYDIN KULÜPLERİ MAĞDUR ETMİŞTİR
Görünen ve bilinen, Sayın Başkanın kulüp binalarını yıkarak, birçok gencimizi mağdur ettiğidir ve bu durum her mahfilde mevcut kulüpler tarafından yüzüne vurulmaktadır. Aslında gerçekte olan nedir? Başkan Arsa vermek ile kalmamış bir de hemen yanlarına saha yaparak onlara çok güzel bir imkân sağlamıştır. Mevcut yıkılan kulüpler arsayı almaya kalksalar hiçbiri alamazdı. Kulüplerin görünen tek zararı kulüp yaparken harcadıkları masraftır. Aslında o da zarar mı anlatınca olmadığı görülecektir. Kulüpler yıkılmadan önce elektrik parası vermiyorlardı ki bu bir kardır. İkicisi mevcut yerlerinde kira vermiyorlardı bu da kardır. Orada oldukları müddetçe başka yerde olsalardı kira vereceklerdi. Başkan her sene tüm kulüplere belli bir para karşılığı malzeme yardımında bulunmaktadır. Gidilen maçlara servis ayarlamaktadır. Tüm bu yapılan yardımları yıllık bazda nakde çevirseler ve şu ana kadar aldıkları yılla çarpsalar, zannediyorum iki kere kulüp kurarlardı. Yani yıkılan kulüplerin bir zararı olmadığı gibi halen de Başkan tarafından kendilerine yardım da edilmektedir. Bir de kulüplerin yıkılacağı çok önceden haber verilmesine rağmen kulüplerin buna karşı kendilerini hazırlamamaları da var. Buda kulüp yöneticilerinin sorumsuzluğudur. Sonuçta daha güzel bir sahaya ve sahanın yanlarında malzemelerini koyabilecekleri küçük bir odaya da sahip oldular. Haksızlık verilmeyen bir haktan dolayı olur. Mevcut kulüpler arsayı kendileri mi aldılar? Hayır. Yaptıkları masrafın daha fazlasını Sayın Başkan kendilerine vermiş midir? Evet. Halen de almaya devam ediyorlar mı? Evet. Bilemiyorum diğer İlçe Belediye Başkanları her yıl kendi ilçelerinde bulunan amatör kulüplere malzeme yardımında bulunup, saha yapıp her maçlarına servis veriyor mudur? Veya İstanbul da böyle kaç tane Belediye Başkanı vardır ki, kendi bulunduğu beldedeki amatör kulüplere yardım ediyordur. Bu bir hak değil, Sayın Başkan tarafından kulüplere sunulan bir “lütufdur.” Şimdi böyle bir durumda Sayın Başkan’ın kendilerine lütfen verdiği yardımları “Hak” olarak görüp, bunun üzerinden Başkan’ı suçlamak ne kadar doğrudur. Burada Başkan’ı suçlamak ne kadar yanlış ise, Sayın Başkan’ın bu doğruları anlatmaması da ayrı bir yanlıştır. Kaale almamak ayrı bir şeydir, asil bir duruş sergileyip cevap vermemek ayrıdır, yapılması gerekeni yapmayıp beklemek ayrıdır. Bence yapılması gereken, bu konuların konuşulması gerektiği yerlerde sayın Başkan’ın bu mevzuyu ariz amik olarak açıklaması, kamuoyu ile paylaşmasıydı. Bu da yetmez, mahalli Basın ile bu konuyu röportaj şeklinde konuşması idi. Mimar Sinan’ın, ”Minare Yamuk” diyen çocuğu nasıl ikna ettiğini ve bunu niçin yaptığını çok iyi biliyoruz.
ZEYTİNBURNUSPOR’U SAHİPSİZ BIRAKMAK BÜYÜK BİR HATAYDI
Bir de bana göre Sayın Başkan’ın İradi olarak yaptığı en büyük yanlışlık, kendisine ne kadar çirkin davranılsa da “Zeytinburnu Spor’a” desteğini kesmeyecekti. Kendisine küfredenler, hakaret edenler ve buna sebep olanlar kendilerinin ne kadar da terbiyesiz ve seviyesiz bir karakterde olduğunu gösterseler de Sayın başkan, tüm bu kişilere “Mevlana Anlayışı” ile cevap vermeliydi. Mevlana yolda yürürken, bazı kişiler “Gel, ne olursan ol, gel” sözünden dolayı ağza alınmayacak hakaretler de bulununca, tebessüm ederek onlara dönüyor ve o kişilere “Sen de gel, benim gönlüm sana da açık, senide kucaklar.” diyor. Bence Başkan, bu şekilde davranmalı ve Kulübe sahip çıkmakla kalmayıp, sahip çıkacak kişileri de ayarlamalıydı. Fakat tam tersini yapıp kulübe sırtını döndü. Bu yakışmadı. Burada da Sayın Başkan’a yol gösterecek dirayetli bir ekip eksikliği hissedilmekte. Yaptığınız yanlış deyip, dirayetle Başkan’ı hatadan döndürmeliydi. Sayın başkan’ın bu tavrı onun en büyük handikabı durumunda. Sayın Başkan, küstüğü bir mevzuya bir daha dönmediği gibi küstüğü bir kişi ile de araya mesafe koyuyor ve o kişiyi kendisinden uzaklaştırıyor. Sayın başkan, ”Rabbinin sana olan mumalesini ölçü kabul ederek, insanlara öyle yanaş.” düsturunu benimseyerek hareket etmeli. Rabbimiz biz ne kadar hata da etsek, dualarımıza cevap vermekte ve tövbe edin kabul edeyim demektedir. Bizim de kendimize örnek almamız gereken davranış biçimi budur. Peygamber efendimiz (a.s) Amcasını öldüren Vahşi’yi (r.a) affetmiş ve kucaklamıştır. Sayın başkan kimseye küsmemeli, araya mesafe koymamalı. İnsanlar kendi karakterlerini gösterir. Size âlicenaplık, hayırhahlık ve müsamaha yakışır.
BANA KALSA 4.DÖNEM DE YİNE MURAT AYDIN DERİM…
Konu uzun, yer dar. Bu konuya ileride tekrar değinmek istiyorum. Ben Sayın Başkanımızı seviyorum ve tekrar Başkanımız olarak görmek isterim. Yerine ismi düşünülen ve telaffuz edilen kişilerden ziyade Sayın Başkan’ın olmasını daha çok arzu ederim. Çok geç değil. Bu olumsuz imajı yıkmak sizin elinizde, başkasının değil. İsterseniz rahatlıkla herkese kendinizi sevdirebilirsiniz. Yanlış kanaatleri ve yapılan yanlışlıkları rahatlıkla düzeltebilirsiniz. Ben âcizane kendi görüşlerimi yazdım. Bazen de basiret bağlanır, kader hükmünü icra eder. Bu durumda da bize teslimiyet düşer.
ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL-MEHMET BAYRAM
BAŞKAN AYDIN’IN YOLSUZLUĞU MU VAR?
Sayın Başkanın yolsuzluğu var mıdır? Olsa idi CHP bunu mutlaka bayraklaştırır ve cümle âleme duyururdu. Olmadığının diğer bir delili CHP son seçimlerde “kentsel dönüşüm” üzerinden vurmaya çalıştı. Yolsuzluğu olsa idi o kanalı daha çok kullanırdı. Diğer bir delil üçüncü kez başkan olmasına rağmen basında bu konu ile alakalı bir haberin çıkmaması. Bir haber çıktı, doğru değildi ki o haberin üzerine çok da gitmediler. Demek ki yolsuzluğu yok. Hatta şu an sağda solda yükselen gökdelenlerle alakalı en ufak bir ima bile bulunmamakta. Olsa idi şu an yapardı diye düşünüyorum. Milyon dolarlık işler, öyle bir niyeti olsa neden kendini müstağni tutsun ki? Hatta mevcut ekibi için bile çok somut bir şekilde konuşulamamaktadır.
ALT YAPI BİTİRİLDİ AMA YA ÜST YAPI?
Başkan çalışmadı mı? Maltepe’yi saymazsak ki zaten çoğunluğu işyeri, Zeytinburnu çok büyük bir yer değil. Tercüman evleri, Erikli Baba Türbesi, TEDAŞ ve Real İstanbul arasında kalan kare şeklinde küçük bir yer. Burada ne yapılabilirdi ki. Tüm yollar yapıldı, çıkmaz sokaklar araba geçecek hale getirilip ana yollarla bağlantılı hale getirildi. Burada Emniyet Müdürümüze bir şey söylemek istiyorum. Başkanın açtığı bazı ara yollar, oradaki kişiler tarafından her iki başına araba park edilerek kullanılmaz hale getirilmiştir. Bunu lütfen çözsün ve yolları kapatanları cezalandırsın. En ücra yerler ışıklandırıldı. Herkesin evinin önünden yol geçiyor ki bu çok önemlidir. Zaten öyle olmalıydı diye bir söylem yanlış olacaktı ki öyle değildi, bunu Başkan yaptı. Nerde ise çıkmaz sokak yok artık ilçemizde. Park yapılacak ne kadar yer varsa park haline getirilip, halkın kullanımına açıldı. Kültür merkezleri, bilgi evleri v.b birçok yer açıldı. Alt yapı bitirildi, tüm iletişim ve elektrik kabloları yerin altına alındı. Yapılamayan varsa teklif getirseler Başkan onu da yapacaktır. Yani icraatları olan bir başkan, çalışmış, oturmamış. Aslında çok da objektif olmayan subjektif bir mevzu gibi görünse de Başkan’ın bu konuda başarılı veya başarısız olduğunu diğer belediye başkanları kendi ilçelerinde neler yapmışlar kıyaslayarak da bir sonuca varılabilir.
BAŞKAN AYDIN ÇOK MU GURURLU?
Gurulu, kibirli bir başkan mıdır? Firavun gibi mi gezmektedir. Zannediyorum, Başkan’a muhalif olanlar bile bunu söyleyemez. Etrafındakilerin engellemesi dışında herkes Başkan ile rahatlıkla görüşebilmektedir. Hele başkanın nerde ise Zeytinburnu’nda yapılan her programa katılması ile kendisine en kolay ulaşılan Başkan unvanını bile alabilir. Kendisi ile konuşmak isteyenler ile konuşması, derdi olanı dinlemesi, kılık, kıyafet ve yaşam tarzı ile kendisini halktan soyutlamaması da bunun en güzel delillerinden biridir. Halkın arasında, halktan biri olarak durmaktadır. Toplantılara geldiğimizde mütevaziliğinden bazen Başkanın orada olduğunu bile anlayamıyoruz.
Kabuğuna çekilen, içine kapanık, tembel biri midir? Bunu da söyleyemeyiz. Cenaze törenleri dâhil her yere giden bir başkanımız var. Geleneksel Merkez Efendi günleri, Cumhuriyet koşuları, evlere fesleğen dağıtmalar, Yöresel günler düzenlemeleri, milli ve dini bayramlarda yapılan aktiviteler, daha da sayabiliriz. Aktif ve hayatın içinde bir Başkanımız var.Daha da sıralayabiliriz. Hepsinin sonu aynı şekilde bitecek. Uzatmak da istemiyorum. Yolsuzluğu yok, gururlu, kibirli değil, ilçeye bir sürü eser kazandırmış, çalışkan bir Başkan olmasına rağmen neden başarısız bulunuyor? Zannediyorum Başkan da bu soruyu kendine sorarak, “anlayamıyorum, daha ne yapayım. Diyordur.
BİZİM BAŞKAN GALİBA YÜZME BİLMİYOR!
Başkanın durumu, o meşhur fıkrada ki gibi, hepsini anlatmayacağım, sonunu anlatayım, hani ertesi gün tüm gazeteler, denizde yürüyen başkanı görüp yazmış ya, ”Başkan yüzme bilmiyor.” diye. Aynen o durum gibi.
BAŞKAN MURAT AYDIN NEDEN Mİ BAŞARISIZ?
Ben burada “NEDEN ?” sorusunun cevabını arayacağım. Neden Başkan başarısız bulunuyor?
Birincisi Başkan kendini anlatamadığı gibi reklamını da yapamıyor. En kötüsü böyle bir ekipten de mahrum bulunmaktadır. Başkan, Hak dostu olsa, yaptığı işler de temel prensip Allah Rızası olacağından kimsenin bilmemesi makbul bir davranıştır. Fakat bulunduğu yere seçimle gelen biri için, yaptıklarının halk tarafından bilinmesi ve bunun profesyonel bir ekip tarafından pazarlanması gerekmektedir. Başkan ne kendini anlatabilmekte, ne yaptıklarını pazarlayabilmekte ne de bu işi yapacak bir ekibi bulunmaktadır. Varsa bile hemen değiştirmesi gerekmektedir ki, Başkanı başarısız ve seçime girse seçilemeyecek şekilde göstertmiştir. Başkan bir nevi yaptıklarını toprak altına gömmekte ve mevcut ekibi de buna müsaade etmektedir.
Öncelikle yapması gereken çok iyi bir “reklam, basın ve halkla ilişkiler uzmanı ve bu kişi altında bir ekip oluşturması” gerekmektedir. Bu ekip, başlarındaki uzman kişi ile beraber tek yapmaları gereken şey, yapılan tüm işlerden basını ve halkı haberdar edecek ve herkesin haberdar olmasını sağlayacaktır. Yerel ve genel basın mensupları aranacak ve Zeytinburnu’nda çakılan her çivinin müspet manada haber olması sağlanacaktır. İsmini vermeyeyim, meşhur bir belediye başkanı vardı, bir ağaç dikse tüm basını çağırır ve yeterli katılım olmaz ise o açılışı iptal ederdi. Başkan öyle veya böyle, bir şekilde yerel basında her gün, genel basında da haftada bir mutlaka müspet manada haber olmalıdır. Bunu da O yoğunlukta Başkan sağlayamayacağından, ancak profesyonel bir ekip sağlayacaktır. Bugün başarının en önemli faktörlerinden biri reklamdır ve seçmene de ancak bu şekilde ulaşıp kamuoyu oluşturulabilir. Ekip de Başkana her hafta rapor verecek ve hedeflerini açıklayacaktır.
SARIGÜL MODELİ BENCE DİKKATE ALINMALIDIR
Ayrıca bu ekip, Başkana yol gösterecektir. ABD’de ki profesyonel ekipler gibi. Şunu yaparsanız iyi olur, şunu yaparsanız gündeme geliriz, şunu sakın yapmayın gibi. Bu ekip Televizyon ve Radyo programlarını organize edecek, yerel basın ile ayda bir röportaj yaptıracak, Başkanlı veya Başkansız, sürekli Başkanın haber olmasını sağlayacaktır. Bugün bunu en iyi yapan Mustafa Sarıgül’dür ve arkasına parti desteği almadan başkan olabilen tek kişidir. Hatta son seçimde karşısına CHP aynı adı taşıyan birini aday yapmıştır ki, Mustafa Sarıgül ezerek başkan olmuştur. Kısaca ilk yapması gereken, Başkanı anlatacak ve Çok iyi bir şekilde reklamını yapacak bir ekip oluşturması gerekmektedir. Şu andaki başarısız görünmesinin altında böyle bir ekibin olmaması veya varsa da etkin çalışmayan bir ekibe sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Yapması gereken böyle bir ekip kurmak, olanı da lağvetmektir. Bu bir lüks değil, mevcut demokratik sistemlerde olmazsa olmazlardandır.
BAŞKAN AYDIN SON FIRÇAYI BİR TÜRLÜ VURMUYOR!
Başkanın diğer bir eksikliği, eserlerini yapıyor fakat sanki eksik bırakıyor gibi. Sanki son fırçayı vurmuyor. Bir belediye, sağladığı imkanlar ile Halkını İlçesinde tutabiliyor ve eğlendirebiliyor ise, Bu belediye bence en başarılı belediyedir. Mesela ilçemizin alışveriş merkezi bunu sağlamaktadır. Halkımız başka AVM’lere gitme lüzumu hissetmiyor. Marmara Forum bana daha yakın olmasına rağmen ben sadece meraktan bir kez gittim. Her zaman Olivium’u tercih ettim ki, bu da Olivium’un başarılı olduğu anlamına gelir. Başkan Merkez Efendi parkı, botanik bahçesi, Stadın oradaki parklar, Merkez Efendi Külliyesi düzenlemeleri, TEDAŞ’ın oradaki park gibi çok güzel eserler yaptı. Fakat ben ailem ile bu parklara gidemiyorum. Florya’ya gidiyorum, Avcılar ve Cankurtaran belediye tesislerine gidiyorum, ama bu parklara ailem veya dostlarım ile gidemiyorum. Çünkü aradığım her şeyi bulamıyorum. Hal böyle olunca bu yapılan parklar benim için bir şey ifade etmiyor. Sayın Başkan, bu yapılan yerlere en azından Cankurtaran’da ki parkta yapıldığı gibi küçük bir yer yapsa ve burada uygun fiyata çay, kahve, simit, poğaça, döner ekmek türü şeyler satsa idi, ben hiçbir zaman diğer yerlere gitmeyecek, aklıma bile getirmeyecektim. Sahile böyle bir yer yapılabilirdi, belediyenin bahçesine yapılabilirdi. Diyorum ya Başkan son fırçayı vurmayınca eksik kalıyor. Merkez Efendi külliyesinin yanına ailelerin rahatlıkla çay içip, simit poğaça satın alacağı yerler yaptırabilirdi. Ben Fatih Belediyesinin, Topkapı surlarının yanında açtığı sosyal tesise bile gittim, fakat ailem ile yukarıda saydığım yerlere gitmedim. Çünkü o surun dibindeki yerde bile rahatlıkla çayımı içip, yemeğimi yiyebiliyorum. O yüzden bu yapılan yerlere bir türlü benim de diyemedim. Ne olurdu Sayın Başkan, tüm yukarıda saydığım yerlere insanların çay içip, simit ve poğaçasını alabileceği, yazın soğuk sıcak içeceklerini alıp, dondurmasını yiyeceği yerler yaptırsa idiniz. O zaman Zeytinburnu halkı yapılan eserlerin farkına varacaktı. Çok güzel parklar yaptırdınız fakat benim ailem veya dostlarım ile oraya gidebilmem için en azından Cankurtaranda ki parkta yapılan küçük büfe gibi bir şey yapmanız ve halka uygun fiyat ile vermeniz lazım. Sur kafe’de ki gibi değil. Sur kafe, halka değil belli bir gelir grubuna hitap eden ve müşterileri belli olan bir yer. O yüzden bana Florya ve Cankurtaran uzak olmasına rağmen daha sıcak geliyor ve oralara benim diyebiliyorum ama Zeytinburnu’n da yapılan yerlere benim diyemiyorum. Mesela İstanbul da çok nadir bulunan Botanik Bahçesi bir kere gezdim. İkincisi olmadı. Oturulacak bir yer yok. Belki de olmamalı ama karşısında ki Merkez Efendi parkına geçip gezdikten sonra orada hem çayımı içip, hem de tatlı veya unlu mamuller alacağım bir yer mutlaka olmalıydı. Ben ilçemdeki parkları olivium gibi görürsem o zaman Sayın başkan da başarılı olacaktır.
Başkan bazen haksız ithamlara maruz kalmakta ve haklılığını anlatamamaktadır. Anlatamayınca ve kendini savunmadığı için anlatılanlar Halk tarafından doğru kabul edilmektedir. Mesela tazeliğini halen devam ettiren yıkılan amatör kulüp binaları mevzusu vardır. Haksız yere suçlanmış ve hatta bir kulüp başkanı bununla alakalı fikriyatına tamamen zıt kişiler ile yürüyüş yapıp sonrasında akıl almayacak bir şekilde, tüm geçmişini sıfırlayarak onların tarafında yer alarak siyasi hayatına devam etmiştir. Bu olumsuz durumda kulüp başkanlarının Asgari Müşterekler de buluşma yerine “uzlaşmaz ve illa benim istediğim olacak.” tarzında ki anlamsız üsluplarının da çok büyük etkisi olmuştur.
BELEDİYE BAŞKANI AYDIN KULÜPLERİ MAĞDUR ETMİŞTİR
Görünen ve bilinen, Sayın Başkanın kulüp binalarını yıkarak, birçok gencimizi mağdur ettiğidir ve bu durum her mahfilde mevcut kulüpler tarafından yüzüne vurulmaktadır. Aslında gerçekte olan nedir? Başkan Arsa vermek ile kalmamış bir de hemen yanlarına saha yaparak onlara çok güzel bir imkân sağlamıştır. Mevcut yıkılan kulüpler arsayı almaya kalksalar hiçbiri alamazdı. Kulüplerin görünen tek zararı kulüp yaparken harcadıkları masraftır. Aslında o da zarar mı anlatınca olmadığı görülecektir. Kulüpler yıkılmadan önce elektrik parası vermiyorlardı ki bu bir kardır. İkicisi mevcut yerlerinde kira vermiyorlardı bu da kardır. Orada oldukları müddetçe başka yerde olsalardı kira vereceklerdi. Başkan her sene tüm kulüplere belli bir para karşılığı malzeme yardımında bulunmaktadır. Gidilen maçlara servis ayarlamaktadır. Tüm bu yapılan yardımları yıllık bazda nakde çevirseler ve şu ana kadar aldıkları yılla çarpsalar, zannediyorum iki kere kulüp kurarlardı. Yani yıkılan kulüplerin bir zararı olmadığı gibi halen de Başkan tarafından kendilerine yardım da edilmektedir. Bir de kulüplerin yıkılacağı çok önceden haber verilmesine rağmen kulüplerin buna karşı kendilerini hazırlamamaları da var. Buda kulüp yöneticilerinin sorumsuzluğudur. Sonuçta daha güzel bir sahaya ve sahanın yanlarında malzemelerini koyabilecekleri küçük bir odaya da sahip oldular. Haksızlık verilmeyen bir haktan dolayı olur. Mevcut kulüpler arsayı kendileri mi aldılar? Hayır. Yaptıkları masrafın daha fazlasını Sayın Başkan kendilerine vermiş midir? Evet. Halen de almaya devam ediyorlar mı? Evet. Bilemiyorum diğer İlçe Belediye Başkanları her yıl kendi ilçelerinde bulunan amatör kulüplere malzeme yardımında bulunup, saha yapıp her maçlarına servis veriyor mudur? Veya İstanbul da böyle kaç tane Belediye Başkanı vardır ki, kendi bulunduğu beldedeki amatör kulüplere yardım ediyordur. Bu bir hak değil, Sayın Başkan tarafından kulüplere sunulan bir “lütufdur.” Şimdi böyle bir durumda Sayın Başkan’ın kendilerine lütfen verdiği yardımları “Hak” olarak görüp, bunun üzerinden Başkan’ı suçlamak ne kadar doğrudur. Burada Başkan’ı suçlamak ne kadar yanlış ise, Sayın Başkan’ın bu doğruları anlatmaması da ayrı bir yanlıştır. Kaale almamak ayrı bir şeydir, asil bir duruş sergileyip cevap vermemek ayrıdır, yapılması gerekeni yapmayıp beklemek ayrıdır. Bence yapılması gereken, bu konuların konuşulması gerektiği yerlerde sayın Başkan’ın bu mevzuyu ariz amik olarak açıklaması, kamuoyu ile paylaşmasıydı. Bu da yetmez, mahalli Basın ile bu konuyu röportaj şeklinde konuşması idi. Mimar Sinan’ın, ”Minare Yamuk” diyen çocuğu nasıl ikna ettiğini ve bunu niçin yaptığını çok iyi biliyoruz.
ZEYTİNBURNUSPOR’U SAHİPSİZ BIRAKMAK BÜYÜK BİR HATAYDI
Bir de bana göre Sayın Başkan’ın İradi olarak yaptığı en büyük yanlışlık, kendisine ne kadar çirkin davranılsa da “Zeytinburnu Spor’a” desteğini kesmeyecekti. Kendisine küfredenler, hakaret edenler ve buna sebep olanlar kendilerinin ne kadar da terbiyesiz ve seviyesiz bir karakterde olduğunu gösterseler de Sayın başkan, tüm bu kişilere “Mevlana Anlayışı” ile cevap vermeliydi. Mevlana yolda yürürken, bazı kişiler “Gel, ne olursan ol, gel” sözünden dolayı ağza alınmayacak hakaretler de bulununca, tebessüm ederek onlara dönüyor ve o kişilere “Sen de gel, benim gönlüm sana da açık, senide kucaklar.” diyor. Bence Başkan, bu şekilde davranmalı ve Kulübe sahip çıkmakla kalmayıp, sahip çıkacak kişileri de ayarlamalıydı. Fakat tam tersini yapıp kulübe sırtını döndü. Bu yakışmadı. Burada da Sayın Başkan’a yol gösterecek dirayetli bir ekip eksikliği hissedilmekte. Yaptığınız yanlış deyip, dirayetle Başkan’ı hatadan döndürmeliydi. Sayın başkan’ın bu tavrı onun en büyük handikabı durumunda. Sayın Başkan, küstüğü bir mevzuya bir daha dönmediği gibi küstüğü bir kişi ile de araya mesafe koyuyor ve o kişiyi kendisinden uzaklaştırıyor. Sayın başkan, ”Rabbinin sana olan mumalesini ölçü kabul ederek, insanlara öyle yanaş.” düsturunu benimseyerek hareket etmeli. Rabbimiz biz ne kadar hata da etsek, dualarımıza cevap vermekte ve tövbe edin kabul edeyim demektedir. Bizim de kendimize örnek almamız gereken davranış biçimi budur. Peygamber efendimiz (a.s) Amcasını öldüren Vahşi’yi (r.a) affetmiş ve kucaklamıştır. Sayın başkan kimseye küsmemeli, araya mesafe koymamalı. İnsanlar kendi karakterlerini gösterir. Size âlicenaplık, hayırhahlık ve müsamaha yakışır.
BANA KALSA 4.DÖNEM DE YİNE MURAT AYDIN DERİM…
Konu uzun, yer dar. Bu konuya ileride tekrar değinmek istiyorum. Ben Sayın Başkanımızı seviyorum ve tekrar Başkanımız olarak görmek isterim. Yerine ismi düşünülen ve telaffuz edilen kişilerden ziyade Sayın Başkan’ın olmasını daha çok arzu ederim. Çok geç değil. Bu olumsuz imajı yıkmak sizin elinizde, başkasının değil. İsterseniz rahatlıkla herkese kendinizi sevdirebilirsiniz. Yanlış kanaatleri ve yapılan yanlışlıkları rahatlıkla düzeltebilirsiniz. Ben âcizane kendi görüşlerimi yazdım. Bazen de basiret bağlanır, kader hükmünü icra eder. Bu durumda da bize teslimiyet düşer.
ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL-MEHMET BAYRAM
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

