SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI
ÇİĞDEM USLU
Köşe Yazarı
ÇİĞDEM USLU
 

SINAVLARA HAZIRLANIRKEN DİJİTAL BAĞIMLILIK

YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrenciler için başarıya giden yol yalnızca çok soru çözmekten geçmiyor. Planlı çalışmak, zamanı doğru kullanmak, dikkati korumak ve yeterince dinlenmek de en az akademik bilgi kadar önem taşıyor. Ancak günümüzde öğrencilerin önündeki en büyük engellerden biri, doğru kullanılmadığında faydadan çok zarar getiren dijital dünya. Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, çevrim içi oyunlar ve sürekli gelen bildirimler… Hepsi hayatımızın bir parçası. Peki, bu araçlar ne zaman faydalı olmaktan çıkıp öğrencilerin geleceğini etkileyen bir soruna dönüşüyor? Birkaç dakika derken saatler geçiyor Bir öğrenci ders çalışmak için masasının başına oturuyor. Tam soruyu çözecekken telefonuna bir bildirim geliyor. “Bir dakika bakıp kapatacağım” düşüncesiyle telefonunu eline alıyor. Bir video diğerini, bir paylaşım başka bir paylaşımı takip ediyor. Öğrenci yeniden dersine döndüğünde ise hem zaman kaybetmiş hem de dikkatini dağıtmış oluyor. Asıl sorun, teknolojinin kendisi değil; kontrolün öğrenciden çıkmasıdır. YKS ve LGS gibi öğrencilerin geleceğinde önemli rol oynayan sınavlara hazırlık sürecinde zamanın her zamankinden daha değerli olduğu unutulmamalıdır. Elbette her dakikanın dersle geçirilmesi gerektiğini söylemek doğru değildir. Dinlenmek, eğlenmek ve sosyal hayata zaman ayırmak da önemlidir. Ancak bunların bir denge içerisinde yürütülmesi gerekir. Uykusuz bir zihinle başarı mümkün mü? Dijital bağımlılığın etkileri yalnızca ders saatleriyle sınırlı kalmıyor. Gece geç saatlere kadar telefon veya bilgisayar kullanmak uyku düzenini bozabiliyor. Yetersiz uyku ise ertesi gün dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Bir öğrencinin saatlerce masa başında oturması, mutlaka verimli çalıştığı anlamına gelmez. Önemli olan, geçirilen süreden çok o sürenin ne kadarının öğrenmeye ayrıldığıdır. Uykusuz, yorgun ve dikkati dağılmış bir öğrencinin saatlerce çalışması yerine, yeterince dinlenmiş bir şekilde odaklanarak çalışması çok daha verimli olabilir. Bu nedenle başarı planının içinde ders programı kadar uyku ve dinlenme düzeni de bulunmalıdır. Ertelemek, kaygıyı büyütüyor Sınav yaklaştıkça öğrencilerin üzerindeki baskı artıyor. Konuların yetişmeyeceği düşüncesi, deneme sınavlarındaki sonuçlar ve gelecek kaygısı öğrencileri zorlayabiliyor. Dijital araçlara yönelmek, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da derslerin ertelenmesine ve biriken işlerin büyümesine neden olabiliyor. Bir süre sonra öğrenci hem çalışamadığı için kaygılanıyor hem de kaygıdan uzaklaşmak için yeniden telefonuna yöneliyor. Böylece bir kısır döngü ortaya çıkıyor. Bu noktada öğrencileri suçlamak yerine onları anlamak gerekiyor. Ailelerin baskıyı artırması yerine çocuklarıyla iletişim kurması, gerçekçi hedefler belirlemelerine yardımcı olması ve çalışma ortamlarını düzenlemesi daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır. Çözüm yasaklamak değil, bilinçli kullanmak Dijital bağımlılıkla mücadelede yalnızca telefonu yasaklamak yeterli değildir. Çünkü teknoloji, doğru kullanıldığında öğrencilerin eğitimine önemli katkılar sağlayabilir. Çevrim içi dersler, konu anlatım videoları, dijital soru bankaları ve araştırma kaynakları öğrenme sürecini destekleyebilir. Önemli olan, teknolojinin amaca uygun kullanılmasıdır. Ders çalışma saatlerinde telefonun başka bir odada tutulması, bildirimlerin kapatılması, sosyal medya ve oyunlar için belirli zaman aralıkları oluşturulması etkili adımlar olabilir. Öğrencilerin çalışma programlarına kısa molalar eklemesi ve yatmadan önce ekran kullanımını azaltması da yarar sağlayabilir. Aileler de bu konuda örnek olmalıdır. Çocuklarından telefonlarını bırakmalarını isterken kendileri sürekli ekran başında olan yetişkinlerin sözleri, beklenen etkiyi oluşturmayabilir. Dijital denge, yalnızca çocukların değil, bütün ailenin sorumluluğudur. Yeşilay’ın farkındalık çalışmaları önemli Dijital bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturmak, erken önlem almak ve bilinçli teknoloji kullanımını yaygınlaştırmak büyük önem taşıyor. Yeşilay’ın bağımlılıklarla mücadele kapsamında yürüttüğü farkındalık çalışmaları da bu bilincin gelişmesine katkı sunuyor. Öğrencilerin teknolojiyi tamamen hayatlarından çıkarmaları değil, onu kendi hedeflerine hizmet edecek şekilde kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor. Gerektiğinde ailelerin, öğretmenlerin ve uzmanların desteğine başvurmak da sürecin önemli bir parçası. Başarı, dikkatini yönetebilmekten geçiyor Unutulmamalıdır ki YKS ve LGS yalnızca bilgi sınavı değildir; aynı zamanda zamanı kullanma, dikkati yönetme ve düzenli çalışma alışkanlığı kazanma sürecidir. Bir öğrencinin başarısını yalnızca kaç saat çalıştığıyla ölçmek doğru değildir. Asıl önemli olan, ne öğrendiği, öğrendiklerini ne kadar pekiştirdiği ve çalışma düzenini ne ölçüde sürdürebildiğidir. Teknoloji hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek. Önemli olan, teknolojinin bizi yönetmesine izin vermeden onu bilinçli kullanabilmektir. Çünkü geleceği belirleyen, ekran başında geçirilen saatler değil; hedeflerimize ulaşmak için ayırdığımız bilinçli zaman ve gösterdiğimiz istikrardır. Çiğdem Uslu/22 Ekim 2026  
Ekleme Tarihi: 24 Ekim 2026 -Cumartesi

SINAVLARA HAZIRLANIRKEN DİJİTAL BAĞIMLILIK

YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrenciler için başarıya giden yol yalnızca çok soru çözmekten geçmiyor. Planlı çalışmak, zamanı doğru kullanmak, dikkati korumak ve yeterince dinlenmek de en az akademik bilgi kadar önem taşıyor. Ancak günümüzde öğrencilerin önündeki en büyük engellerden biri, doğru kullanılmadığında faydadan çok zarar getiren dijital dünya.

Akıllı telefonlar, sosyal medya platformları, çevrim içi oyunlar ve sürekli gelen bildirimler… Hepsi hayatımızın bir parçası. Peki, bu araçlar ne zaman faydalı olmaktan çıkıp öğrencilerin geleceğini etkileyen bir soruna dönüşüyor?

Birkaç dakika derken saatler geçiyor

Bir öğrenci ders çalışmak için masasının başına oturuyor. Tam soruyu çözecekken telefonuna bir bildirim geliyor. “Bir dakika bakıp kapatacağım” düşüncesiyle telefonunu eline alıyor. Bir video diğerini, bir paylaşım başka bir paylaşımı takip ediyor. Öğrenci yeniden dersine döndüğünde ise hem zaman kaybetmiş hem de dikkatini dağıtmış oluyor.

Asıl sorun, teknolojinin kendisi değil; kontrolün öğrenciden çıkmasıdır.

YKS ve LGS gibi öğrencilerin geleceğinde önemli rol oynayan sınavlara hazırlık sürecinde zamanın her zamankinden daha değerli olduğu unutulmamalıdır. Elbette her dakikanın dersle geçirilmesi gerektiğini söylemek doğru değildir. Dinlenmek, eğlenmek ve sosyal hayata zaman ayırmak da önemlidir. Ancak bunların bir denge içerisinde yürütülmesi gerekir.

Uykusuz bir zihinle başarı mümkün mü?

Dijital bağımlılığın etkileri yalnızca ders saatleriyle sınırlı kalmıyor. Gece geç saatlere kadar telefon veya bilgisayar kullanmak uyku düzenini bozabiliyor. Yetersiz uyku ise ertesi gün dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor.

Bir öğrencinin saatlerce masa başında oturması, mutlaka verimli çalıştığı anlamına gelmez. Önemli olan, geçirilen süreden çok o sürenin ne kadarının öğrenmeye ayrıldığıdır.

Uykusuz, yorgun ve dikkati dağılmış bir öğrencinin saatlerce çalışması yerine, yeterince dinlenmiş bir şekilde odaklanarak çalışması çok daha verimli olabilir. Bu nedenle başarı planının içinde ders programı kadar uyku ve dinlenme düzeni de bulunmalıdır.

Ertelemek, kaygıyı büyütüyor

Sınav yaklaştıkça öğrencilerin üzerindeki baskı artıyor. Konuların yetişmeyeceği düşüncesi, deneme sınavlarındaki sonuçlar ve gelecek kaygısı öğrencileri zorlayabiliyor. Dijital araçlara yönelmek, kısa süreli bir rahatlama sağlasa da derslerin ertelenmesine ve biriken işlerin büyümesine neden olabiliyor.

Bir süre sonra öğrenci hem çalışamadığı için kaygılanıyor hem de kaygıdan uzaklaşmak için yeniden telefonuna yöneliyor. Böylece bir kısır döngü ortaya çıkıyor.

Bu noktada öğrencileri suçlamak yerine onları anlamak gerekiyor. Ailelerin baskıyı artırması yerine çocuklarıyla iletişim kurması, gerçekçi hedefler belirlemelerine yardımcı olması ve çalışma ortamlarını düzenlemesi daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır.

Çözüm yasaklamak değil, bilinçli kullanmak

Dijital bağımlılıkla mücadelede yalnızca telefonu yasaklamak yeterli değildir. Çünkü teknoloji, doğru kullanıldığında öğrencilerin eğitimine önemli katkılar sağlayabilir. Çevrim içi dersler, konu anlatım videoları, dijital soru bankaları ve araştırma kaynakları öğrenme sürecini destekleyebilir. Önemli olan, teknolojinin amaca uygun kullanılmasıdır.

Ders çalışma saatlerinde telefonun başka bir odada tutulması, bildirimlerin kapatılması, sosyal medya ve oyunlar için belirli zaman aralıkları oluşturulması etkili adımlar olabilir. Öğrencilerin çalışma programlarına kısa molalar eklemesi ve yatmadan önce ekran kullanımını azaltması da yarar sağlayabilir.

Aileler de bu konuda örnek olmalıdır. Çocuklarından telefonlarını bırakmalarını isterken kendileri sürekli ekran başında olan yetişkinlerin sözleri, beklenen etkiyi oluşturmayabilir. Dijital denge, yalnızca çocukların değil, bütün ailenin sorumluluğudur.

Yeşilay’ın farkındalık çalışmaları önemli

Dijital bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturmak, erken önlem almak ve bilinçli teknoloji kullanımını yaygınlaştırmak büyük önem taşıyor. Yeşilay’ın bağımlılıklarla mücadele kapsamında yürüttüğü farkındalık çalışmaları da bu bilincin gelişmesine katkı sunuyor.

Öğrencilerin teknolojiyi tamamen hayatlarından çıkarmaları değil, onu kendi hedeflerine hizmet edecek şekilde kullanmayı öğrenmeleri gerekiyor. Gerektiğinde ailelerin, öğretmenlerin ve uzmanların desteğine başvurmak da sürecin önemli bir parçası.

Başarı, dikkatini yönetebilmekten geçiyor

Unutulmamalıdır ki YKS ve LGS yalnızca bilgi sınavı değildir; aynı zamanda zamanı kullanma, dikkati yönetme ve düzenli çalışma alışkanlığı kazanma sürecidir.

Bir öğrencinin başarısını yalnızca kaç saat çalıştığıyla ölçmek doğru değildir. Asıl önemli olan, ne öğrendiği, öğrendiklerini ne kadar pekiştirdiği ve çalışma düzenini ne ölçüde sürdürebildiğidir.

Teknoloji hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek. Önemli olan, teknolojinin bizi yönetmesine izin vermeden onu bilinçli kullanabilmektir.

Çünkü geleceği belirleyen, ekran başında geçirilen saatler değil; hedeflerimize ulaşmak için ayırdığımız bilinçli zaman ve gösterdiğimiz istikrardır.

Çiğdem Uslu/22 Ekim 2026

 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri