SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

Ahmet Çelik ile çok özel Söyleşi

KÜLTÜR 25.10.2013 - 17:52, Güncelleme: 25.10.2013 - 17:52
 

Ahmet Çelik ile çok özel Söyleşi

Zeytinburnu’nun sevilen iş ve siyaset adamı Ahmet Çelik’le gelecek ile ilgili projelerini konuştuk ve siyaset hayatına dair çok özel bir söyleşi yaptık.

Sayın başkanım yakın zamanda sağlık sorunlarınız oldu. Şuan sağlık durumunuz nasıl? Direkten döndük diyelim. Aslında geriye dönmekte çok doğru değil. Bunları unutmak istiyorum artık. Bir kalp krizi geçirdim son anda kurtardı. Allah hiç kimseye yokluğunu göstermesin çocuklarının. Oğlum yanımdaydı, o büyük katkılarla hayata dön derdi beni. Allah hepimizin çocuklarını var etsin. Şimdi iyiyim. Sürekli kontrollerle gayet iyiyim. Herhalde yenilendik galiba. Daha çevreci mi olduk? Evet çevreciyiz. Daha çok çevreci olduk ama herhalde damarlara açılınca daha atak duruma geçtik. Yerimiz de duramıyoruz. Öyle bir durum da oldu. İyiyiz ama sağ olun. Uzun yıllar Zeytinburnu’n da siyaset yapmış birine bu soru sorulmaz aslında ama biz yinede soralım. Ahmet Çelik kimdir? Kısaca bahseder misiniz? 1963 Erzincan doğumluyum 3 yaşından beri İstanbul da yaşıyorum. Uzun yıllardan beri Zeytinburnu’nda ikamet ediyorum. 2 çocuk babasıyım. Bir kızım bir oğlum var. Bunlar mimarlık okuyorlar. İktisat fakültesi mezunuyum. Sivil toplum örgütlerinde bu platformlar da hayatın içerinde olmaktan ve siyasetten hoşlanan birisiyim. Çocukluğumdan beri hep zorluklarla belli noktalara gelebildiğim için, insanlarında derdine derman olabilmek için dernek yöneticiliği, siyasi arena da hep görev aldım. Bunlardan birçoğunu sayabilirim ama siyaset adına Doğru Yol Partisin de siyasete başladım Eminönü de. 2007 milletvekilliği adaylığımdan sonra 2009 da belli bir süre siyasetten uzak kaldım. Daha sonra Türkiye Partisi’nin Zeytinburnu ilçe kurucu başkanlığını yaptım. 2011 yılının sonu 2012’ye kadar. Ondan sonra biliyorsunuz Türkiye Partisi seçimlere girmedi, kapandı. Bu süreçten sonra yine bir yuvaya dönüş yaptık. Burada Demokrat Parti de il başkan vekilliği. O zaman sayın genel başkan Namık Kemal Zeybek ve teşkilat başkanı Ahmet Uyanık’ın telkinleriyle ricalarıyla yuvaya döndük. Belli bir süre orada kaldık. Daha sonra siyasete bir nokta koyduk ve şuanda da hayatın içerisindeyiz. Türkiye’deki genel siyasette sizin farklı düşünceleriniz vardı. Ülke siyasetine dair neler söylemek istersiniz.? Benim bu fikirlerim yeni değil yani siyasette olduğumdan beri Türkiye’de siyasetin değişmesi gerektiğini, siyasetin bu şekilde olmaması gerektiğini, ülkemizde bu şekilde gitmemesi gerektiğini hep düşünüyorum. Ne zaman ki bunu dile getiren birisi olunca Sayın Abdullatif Şener de bunu dile getirdiği için zaman bana sıcak geldi. Kendisinin de teklifiyle birlikte bu fikirler yani temiz siyaset, siyaset kendini yenilemeli gibi tarzda ortak sıcak bir düşünce de olunca o teklifle de birlikte Türkiye Partisine katılmıştım. Burada da bunu anlatacak bir fırsat bulacağımı da düşünmüştüm öyle de oldu. Zaman zaman bu fikirleri söyleyecek bir şeylerimiz oldu. Ben siyasetin tabandan tavana doğru yapılması gerektiğini, temiz olarak diyet borcu olmadan yapılması gerektiğini düşünen bir insanım. Ben fazla lafı uzatmadan örnekle açıklayayım. Atıyorum bir ilçe de bir partinin beş bin tane üyesi varsa, her bir üye sene de 10 lira aidat verse sene de 50 bin lira bir bedel yapar. O zaman bu ilçe başkanının ne yönetiminden ne iş adamları üyelerinden ne de başka yerden para isteme gibi bir ihtiyacı olmaz. Kirasını da öder, işte çeşitli aktiviteler için bir miktar bütçe de ayırabilir. Dolayısıyla onlar için katkı veren şuanın siyasetiyle konuşuyorum şuan öyle, bunlar için katkı veren insanlara ilerde diyet borcu kalmaz ve bu diyet borcunu ödemek içinde işte meclis üye adaylığı, milletvekili adaylığı konsun da destek ve onay vermez. Hakikatten hak eden millet için siyaset yapacak. Millete hizmet yapacak kişiler siyasette belli noktalara gelir. O insan da seçimde seçilmesi için, aday olduğu dönemlerde de büyük paralar, bedeller ödeyerek seçilmez. O bedelleri de çıkarmak için de yani şöyle diyeyim; şeytanın avukatlığı derler ya şeytana da uymaz. Yani rant için milletvekili olmaz, bakan olmak istemez, belediye başkanı olmaya çalışmaz. Neden? Halk için yapmak arzusun da olur çünkü halk onu seçmiştir o da milyon dolarlar işte trilyon dolarları seçim kampanyaların da seçim kampanyası için harcama gereksimi duymadan sadece bir arabasıyla, bir afişiyle yoluna devam eder. Yani temiz siyaset. Vatandaş hep şikâyet ederde, vatandaşın şikâyetin de ne kadar haklılık payı var bunu realite olarak açık yüreklilikle koymak gerekir. Yıllarca ilçe başkanlığı yaptım. Düğününe gideceksin, senin çiçeğini görmek istiyor, altınını da takmanı istiyor gelmediğin zaman da darılıyor. Bir ara biliyorsunuz benim ilçeye gelip gidiyordunuz iki tane büyük klasör bu şekilde düğün davetiyeleri dururdu. Bunların hepsinin tek bir anlamı var her bir davetiye bir küçük altın birde çiçek demektir. Ve bunları arkadaşlarımızla birlikte karşılıyorduk. Yani yapmadığınız zaman, vermediğiniz zaman zor durumda kalıyorsunuz, farklı düşüncelere kapılıyorlar. İş istiyor, okulda torpil istiyor, emniyette torpil istiyor, belediye de işinin görülmesini istiyor hep istiyor istiyor. Vatandaş hep istiyor. İşte temiz siyasetin kapısını onların açması gerekirken, kendi partilerine destek vermeleri gerekirken, ilçelerini gezmeleri gerekirken onlar bunun yolunu kapatıyor. Bu işi ticarete döndüren insanların önünü açıyorlar. Tabi ki %100 böyle demiyorum. Ama şuan çarklar böyle dönüyor kanaatindeyim. Yerel seçimler yaklaşıyor. Yerel Siyasette ilgili neler söylemek istersiniz? Ben öncelikle başta bütün aday adayı arkadaşların, bütün parti aday adaylarına başarılar dilerim. Güzel,  barış içerisin de diyalog içerisin de hoş görü içerisinde bir seçim kampanyası geçirmelerini temenni ediyorum. Demokratiklik içerisinde birbirleriyle yarışsınlar, kim aday olacaksa. Ondan sonra da bayrağı onlar devam ettirmesi dileğiyle. Başarılar diliyorum onlara. Bu yerel seçimlerde bu siyasetin içerisinde olacak mısınız Sayın Başkanım? Senin tarzın bu zaten ille de sıkıştıracaksın. Bende yuvarlamaya çalışacağım ama yuvarlamayacağım. Ben hizmet tarzını kendime benimsemiş bir insanım. Benim zaten tanıyan tanıyor. Koltuk sevdam ve yahut da herhangi bir yere yapışma gibi bir derdim yok. Hizmet etmek gibi bir derdim var. Ben kendime bunu bir yaşam tarzı olarak benimsemişim. Bu tarzda devam etme çabası içindeyim. Tabi sağ olsunlar teveccühler var, arayan insanlar var. Ben tam olarak değerlendirmiş olmamakla birlikte ama yerel seçimlerde herhangi bir imkan söz konusu olursa değerlendirmeyi düşünüyorum. Hayalinizde nasıl bir Zeytinburnu var? Zeytinburnu ile birlikte hayatın bir çok aşmasında o kadar o sorunlar ile karşılaşıyoruz ki. Hastalığım süresince hem devlet hastanelerin hem de özel hastanelerin kapılarını arşınladım. Allah eksiklerinin vermesin ama özel hastaneler tam bir para tuzağı haline dönüşmüş. Şimdi aldıkları katkı payları da % 200’e kadar çıkarılınca Allah oraya yolu düşeni korusun. Bir hastalık için gidiyorsun senden tahlil üzerine tahlil istiyorlar Hiç mi hiç alakası yok sadece para için Yazık bu para milli servet Devletten de bunlarla ilgili pay alıyorlar. Hele postaneler özel taşeron firmalara verildi. Adamların postayı yerine ulaştırmak gibi gayretleri yok yarısın dağıtıp yarısı çöplerden çıkıyor. Sen ise zamanı geçtiği için elline tebligat ulaşmadığı için iki katı cezalarla maruz kalıyorsun. Hayatımızın içinde bu tarz bir sürü sorun ile karşı karşıya kalıyorsun. Ben evimi yaptırıyorum Benden kat bedeli alınıyor. Belediye sana senin binanın parseli müsait değil sen bana bunun bedelini ver ben sana park yapacağım diyor. İşte has bel kader Zeytinburnu’nda iki tane yer altı otoparkı yapılmış park parası ödesen dahi gidin aracınızı koyun ben park bedeli ödedim buyurun makbuzu deyin yine sizden para alırlar. Para almaları gerekir. Mahkeme yolu açık ama 5 TL için insan gidip Mahkemelerde uğraşmak istemiyor. Vergi mükellefisiniz. Her ay 26 TL hiç KDV kesimizin olmasa dahi boş bir bedel ödüyorsunuz. 12 Ay boyunca bunu Sizden alıyorlar. Şuanda stopaj vergisi veren 1Milyon 560 Bin mükellef var. 2 Milyon 375 Binde vergi mükellefi var. Toplamda 34 Milyon 784 Bin adet yapıyor. Her birini 26 TL ile çarptığınızda 911 Milyon gibi yeni para ile bir rakam ortaya çıkıyor. Bu şu demek mükellefler hiçbir bedel almadan bunu devlete veriyor. Bu bedelinde ne olduğu hiçbir şeklide belli değil. Bunun haricinde postanede yatırdığınız her bir fatura için Sizlerden 1 TL alıyorlar. Bana hizmet veriyor ben hizmeti bedelini verirken birde fatura tahsil parası benden alıyor. Bırakalım faturayı elektrik saatini okurken bile sende okuma parası alıyorlar. TRT Payı veriyorsun. Hayatımız vergi olmuş. Fakat Bekleyenden aldığımız hizmet ortada. Zeytinburnu’nun geçmişle kıyaslarsak şu an dağlar kadar fark var. Ben 40 yıldır Zeytinburnu’nda yaşıyorum. Her aşamada farklılık var. Kim bir tas su döktüyse hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Daha iyileri yapılabilir miydi Evet. Halkın yararına olabilecek daha geniş alanlar yeşil alanlar yaratabilirdi. Ben Zeytinburnu’nda yönetici olsan tarihi dokular haricinde Mega Kent gibi daha yukarıya yerleşim yaparak daha farklı modern bir şehir oluşturulabilir. Halkın kendi elektriğin kendi suyunu üretilebilir dev binalar inşa edilebilir. Geri kalan alanlar ise yeşil alan ve sosyal donatı alanları olarak planlanabilir. Amatör Spor ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Sağ olsun Cengiz Zafer Bey Zafer spor da Beni As Başkanlık görevine layık gördü. Benim zaten Amatör Kulüplere karşı bakışım her daim çok sıcak oldu. Onlar çok kutsal bir görev icra ediyorlar. Çocuklarımızı sokaktan alıp spor ile buluşturuyorlar. Veya sokakta kötü alışkanlıklara bulaşmasının önüne geçiyorlar. Bunun için ben elimden geldiği kadar onların yanında olmaya çalışıyorum. Zafer spor da şu an Bizlerin özeli elimizden geldiği kadar onun başarısı için mücadele edeceğiz. Geleceğimiz çocuklarımız. Etrafları sarılmış ve hayattan koparılmak için etrafları sarılmış. Bende bu çocuklarımız faydasına olduğunu düşündüğüm için onların yanındayım. Buradan bu kulüplere hizmet den emek veren tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bundan sonra Ahmet Çelik siyasetin neresinde olacak. Siyaseti Bıraktınız mı? Bu sorunuza sondan başlayayım Hiçbir siyasetçi siyaseti bırakmaz. O çok farklı bir virüstür. Siyaseti ancak gözlerinizi yumduğunuzda bırakmış olursunuz. Çünkü siyaset Sizin kemiklerinize kadar işlemiştir. Ahmet Çelik’in siyaseti bıraktığı bir dönem yoktur. Ben siyaseti hep yaparım. Fakat bazen bağlantısız olurum . Şuan an olduğu gibi şuan herhangi bir parti ile bağlantım yoktur. Ben siyaseti millet için yapmanın gerekli olduğunu düşündüğüm için. Ahmet Çelik bundan önce siyaseti hep yatı bundan sonrada hep yapacaktır. Hizmetin sadece bir partiye endekslenerek yapılması doğru bir tarz değil. Benim parti olsa da olmasa da Ben siyaseti milletim için yapıyorum ve bunun için varım. Var olmaya da devam edeceğim . Zeytinburnu Benim özelim Zeytinburnu dışında bir çok partiden gelen il ve ilçe yöneticilikleri tekliflerine sıcak bakmadım. Burada siyaset yaparken Bakanlık yapıyormuş gibi bir coşkum var. Bunun iktidar veya ana muhalefet partisinde yada başka bir partide olması benim için çok önemli değil. Parti faktörü benim için hiçbir şey değiştirmiyor. Önemli olan Zeytinburnu Halına hizmet edebilmek. Kısaca Ben siyaseti Millete hizmet edebilmek için yaparım. Başarılı iş ve siyaset adamı Ahmet Çelik biz sormasak da sözlerinin sonunda Zeytinburnu Haber’in dik duruşundan bahsetti ve bunun için Bizlere teşekkür etti. Çelik ayrıca Yerel Basına Zeytinburnu Halkının her kesimi ile destek vermesi gerektiğin ve kurduğumuz ve belli bir aşamaya getirdiğimiz yayın gurubunu ilelebet yaşaması için herkesin elini taşın altına sokması gerektiğini söyledİ ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL
Zeytinburnu’nun sevilen iş ve siyaset adamı Ahmet Çelik’le gelecek ile ilgili projelerini konuştuk ve siyaset hayatına dair çok özel bir söyleşi yaptık.

Sayın başkanım yakın zamanda sağlık sorunlarınız oldu. Şuan sağlık durumunuz nasıl?

Direkten döndük diyelim. Aslında geriye dönmekte çok doğru değil. Bunları unutmak istiyorum artık. Bir kalp krizi geçirdim son anda kurtardı. Allah hiç kimseye yokluğunu göstermesin çocuklarının. Oğlum yanımdaydı, o büyük katkılarla hayata dön derdi beni. Allah hepimizin çocuklarını var etsin. Şimdi iyiyim. Sürekli kontrollerle gayet iyiyim. Herhalde yenilendik galiba.

Daha çevreci mi olduk?

Evet çevreciyiz. Daha çok çevreci olduk ama herhalde damarlara açılınca daha atak duruma geçtik. Yerimiz de duramıyoruz. Öyle bir durum da oldu. İyiyiz ama sağ olun.

Uzun yıllar Zeytinburnu’n da siyaset yapmış birine bu soru sorulmaz aslında ama biz yinede soralım. Ahmet Çelik kimdir? Kısaca bahseder misiniz?

1963 Erzincan doğumluyum 3 yaşından beri İstanbul da yaşıyorum. Uzun yıllardan beri Zeytinburnu’nda ikamet ediyorum. 2 çocuk babasıyım. Bir kızım bir oğlum var. Bunlar mimarlık okuyorlar. İktisat fakültesi mezunuyum. Sivil toplum örgütlerinde bu platformlar da hayatın içerinde olmaktan ve siyasetten hoşlanan birisiyim. Çocukluğumdan beri hep zorluklarla belli noktalara gelebildiğim için, insanlarında derdine derman olabilmek için dernek yöneticiliği, siyasi arena da hep görev aldım. Bunlardan birçoğunu sayabilirim ama siyaset adına Doğru Yol Partisin de siyasete başladım Eminönü de. 2007 milletvekilliği adaylığımdan sonra 2009 da belli bir süre siyasetten uzak kaldım. Daha sonra Türkiye Partisi’nin Zeytinburnu ilçe kurucu başkanlığını yaptım. 2011 yılının sonu 2012’ye kadar. Ondan sonra biliyorsunuz Türkiye Partisi seçimlere girmedi, kapandı. Bu süreçten sonra yine bir yuvaya dönüş yaptık. Burada Demokrat Parti de il başkan vekilliği. O zaman sayın genel başkan Namık Kemal Zeybek ve teşkilat başkanı Ahmet Uyanık’ın telkinleriyle ricalarıyla yuvaya döndük. Belli bir süre orada kaldık. Daha sonra siyasete bir nokta koyduk ve şuanda da hayatın içerisindeyiz.

Türkiye’deki genel siyasette sizin farklı düşünceleriniz vardı. Ülke siyasetine dair neler söylemek istersiniz.?

Benim bu fikirlerim yeni değil yani siyasette olduğumdan beri Türkiye’de siyasetin değişmesi gerektiğini, siyasetin bu şekilde olmaması gerektiğini, ülkemizde bu şekilde gitmemesi gerektiğini hep düşünüyorum. Ne zaman ki bunu dile getiren birisi olunca Sayın Abdullatif Şener de bunu dile getirdiği için zaman bana sıcak geldi. Kendisinin de teklifiyle birlikte bu fikirler yani temiz siyaset, siyaset kendini yenilemeli gibi tarzda ortak sıcak bir düşünce de olunca o teklifle de birlikte Türkiye Partisine katılmıştım. Burada da bunu anlatacak bir fırsat bulacağımı da düşünmüştüm öyle de oldu. Zaman zaman bu fikirleri söyleyecek bir şeylerimiz oldu. Ben siyasetin tabandan tavana doğru yapılması gerektiğini, temiz olarak diyet borcu olmadan yapılması gerektiğini düşünen bir insanım. Ben fazla lafı uzatmadan örnekle açıklayayım. Atıyorum bir ilçe de bir partinin beş bin tane üyesi varsa, her bir üye sene de 10 lira aidat verse sene de 50 bin lira bir bedel yapar. O zaman bu ilçe başkanının ne yönetiminden ne iş adamları üyelerinden ne de başka yerden para isteme gibi bir ihtiyacı olmaz. Kirasını da öder, işte çeşitli aktiviteler için bir miktar bütçe de ayırabilir. Dolayısıyla onlar için katkı veren şuanın siyasetiyle konuşuyorum şuan öyle, bunlar için katkı veren insanlara ilerde diyet borcu kalmaz ve bu diyet borcunu ödemek içinde işte meclis üye adaylığı, milletvekili adaylığı konsun da destek ve onay vermez. Hakikatten hak eden millet için siyaset yapacak. Millete hizmet yapacak kişiler siyasette belli noktalara gelir. O insan da seçimde seçilmesi için, aday olduğu dönemlerde de büyük paralar, bedeller ödeyerek seçilmez. O bedelleri de çıkarmak için de yani şöyle diyeyim; şeytanın avukatlığı derler ya şeytana da uymaz. Yani rant için milletvekili olmaz, bakan olmak istemez, belediye başkanı olmaya çalışmaz. Neden? Halk için yapmak arzusun da olur çünkü halk onu seçmiştir o da milyon dolarlar işte trilyon dolarları seçim kampanyaların da seçim kampanyası için harcama gereksimi duymadan sadece bir arabasıyla, bir afişiyle yoluna devam eder. Yani temiz siyaset.

Vatandaş hep şikâyet ederde, vatandaşın şikâyetin de ne kadar haklılık payı var bunu realite olarak açık yüreklilikle koymak gerekir. Yıllarca ilçe başkanlığı yaptım. Düğününe gideceksin, senin çiçeğini görmek istiyor, altınını da takmanı istiyor gelmediğin zaman da darılıyor. Bir ara biliyorsunuz benim ilçeye gelip gidiyordunuz iki tane büyük klasör bu şekilde düğün davetiyeleri dururdu. Bunların hepsinin tek bir anlamı var her bir davetiye bir küçük altın birde çiçek demektir. Ve bunları arkadaşlarımızla birlikte karşılıyorduk. Yani yapmadığınız zaman, vermediğiniz zaman zor durumda kalıyorsunuz, farklı düşüncelere kapılıyorlar. İş istiyor, okulda torpil istiyor, emniyette torpil istiyor, belediye de işinin görülmesini istiyor hep istiyor istiyor. Vatandaş hep istiyor. İşte temiz siyasetin kapısını onların açması gerekirken, kendi partilerine destek vermeleri gerekirken, ilçelerini gezmeleri gerekirken onlar bunun yolunu kapatıyor. Bu işi ticarete döndüren insanların önünü açıyorlar. Tabi ki %100 böyle demiyorum. Ama şuan çarklar böyle dönüyor kanaatindeyim.

Yerel seçimler yaklaşıyor. Yerel Siyasette ilgili neler söylemek istersiniz?

Ben öncelikle başta bütün aday adayı arkadaşların, bütün parti aday adaylarına başarılar dilerim. Güzel,  barış içerisin de diyalog içerisin de hoş görü içerisinde bir seçim kampanyası geçirmelerini temenni ediyorum. Demokratiklik içerisinde birbirleriyle yarışsınlar, kim aday olacaksa. Ondan sonra da bayrağı onlar devam ettirmesi dileğiyle. Başarılar diliyorum onlara.

Bu yerel seçimlerde bu siyasetin içerisinde olacak mısınız Sayın Başkanım?

Senin tarzın bu zaten ille de sıkıştıracaksın. Bende yuvarlamaya çalışacağım ama yuvarlamayacağım. Ben hizmet tarzını kendime benimsemiş bir insanım. Benim zaten tanıyan tanıyor. Koltuk sevdam ve yahut da herhangi bir yere yapışma gibi bir derdim yok. Hizmet etmek gibi bir derdim var. Ben kendime bunu bir yaşam tarzı olarak benimsemişim. Bu tarzda devam etme çabası içindeyim. Tabi sağ olsunlar teveccühler var, arayan insanlar var. Ben tam olarak değerlendirmiş olmamakla birlikte ama yerel seçimlerde herhangi bir imkan söz konusu olursa değerlendirmeyi düşünüyorum.

Hayalinizde nasıl bir Zeytinburnu var?

Zeytinburnu ile birlikte hayatın bir çok aşmasında o kadar o sorunlar ile karşılaşıyoruz ki. Hastalığım süresince hem devlet hastanelerin hem de özel hastanelerin kapılarını arşınladım. Allah eksiklerinin vermesin ama özel hastaneler tam bir para tuzağı haline dönüşmüş. Şimdi aldıkları katkı payları da % 200’e kadar çıkarılınca Allah oraya yolu düşeni korusun. Bir hastalık için gidiyorsun senden tahlil üzerine tahlil istiyorlar Hiç mi hiç alakası yok sadece para için Yazık bu para milli servet Devletten de bunlarla ilgili pay alıyorlar. Hele postaneler özel taşeron firmalara verildi. Adamların postayı yerine ulaştırmak gibi gayretleri yok yarısın dağıtıp yarısı çöplerden çıkıyor. Sen ise zamanı geçtiği için elline tebligat ulaşmadığı için iki katı cezalarla maruz kalıyorsun.

Hayatımızın içinde bu tarz bir sürü sorun ile karşı karşıya kalıyorsun. Ben evimi yaptırıyorum Benden kat bedeli alınıyor. Belediye sana senin binanın parseli müsait değil sen bana bunun bedelini ver ben sana park yapacağım diyor. İşte has bel kader Zeytinburnu’nda iki tane yer altı otoparkı yapılmış park parası ödesen dahi gidin aracınızı koyun ben park bedeli ödedim buyurun makbuzu deyin yine sizden para alırlar. Para almaları gerekir. Mahkeme yolu açık ama 5 TL için insan gidip Mahkemelerde uğraşmak istemiyor.

Vergi mükellefisiniz. Her ay 26 TL hiç KDV kesimizin olmasa dahi boş bir bedel ödüyorsunuz. 12 Ay boyunca bunu Sizden alıyorlar. Şuanda stopaj vergisi veren 1Milyon 560 Bin mükellef var. 2 Milyon 375 Binde vergi mükellefi var. Toplamda 34 Milyon 784 Bin adet yapıyor. Her birini 26 TL ile çarptığınızda 911 Milyon gibi yeni para ile bir rakam ortaya çıkıyor. Bu şu demek mükellefler hiçbir bedel almadan bunu devlete veriyor. Bu bedelinde ne olduğu hiçbir şeklide belli değil. Bunun haricinde postanede yatırdığınız her bir fatura için Sizlerden 1 TL alıyorlar. Bana hizmet veriyor ben hizmeti bedelini verirken birde fatura tahsil parası benden alıyor. Bırakalım faturayı elektrik saatini okurken bile sende okuma parası alıyorlar. TRT Payı veriyorsun. Hayatımız vergi olmuş. Fakat Bekleyenden aldığımız hizmet ortada.

Zeytinburnu’nun geçmişle kıyaslarsak şu an dağlar kadar fark var. Ben 40 yıldır Zeytinburnu’nda yaşıyorum. Her aşamada farklılık var. Kim bir tas su döktüyse hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Daha iyileri yapılabilir miydi Evet. Halkın yararına olabilecek daha geniş alanlar yeşil alanlar yaratabilirdi. Ben Zeytinburnu’nda yönetici olsan tarihi dokular haricinde Mega Kent gibi daha yukarıya yerleşim yaparak daha farklı modern bir şehir oluşturulabilir. Halkın kendi elektriğin kendi suyunu üretilebilir dev binalar inşa edilebilir. Geri kalan alanlar ise yeşil alan ve sosyal donatı alanları olarak planlanabilir.

Amatör Spor ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Sağ olsun Cengiz Zafer Bey Zafer spor da Beni As Başkanlık görevine layık gördü. Benim zaten Amatör Kulüplere karşı bakışım her daim çok sıcak oldu. Onlar çok kutsal bir görev icra ediyorlar. Çocuklarımızı sokaktan alıp spor ile buluşturuyorlar. Veya sokakta kötü alışkanlıklara bulaşmasının önüne geçiyorlar. Bunun için ben elimden geldiği kadar onların yanında olmaya çalışıyorum. Zafer spor da şu an Bizlerin özeli elimizden geldiği kadar onun başarısı için mücadele edeceğiz. Geleceğimiz çocuklarımız. Etrafları sarılmış ve hayattan koparılmak için etrafları sarılmış. Bende bu çocuklarımız faydasına olduğunu düşündüğüm için onların yanındayım. Buradan bu kulüplere hizmet den emek veren tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Bundan sonra Ahmet Çelik siyasetin neresinde olacak. Siyaseti Bıraktınız mı?

Bu sorunuza sondan başlayayım Hiçbir siyasetçi siyaseti bırakmaz. O çok farklı bir virüstür. Siyaseti ancak gözlerinizi yumduğunuzda bırakmış olursunuz. Çünkü siyaset Sizin kemiklerinize kadar işlemiştir. Ahmet Çelik’in siyaseti bıraktığı bir dönem yoktur. Ben siyaseti hep yaparım. Fakat bazen bağlantısız olurum . Şuan an olduğu gibi şuan herhangi bir parti ile bağlantım yoktur. Ben siyaseti millet için yapmanın gerekli olduğunu düşündüğüm için. Ahmet Çelik bundan önce siyaseti hep yatı bundan sonrada hep yapacaktır. Hizmetin sadece bir partiye endekslenerek yapılması doğru bir tarz değil. Benim parti olsa da olmasa da Ben siyaseti milletim için yapıyorum ve bunun için varım. Var olmaya da devam edeceğim .

Zeytinburnu Benim özelim Zeytinburnu dışında bir çok partiden gelen il ve ilçe yöneticilikleri tekliflerine sıcak bakmadım. Burada siyaset yaparken Bakanlık yapıyormuş gibi bir coşkum var. Bunun iktidar veya ana muhalefet partisinde yada başka bir partide olması benim için çok önemli değil. Parti faktörü benim için hiçbir şey değiştirmiyor. Önemli olan Zeytinburnu Halına hizmet edebilmek. Kısaca Ben siyaseti Millete hizmet edebilmek için yaparım.

Başarılı iş ve siyaset adamı Ahmet Çelik biz sormasak da sözlerinin sonunda Zeytinburnu Haber’in dik duruşundan bahsetti ve bunun için Bizlere teşekkür etti. Çelik ayrıca Yerel Basına Zeytinburnu Halkının her kesimi ile destek vermesi gerektiğin ve kurduğumuz ve belli bir aşamaya getirdiğimiz yayın gurubunu ilelebet yaşaması için herkesin elini taşın altına sokması gerektiğini söyledİ

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri